Akdeniz Gerçek | Antalya | COP31 Öncesi 'Kayıp Su' Krizi! İklimi Konuşacak Kentin Kendi Suyu 'Kaçak' Mı?

COP31 Öncesi 'Kayıp Su' Krizi! İklimi Konuşacak Kentin Kendi Suyu 'Kaçak' Mı?

Antalya, 9-20 Kasım tarihlerindeki COP31 İklim Zirvesi öncesinde tarihinin en kritik 'su' sınavını veriyor. TMMOB'a bağlı Çevre Mühendisleri Antalya şubesi yönetimi ve Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı, kararların temeline su bütçesinin alınmamasına isyan ederken, yeraltı sularındaki yüzde 31'lik korkutan erimeye dikkat çekti.

Antalya, 9-20 Kasım tarihlerindeki COP31 İklim Zirvesi öncesinde tarihinin en kritik 'su' sınavını veriyor. TMMOB'a bağlı Çevre Mühendisleri Antalya şubesi yönetimi ve Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı, kararların temeline su bütçesinin alınmamasına isyan ederken, yeraltı sularındaki yüzde 31'lik korkutan erimeye dikkat çekti.

COP31 Öncesi 'Kayıp Su' Krizi! İklimi Konuşacak Kentin Kendi Suyu 'Kaçak' Mı?
FOTOĞRAF: Haber Merkezi
KAYNAK: Buse Yeşil

Dünyanın gözünü kente çevireceği 9-20 Kasım tarihlerindeki COP31 İklim Zirvesi öncesinde Antalya’nın en büyük sınavı olan su güvenliği alarm veriyor. Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde başlayan "Antalya Su Diyaloğu" toplantılarıyla 23 Eylül’deki Su Zirvesi'nin zemini hazırlanırken, TMMOB’a bağlı meslek odalarından kentin su yönetimine dair çarpıcı uyarılar geldi. Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Antalya Şubesi Yönetimi ve Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı, Akdeniz Gerçek’e özel açıklamalarda bulundu.

GEÇMİŞİN SU MİRASINDAN GELECEĞİN SU KRİZİNE

Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, kentin suyla kurduğu ilişkinin baştan aşağı yeniden yapılandırılması gerektiğini vurgulayarak, "Suyu ölçen Antalya, geleceğini de görebilir. Su, Antalya için artık yalnızca bir altyapı ya da yatırım konusu değildir. Günü kurtaran çözümlerden değil; bilimsel veriye dayanan, gelecek kuşakların hakkını gözeten, uzun vadeli bir kaynak yönetimi anlayışından söz etmek zorundayız" dedi.

Antalya'nın tarihi su mirasına dikkat çeken ÇMO yönetimi, "Bizden binlerce yıl önce bu topraklarda kent kurulurken 'Bu kentin suyu nereden gelecek ve bu kent suyla nasıl yaşayacak?' sorusu soruluyordu. Bizim görevimiz geçmişe bakıp 'ne güzel yapmışlar' demek değil, o geçmişin aklını bugünün bilimiyle yeniden üretmektir. Mirası tüketen değil, emanetçisi olacağız" ifadelerini kullandı.

"KARARLARIN TEMELİNE SU BÜTÇESİ GİRMELİ"

Antalya'nın "Tarım, Turizm ve Ticaret"ten oluşan 3T formülünün ana omurgasının su olduğuna işaret eden Oda yönetimi, "Su bütçesi verisiyle desteklenmeyen bir karar, eksik veriyle alınmış bir karardır. Tarımda 'Ne üretelim?' sorusunun yanına 'Kaç litre suyla?' sorusu da eklenmelidir. Ürün başına su tüketimi ölçülmeden, tarımda su verimliliği konuşulamaz" dedi.

Turizmin sürdürülebilirliğinin yalnızca enerji değil, suyu da kapsaması gerektiğini belirten ÇMO yönetimi, "Sanayide de su, tüketilen değil döngüde tutulan bir kaynak olmalıdır. Kaynağı korumak arıtmaktan önce gelir, atıksuyu geri kazanmak ise atmaktan önce gelir. Önümüzdeki COP31 süreci yalnızca uluslararası konukların ağırlandığı bir organizasyon olarak kalmamalı; sözün ölçümle buluştuğu yer olmalıdır" şeklinde konuştu.

"9 YILDA YERALTI SUYUNUN ÜÇTE BİRİ YOK OLDU"

Kentin yer altı kaynaklarındaki vahim tabloyu ise Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı rakamlarla ortaya koydu. DSİ verilerini paylaşan Karancı, "Antalya’nın emniyetli yeraltı suyu potansiyeli son dokuz yılda 2 milyar 480 milyon metreküpten 1 milyar 705,34 milyon metreküpe düştü. Bu, yüzde 31’i aşan bir azalma demektir. Bu hızla devam ederse Antalya’nın gelecekteki en büyük sorunu suya ulaşmak olacaktır" dedi.

Altyapıdaki kayıpların da sürdüğüne dikkat çeken Karancı, "ASAT’ın su kayıp oranı 2016 yılında yüzde 35,30 iken, 2025 yılında yüzde 34,57’dir. Dokuz yılın sonunda neredeyse başladığımız noktadayız. Bugün şebekeye verilen her 100 litre suyun yaklaşık 35 litresi gelir getiren ve kayıtlı tüketime dönüşmeden sistemde kaybolmaktadır. Yeraltı suyu potansiyelimiz azalırken, şebekedeki kayıp oranının hâlâ bu seviyede olması kabul edilebilir değildir" uyarısında bulundu.

"TURİZM REKOR KIRARKEN SAYAÇLAR NEDEN DAHA AZ SU YAZDI?"

Turizm sektörünün su tüketim istatistiklerindeki çelişkiye de değinen Karancı, "ASAT raporlarına göre 2025'te otel-pansiyon abone sayısı yüzde 26,7 artarken tüketim yüzde 3,7 azaldı. Antalya’nın yaklaşık 17 milyon ziyaretçiyle turizm rekoru kırdığı bir yılda; daha fazla turist, daha fazla tesis ve daha yoğun kullanım varken sayaçlardan geçen suyun azalması açıklanmaya muhtaçtır" dedi.

Bu tablonun ardında artan maliyetlerin olabileceğine işaret eden Karancı, sözlerini şöyle tamamladı:

"Otel abonelerinin 2025 yılında ödediği su bedeli toplam 10 milyar 647 milyon lira gibi devasa bir boyuta ulaşmış. ASAT’ın toplam tahakkukunun yüzde 55’i otel abonelerinden elde edilmiştir. Bu maliyet baskısının otelleri kayıt dışı kuyulara veya diğer şebeke dışı kaynaklara yöneltip yöneltmediği araştırılmalıdır. Hiçbir işletmeyi peşinen suçlayamayız ancak abone sayısı artarken tüketimin azalmasını yalnızca tasarrufla açıklamak da mümkün değildir. Şu soruya açık bir cevap verilmelidir: Turizm rekor kırarken sayaçlardan geçen su neden azaldı? Tüketim mi düştü, yoksa kullanılan suyun kaynağı mı değişti?"

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız