Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Antalya Konyaaltı Şube Başkanı Fatma Özdemir, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılarla ilgili çarpıcı bir açıklama yaptı. Özdemir, yaşanan şiddet olaylarının sadece güvenlik tedbirleriyle çözülemeyeceğini, asıl meselenin eğitim sistemindeki yozlaşma olduğunu vurguladı.
"Saldırıları En Güçlü Şekilde Kınıyoruz"
Okul saldırılarının toplumda derin bir yara açtığını ifade eden Başkan Fatma Özdemir, şunları söyledi:
"Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarımızda; öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi ve çalışanları hedef alan nefret uyandırıcı olayları derin üzüntü ve endişeyle takip ediyor, en güçlü şekilde kınıyoruz. Hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Çocuklarımız üzerinden yaşanan kahredici olaylara dizlerimizi döverek değil, bu olayların neden yaşandığını doğru tahlil ederek ve ona göre çözüm yollarını ortaya koyarak yaklaşmak zorundayız."
"Gençliğimizin Zehirlenmesi Bir Millî Güvenlik Sorunudur"
Şiddetin dijital dünya ve yanlış politikalarla tırmandığını belirten Özdemir, konunun millî güvenlik boyutu taşıdığına dikkat çekerek şöyle konuştu:
"Öncelikle çocuklarımızı zorbalık, şiddet ve cinayet konusu yapan olayların yeni olmadığını, son 8-10 yıldır adım adım ortaya çıkmaya başladığını hatırlayalım. Bir çocuğu kafa kesen veya okul basıp öğretmen ve arkadaşlarını silahla tarar hale getiren nedenler, görünürdeki şiddet ve katil zanlısı çocuktan çok daha büyük bir çocuk ve genç kitlesini etkisi altına almaktadır. Yani ortada sadece birkaç çocuk değil, yüz binlerce zehirlenmiş çocuğumuz ve hedefe konmuş nesillerimiz vardır. Türkiye’nin emperyalist siyonist ABD-İsrail saldırganlığına bağlı millî güvenlik sorununun yanında, bir de içeriden gençliğinin zehirlenmesine bağlı millî güvenlik sorunu olduğunu anlamalıyız."

"Güvenlik Artırmak Sığ bir Yaklaşımdır"
Okullara sadece polis veya bekçi dikerek şiddetin önlenemeyeceğini savunan Fatma Özdemir, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Bu olayları bireysel ve rastlantısal olarak gören ve çözümü sadece güvenlik tedbirlerini artırmakta bulan anlayışı, en hafif tabirle sığlık olarak kabul ediyoruz. Sorunun kaynağı, 1980 sonrası küresel neoliberal sisteme eklemlenmemiz sonucu uğradığımız kültürel yıkımdır. Eğitimde fırsat eşitliği yok edilmiş; bilimsel ve çağdaş eğitimden uzaklaşılmıştır. Eğitim tarikat ve cemaat bağlantılı vakıflara terk edilmiş, öğretmenlik mesleği değersizleştirilmiştir. Çocuklarımızı yozlaşmanın pençesinden kurtarmanın tek çaresi, Cumhuriyet’in halkçı, devletçi ve devrimci eğitim anlayışına geri dönmektir."