Eğitim-İş Antalya Şubesi, Eğitim-SEN Antalya Şubesi ve Hürriyetçi Eğitim Sen, Antalya genelindeki eğitim çalışanlarının yaşadığı idari ve mesleki mağduriyetleri kamuoyuna duyurmak amacıyla Millî Eğitim Müdürlüğü önünde kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Saat 16.00’da yapılan eylemde konuşan Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, kamu yönetiminde liyakatsizlik, okullardaki dönüşüm süreçlerindeki belirsizlikler ve öğretmenlere yönelik resen yönlendirme uygulamalarına sert tepki gösterdi.

"Kamu Görevi Bir Sendikanın Değil Halkın Hizmetindedir"
Müdürlük önünde gür bir sesle kamuoyuna seslenen Sadık Acar, Antalya’da görevlendirmelerde sendikal aidiyetin etkili olduğuna dair ciddi iddiaların bulunduğunu belirterek şunları söyledi:
"Eğitim yönetiminde alınan kararlar şeffaf olmalı, öğretmenlerin hakları korunmalı ve kamu görevlerinde liyakat temel ilke olmalıdır. Antalya'da görevlendirmelerde hangi objektif kriterlerin esas alındığı açıklanmalıdır. Kamu görevi bir sendikanın değil, halkın hizmetindedir. Kamu yönetiminde belirleyici olan aidiyet değil liyakat; kişisel yakınlık değil eşitlik; keyfîlik değil hukuktur. Hiçbir eğitim çalışanı sendikal tercihi nedeniyle ayrıcalık elde etmemeli veya dezavantajlı duruma düşürülmemelidir."
"Muratpaşa'daki Dönüşüm Öğretmenleri Mağdur Etti"
Muratpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin MESEM’e dönüştürülmesiyle birlikte çok sayıda öğretmenin norm fazlası konumuna düşürüldüğünü hatırlatan Acar, bu dönüşüm kararlarının arkasındaki idari ve eğitimsel gerekçelerin şeffaf bir şekilde kamuoyuna anlatılması gerektiğini vurguladı:
“Bir kurumun yapısı değişirken o kurumda görev yapan öğretmenlerin hakları ve mesleki gelecekleri belirsizlik içinde bırakılamaz. Antalya Muratpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin MESEM'e dönüştürülmesi sürecinde öğretmenlerimizin norm fazlası durumuna düşmesi ciddi bir mağduriyet doğurmuştur. Buradan Bakanlığa soruyoruz: Bu dönüşümün gerekçeleri nelerdir? Öğretmenlerin norm durumları hangi ölçütlerle belirlenmiştir? Mevcut öğretmenlerin hak kayıplarına uğramaması için adil ve öngörülebilir tedbirler alınmalıdır.”
Resen Özel Eğitim Kursu Dayatmasına Tepki
Antalya genelinde norm fazlası öğretmenlerin uzmanlık alanları ve rızaları dışında resen özel eğitim kurslarına yönlendirilmesine de tepki gösteren Şube Başkanı Sadık Acar, şu ifadeleri kullandı:
“Norm fazlası durumunda bulunan öğretmenlerimizin resen özel eğitim kurslarına yönlendirilmesi kabul edilemez. Özel eğitim, kendine özgü bilgi ve pedagojik yeterlilik gerektiren son derece hassas bir alandır. Öğretmenlerin mesleki alanları, deneyimleri ve tercihleri dikkate alınmadan yürütülen bu dayatmanın hukuki ve idari dayanağı açıklanmalıdır. Norm fazlası öğretmenlerin durumu çözülürken öğretmenlerin mesleki hakları ve öğrencilerin nitelikli eğitim hakkı birlikte gözetilmelidir.”
"Susmayacağız, Eğitimde Adalet Talebinden Vazgeçmeyeceğiz"
Müdürlük önündeki eylemde Millî Eğitim Bakanına da istifa ve sorumluluk alma çağrısında bulunan Acar, konuşmasını kararlılık mesajıyla noktaladı:
“Eğitim sisteminde yaşanan sorunlar karşısında öğrencilerin ve öğretmenlerin kaygılarını dile getirmesi engellenemez. Eleştiriyi duymak yönetimin sorumluluğudur. Millî Eğitim Bakanlığını eğitim alanında yaşanan sorunlar karşısında siyasi sorumluluk üstlenmeye ve bu sorumluluğun gereği olarak istifa etmeye çağırıyoruz. Biz susmayacağız, eğitimde adalet talebinden vazgeçmeyeceğiz! Öğretmenin emeği görmezden gelinmesin, öğrencinin sesi duyulsun, görevlendirmelerde liyakat esas alınsın.”

"Akıl ve Mevzuat Dışı Bir Uygulama"
Yaşanan sürece sert tepki gösteren Eğitim-SEN Antalya Şubesi Başkanı Kadir Öztürk de ortaya çıkan tablonun idari bir aksaklıktan kaynaklandığını vurgulayarak, "Siyasi iktidarın ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın liyakatten uzak, günübirlik ve ben yaptım oldu anlayışıyla yürüttüğü politikalar, Antalya’da yeni bir idari skandala ve öğretmen mağduriyetine yol açmıştır. Muratpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin, Muratpaşa Mesleki Teknik Eğitim Merkezi’ne dönüştürülmesi sürecinde akıl ve mevzuat dışı bir uygulamaya imza atılmıştır. Okulda norm kadro ihtiyacı bulunmamasına rağmen; bürokratik bir çapsızlıkla okul sanki yeni açılmış bir kurum gibi sisteme işlenmiş ve tam 19 meslektaşımızın ataması bu okula yapılmıştır" ifadelerini kullandı.
"Kurumsal Çürüme ve Basiretsizlik"
Kent genelinde kimi eğitim kurumlarında derslerin açık nedeniyle ücretli öğretmenlerle doldurulduğunu, buna karşın kadro ihtiyacı bulunmayan bir okula 19 eğitimcinin birden yönlendirildiğini kaydeden Öztürk, tablonun tezatlığına dikkat çekti.
Sistemsel hataların doğrudan eğitim emekçilerinin çalışma düzenine yansıdığını belirten Öztürk, "Okullarda temizlikten güvenliğe, fiziki altyapıdan kaynak yetersizliğine kadar yüzlerce sorun çığ gibi büyürken; MEB öğretmenlerin kılığıyla, kıyafetiyle, önlüğüyle uğraşmakta; ancak Antalya gibi bir metropolde hangi okulda ne kadar öğretmen açığı olduğunu dahi tespit edememektedir. Bir yanda öğretmen açığı nedeniyle ücretli öğretmenle dersler doldurulurken, diğer yanda hiçbir ihtiyaç olmayan bir kuruma 19 öğretmenin atanması, MEB’in içine sürüklendiği kurumsal çürümenin ve basiretsizliğin açık bir resmidir" değerlendirmesinde bulundu.

"Resen Sürgün Tehdidi"
Hatalı işlemlerin düzeltilmesi için yetkililere doğrudan çağrı yapan Öztürk, "Bu keyfi ve plansız uygulama sonucu: Hem yıllardır okulda özveriyle görev yapan meslektaşlarımız hem de yeni atanan eğitim emekçileri norm kadro fazlası (resen sürgün) tehdidiyle karşı karşıya bırakılmıştır. Hizmet puanı üstünlüğünü ve çalışma hakkını hiçe sayan bu işlemle iş barışı baltalanmış, meslektaşlarımız idari bir hatanın bedelini ödemeye zorlanmıştır. Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ve Milli Eğitim Bakanlığı’na sesleniyoruz: Eğitim emekçileri sizin plansızlığınızın, sistemsizliğinizin ve liyakatsiz yönetiminizin sonuçlarına katlanmak zorunda değildir! Bürokratik hatalarınızın faturasını öğretmenlere kesemezsiniz" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
"İlimizde Bu Tür Sorunlar Yaşanmaması İçin Sendika Temsilcileri ile Görüşün"
Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne konuyu aktarmak üzere iletilen resmi görüşme taleplerinin henüz karşılık bulmadığını bildiren sendika yönetimi, diyalog kanallarının açılmasının benzer mağduriyetlerin önüne geçeceğinin altını çiziyor.
Yaşanan krizin çözümü için bürokratik mekanizmanın hızla devreye girmesi gerektiğini ifade eden Öztürk, "Öğretmenlerin dilekçeleriyle başvurduğu bu hukuksuz süreç ivedilikle düzeltilmeli, söz konusu hatalı atamalar nedeniyle öğretmenler mağdur edilmemeli, oluşan tüm mağduriyetler derhal giderilmelidir. Kamuoyunun bilmesini istediğimiz bir konu daha var: Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden bu konuyu, ilde gördüğümüz başkaca sorunları görüşmek için randevu talep ediyoruz. Bu talebimiz hâlâ karşılanmamıştır. Dolayısıyla basın aracılığıyla bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: İlimizde bu tür sorunlar yaşanmaması için sendika temsilcileri ile görüşün. Ancak bu şekilde yaşanan sorunlara hakim olabilir ve hata yapmaktan uzaklaşırsınız. Eğitim emekçilerinin haklarını, iş güvencesini ve emeğini savunmaktan asla geri durmayacağız. Sürecin sonuna kadar takipçisi olacak ve hiçbir meslektaşımızı idarenin keyfiyetine, hatalı uygulamalarına terk etmeyeceğiz" diyerek açıklamasını noktaladı.
