Antalya’da meydana gelen şiddetli hortum felaketinde işçilerin kaldığı konteynerlerin parçalanması sonucu 4 işçinin yaşamını yitirmesi ve bir işçinin yaralanması iş dünyasında ve sendikalarda büyük üzüntü yarattı. Yaşanan trajik olayın ardından Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) tarafından yapılan kapsamlı açıklamada, hayatını kaybeden işçilerin ailelerine ve tüm işçi sınıfına başsağlığı dilenirken, yaralı işçiye acil şifalar temenni edildi. Açıklamada, Antalya'daki felaketin iklim krizi ve iş güvenliği eksikliklerinin çalışma yaşamı üzerindeki yıkıcı sonuçlarını gözler önüne serdiği vurgulandı.
İklim Krizi İşçilerin Yaşam Hakkını Hedef Alıyor
İklim krizinin artık geleceğe ilişkin uzak bir tehdit olmaktan çıktığı ve bugün doğrudan işçilerin yaşam hakkını etkilediği belirtilen açıklamada, aşırı hava olayları, fırtınalar, seller ve aşırı sıcakların özellikle açık alanda ile şantiyelerde çalışan kesimler için büyük bir tehlike oluşturduğu ifade edildi. Antalya'da yaşanan felaketin bu risklerin ne denli büyük olduğunu gösterdiği, bu koşullar altında işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin iklim krizinin etkileri gözetilerek acilen yeniden ele alınmasının hayati önem taşıdığı kaydedildi.
İşçilerin Yaşamı Kâr Hırsına Feda Edilemez
İklim krizinin sonuçlarının kaçınılmaz birer kader olmadığına dikkat çekilen açıklamada, devletin ve işverenlerin sorumluluklarına işaret edildi. Bilimsel uyarılar doğrultusunda hareket edilmesinin, işçiler için güvenli barınma koşullarının oluşturulmasının, risk değerlendirmelerinin güncellenmesinin ve aşırı hava olaylarında çalışmanın durdurulmasını sağlayacak mekanizmaların kurulmasının zorunlu olduğu belirtildi. İşçi hayatının hiçbir suretle maliyet hesaplarına ve kâr hırsına feda edilemeyeceğinin altı çizildi.
Faciadaki Tüm İhmaller ve Sorumlular Araştırılsın
DİSK, Antalya’da yaşanan bu büyük acının tüm yönleriyle titizlikle soruşturulmasını talep etti. İşçilerin çalışma ve barınma koşullarının derhal incelenmesi, gerekli önlemlerin zamanında alınıp alınmadığının şeffaf bir şekilde açığa çıkarılması ve varsa ihmali bulunan sorumluların yargı önünde hesap vermesi istendi. İklim adaleti sağlanmadan çalışma yaşamında adaletin, işçi sağlığı ve güvenliği temin edilmeden ise insanca çalışma koşullarının var olamayacağı vurgulanarak, mücadelenin kamusal politikalarla kararlılıkla sürdürüleceği duyuruldu.