Antalya Ticaret Borsası’nın, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde düzenlediği “Antalya Su Zirvesi; COP31’e Doğru Ortak Su Eylemi” Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Zirveye Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ile çok sayıda davetli katıldı.
Antalya’nın Geleceğinde Su Belirleyici Olacak
Zirvenin açılışında konuşan Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, toplantının yalnızca su kaynaklarını konuşmak için değil, Antalya’nın geleceğini değerlendirmek amacıyla düzenlendiğini söyledi.
Antalya’da nüfus, üretim, turizm ve ekonominin büyüdüğünü belirten Çandır, aynı dönemde iklim ve yağış rejimindeki değişimle birlikte kuraklık ve su stresinin arttığına dikkat çekti.
Çandır, “Bir tarafta büyüyen bir Antalya, diğer tarafta çok daha dikkatli yönetmemiz gereken su kaynakları” ifadelerini kullanarak, su meselesinin yalnızca bugünün değil, kentin önümüzdeki 10, 20 ve 30 yıllık geleceğinin temel konularından biri olduğunu söyledi.
“Ne kadar suyumuz var?” sorusunun artık tek başına yeterli olmadığını belirten Çandır, asıl sorunun mevcut suyun ne kadar verimli kullanıldığı ve kullanılan suyun ne kadar ekonomik ve sosyal değer oluşturduğunun belirlenmesi olduğunu kaydetti.
“Tarımın Suyu Başka, Turizmin Suyu Başka Değil”
Zirve öncesinde 15-16 Eylül tarihlerinde Antalya Su Diyaloğu toplantıları gerçekleştirdiklerini hatırlatan Çandır, tarım, turizm, sanayi ve kentsel su yönetimi başlıklarında çalışmalar yürütüldüğünü aktardı.
Bu toplantılarda farklı sektörlerden temsilcilerin aynı masada buluşturulduğunu belirten Çandır, Antalya’nın su yönetiminde sektörler arasında ayrı ayrı hareket edilmemesi gerektiğini söyledi.
Çandır, “Tarımın suyu başka, turizmin suyu başka, sanayinin ya da kentin suyu başka değildir. Hepsi Antalya’mızın suyudur. Hepsi aynı kaynağın, aynı havzanın, aynı geleceğin parçasıdır” dedi.
Bu nedenle Antalya’nın parçalı çözümler yerine bütüncül bir su yönetimine ihtiyacı olduğunu ifade etti.
Su Tüketiminde Ölçüm Vurgusu
Antalya’nın su kaynaklarının daha etkin yönetilebilmesi için tüketimin ölçülmesi gerektiğini vurgulayan Çandır; su kayıplarının azaltılması, yağmur suyunun değerlendirilmesi ve arıtılmış suyun yeniden kullanılması çağrısında bulundu.
Tarımda bir metreküp suyla ne kadar ürün ve ekonomik değer üretildiğinin, turizmde bir misafir başına ne kadar su tüketildiğinin, sanayide birim üretim başına kullanılan su miktarının ve kentlerde kişi başına tüketim ile şebeke kayıplarının ölçülmesi gerektiğini söyledi.
Çandır, her sektörün kendi koşullarına göre su verimliliği hedefi belirlemesi gerektiğini dile getirdi.
Arıtılmış Su ve Yağmur Suyu Yeniden Kullanılmalı
Suyun yeniden kullanımının da gündemin önemli başlıklarından biri olması gerektiğini belirten Çandır, her kullanım alanında içme suyu kalitesinde su kullanılmasının zorunlu olmadığını ifade etti.
Arıtılmış suyun uygun koşullarda tarım, sanayi ve peyzaj gibi alanlarda yeniden kullanılabileceğini söyleyen Çandır, yağmur suyunun da şehirlerden uzaklaştırılması gereken bir yük olarak değil, değerlendirilebilecek bir kaynak olarak görülmesi gerektiğini kaydetti.
