Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), “Gelirde, Vergide, Ülkede Adalet” talebiyle sürdürdüğü emekçi buluşmalarının 10’uncusunu Antalya’da gerçekleştirdi. İşçilerin, emeklilerin ve emekçilerin ekonomik sorunlarının gündeme taşındığı buluşmada DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, gelir dağılımındaki eşitsizlikten vergi sistemine, işsizlikten emeklilik politikalarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Emekçi buluşmasına Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk ve DİSK Antalya Şube Başkanı Vedat Küçük ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Çerkezoğlu, mücadelenin farklı kentlerde devam ettiğini belirterek şöyle konuştu: “Değerli arkadaşlar, Vedat Başkan'ın da söylediği gibi günlerdir kent kent, meydan meydan sürdürdüğümüz gelirde, vergide, ülkede adalet mücadelesinin emekçi buluşmalarının onuncusunda bugün Antalya'dayız. İstanbul'dan başladık, Kadıköy meydanında, Bakırköy Özgürlük Meydanı'nda ardından Tekirdağ'da, Edirne'de buluşmalarımızı gerçekleştirdik. Geçtiğimiz hafta salı günü Bursa'da, çarşamba günü Eskişehir'de, Perşembe günü Çanakkale'de, Cuma günü de Balıkesir'de. Bu haftada dün Aydın'daydık, bugün 10. Buluşmamızı Antalya'da gerçekleştiriyoruz. Ekim ayının bu son emekçi buluşması sonrasında, Kasım ayında ve Aralık'ta yine bu mücadele süreci devam edecek. Biz adalet istiyoruz. Gelirde, vergide, ülkede adalet istiyoruz ve bu mücadeleyi yan yana omuz omuza büyütüyoruz.”

ANTALYA’DA HAYATINI KAYBEDEN İŞÇİLERİ ANDI
Çerkezoğlu, konuşmasının başında Antalya’da etkili olan yoğun yağış ve ardından yaşanan hortum felaketinde hayatını kaybeden dört işçiye değindi. İşçilerin ailelerine başsağlığı dileyen Çerkezoğlu, iklim krizinin çalışma yaşamı ve işçi sağlığı açısından oluşturduğu risklere dikkat çekti. Çerkezoğlu, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bugün Antalya'da sözlerime başlamadan önce dün Antalya'dan yaşanan yoğun yağış ve ardından yaşanan hortum felaketi sonrasında hayatını kaybeden bir konteynerde çalışırken hayatını kaybeden dört işçi arkadaşımızın acısını yürekten hissettiğimizi ve yaşadığımızı söyleyerek başlamak istiyorum. İşçi kardeşlerimizin ailelerine, yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.”
Çerkezoğlu, iklim krizinin emek ve adalet boyutuna ilişkin değerlendirmesinde şu sözlere yer verdi: “İklim krizi artık sadece geleceğe ilişkin bir tehdit değildir. İklim krizi bugün işçilerin yaşam hakkını doğrudan etkilemektedir. Bu aşırı hava olayları, aşırı sıcaklar, seller, fırtınalar, yangınlar özellikle açık havada şantiyelerde çalışan işçilerin sağlığını ve güvenliğini açıkça tehdit etmektedir. İklim krizi o nedenle sadece bir çevre sorunu değildir. Aynı zamanda bir emek sorunudur, işçi sorunudur ve bir bölüşüm meselesidir. Bir adalet meselesidir.”
“BU DÜZENİN BÜTÜN ÇARKLARI İŞÇİDEN ALIP PATRONA VERMEK İÇİN DÖNÜYOR”
Gelir dağılımındaki eşitsizliğin tesadüf olmadığını söyleyen Çerkezoğlu, mevcut ekonomik tablonun siyasi ve ekonomik tercihlerin sonucu olduğunu savundu. Çerkezoğlu, gelir dağılımındaki adaletsizliğe ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Değerli dostlar bu yaşadığımız tabloyu geçim derdini hepimiz çok iyi biliyoruz. Birbirimize anlatmaya gerek yok. Sadece altını kalın kalın çizmemiz gereken şey bu yaşadığımız kara tablonun kendiliğinden ortaya çıkmadığı bir tesadüf olmadığıdır. Ülkeyi yöneten hükümetin yirmi beş yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarlarının sınıfsal ve siyasal tercihlerinin sonuçlarını yaşıyoruz. Türkiye'de öyle bir düzen kurdular ki bu düzenin bütün çarkları zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapmak için dönüyor. Bu düzenin bütün çarkları işçiden alıp patrona vermek için dönüyor.”
Bütçelerin ülkenin kaynaklarının nasıl kullanıldığını gösteren önemli belgeler olduğunu belirten Çerkezoğlu, 2027 yılı bütçesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çerkezoğlu, bütçede sermaye ve faiz giderlerine kaynak ayrıldığını, buna karşın çalışanların ve emeklilerin taleplerinin yeterince karşılanmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı: “İşte bir ülkenin kaynaklarının bütün değerlerinin birikimlerinin nasıl kullanıldığını gösteren en önemli belgelerden birisi bütçelerdir. Şimdi iki bin yirmi yedi yılı bütçesi meclise sunuldu. Komisyonlarda görüşülmeye başlandı ve görüyoruz ki iki bin yirmi yedi bütçesinde faize kaynak var. Sermayeye kaynak var. İki bin yirmi yedi bütçesinde sermayenin talepleri var. Ama iki bin yirmi yedi bütçesinde işçiler yok, emekçiler yok, emekliler yok, kadınlar yok, gençler yok.”
DİSK’İN TALEBİ: ÜCRETLER ARTIRILSIN, VERGİDE ADALET SAĞLANSIN
Konuşmasında DİSK’in taleplerini sıralayan Çerkezoğlu, başta asgari ücret olmak üzere bütün ücretlerin artırılması gerektiğini söyledi. Sendikalaşmanın ve örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını isteyen Çerkezoğlu, vergi sisteminin de yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu. Çerkezoğlu, vergi adaletine ilişkin taleplerini şu sözlerle dile getirdi: “İkincisi, biz vergi ve adalet istiyoruz. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan adil bir vergi sistemi istiyoruz. Bu ülkede biz işçiler, emekçiler peşin peşin daha ücretimizi almadan vergimizi öderken bu ülkede bir avuç sermaye canı istediği zaman canı istediği kadar vergi ödüyor. Bütün vergi yükü dolaylı ve dolaysız vergilerle işçinin, emekçinin, halkın üzerinde. Vergide adalet olmadan gelirde adalet olmaz diyoruz.”
EMEKLİ AYLIKLARI İÇİN KÖKLÜ DÜZENLEME ÇAĞRISI
Çerkezoğlu, emekli aylıklarının artırılması, aylık bağlama oranlarının yükseltilmesi ve emeklilerin milli gelirden aldığı payın artırılması gerektiğini söyledi. En düşük emekli aylığının insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılmasını isteyen Çerkezoğlu, emekliler arasındaki maaş farklılıklarının da giderilmesi çağrısında bulundu.
Çerkezoğlu, emeklilik sistemine ilişkin taleplerini şöyle sıraladı: “Yani o nedenle yapılması gereken birincisi emekli aylıklarında aylık bağlama oranı yükseltilmelidir. Emekli aylıklarının milli gelirden aldığı pay arttırılmalıdır en düşük emekli aylığı insanca yaşayacak bir düzeye çıkartılmalı, uydurdukları bu hazineden tamamlama ucube sistemine son verilmelidir. İntibak yasası çıkartılmalı ve mevcut emekliler açısından da daha fazla prim ödeyenin daha az ücret aldığı, emekli aylıkları arasındaki dengesizlikler ortadan kaldırılmalıdır. Memur emeklilerine seyyanen zam yansıtılmalı ve bu konudaki mağduriyetlere son verilmelidir.”
“EMEKLİLİK HAKTIR, BİR YÜK OLARAK GÖRÜLEMEZ”
Emeklilerin sorunlarının geçici düzenlemelerle çözülemeyeceğini ifade eden Çerkezoğlu, emeklilik sisteminin kapsamlı biçimde değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir gelire sahip olmasının sosyal devletin sorumluluğu olduğunu vurgulayan Çerkezoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Yoksa çeşitli biçimlerde, çeşitli gerekçelerle yaşam savaşı veren, hayatta kalmaya çalışan milyonlarca emekliyi çeşitli biçimlerde umutlandırmak, ondan sonra da bir iki tane küçücük düzenlemeyle üç gün sürecek iyileştirmelerle bu sorunun çözülemeyeceği açıktır. O nedenle emeklilikte adalet, emeklilikte insanca yaşam haktır diyoruz. Emeklilik haktır, bir yük olarak görülemez.”