Çandır ayrıca sera çatılarında biriken yağmur suyunun değerlendirilmesi, yeraltı sularının korunması ve turizm ile sanayide su verimliliğine ilişkin iyi uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti.
Hedef Ortak Su Ağı
Antalya Su Diyaloğu toplantılarının kentin önemli bir bilgi ve deneyim birikimine sahip olduğunu gösterdiğini belirten Çandır, bundan sonraki aşamanın bu birikimi somut hedeflere dönüştürmek olduğunu söyledi.
ATB Başkanı, Antalya’da kamu, yerel yönetimler, üniversiteler, üreticiler, turizm ve sanayi temsilcileri, meslek kuruluşları ve sivil toplumun yer alacağı kalıcı ve kapsayıcı bir su etkileşim ağı oluşturmak istediklerini açıkladı.
Bu yapıyla suyun arzı ve kullanımının performans kriterleri üzerinden takip edilmesi, verilerin düzenli olarak raporlanması ve kurumlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Çandır, Antalya’nın su verilerinin ortak bir sistem ve anlayışla toplanması, ölçülmesi ve düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.
“Sorunları Biliyoruz, Artık Cevapları Ortaya Koymalıyız”
Su kaynaklarıyla ilgili sorunların büyük ölçüde bilindiğini belirten Çandır, bundan sonraki süreçte uygulamaya odaklanılması gerektiğini söyledi.
“Ne yapacağız? Kim yapacak? Nasıl yapacağız? Ne zaman yapacağız? Ve en önemlisi; sonucunu nasıl ölçeceğiz?” sorularını yönelten Çandır, buna finansman sorusunun da eklenmesi gerektiğini ifade etti.
Hazırlanacak çalışmaların yalnızca bir belge olarak kalmaması gerektiğini vurgulayan Çandır, hedeflerin uygulanabilir, ölçülebilir, takip edilebilir ve finanse edilebilir olması gerektiğini söyledi.
COP31 İçin Antalya’ya Çağrı
Antalya’nın COP31 öncesinde önemli bir fırsatla karşı karşıya olduğunu belirten Çandır, kentin yalnızca uluslararası organizasyona ev sahipliği yapan bir merkez olarak değil, kendi su sorunlarına yönelik somut adımlar atan bir kent olarak öne çıkması gerektiğini söyledi.
Çandır, Antalya Su Diyaloğu'nun bu sürecin ilk adımı olduğunu, Antalya Su Zirvesi’nin ise ikinci aşamayı oluşturduğunu belirtti.
Bundan sonraki sürecin uygulama olması gerektiğini ifade eden Çandır, zirvede ortaya çıkacak sonuçların ölçülmesini, paylaşılmasını ve gerektiğinde hedeflerin yeniden değerlendirilmesini istedi.
“Suyun Sahibi Tek Bir Kurum Değil”
Su yönetiminde tek bir kurumun kalıcı çözüm üretemeyeceğini belirten Çandır, merkezi yönetimden yerel yönetimlere, üniversitelerden üreticilere, turizm ve sanayi temsilcilerinden vatandaşlara kadar herkesin sorumluluk taşıdığını söyledi.
“Suyun sahibi tek bir kurum değildir. Ama suyun sorumluluğu hepimizindir” diyen Çandır, suyun bol olduğu günlerde değil, kıtlık yaşandığında ne yapılacağının bugünden planlanması gerektiğini ifade etti.
“Suyu Korursak Antalya’nın Geleceğini Koruruz”
Antalya Su Zirvesi’nin kentte su yönetimi açısından önemli bir başlangıç olmasını dileyen Çandır, Antalya’da geliştirilecek çözümlerin COP31 kapsamında uluslararası kamuoyuyla paylaşılabileceğini söyledi.
Çandır konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Suyu korursak üretimi koruruz. Suyu korursak ekonomimizi koruruz. Suyu korursak Antalya’nın geleceğini koruruz.”