Prof. Dr. Nihat Dipova, kamuoyunda paylaşılan bir görsel üzerinden yapılan tartışmalara da değinerek, asıl meselenin görseller değil Çakırlar’ın yapılaşmaya açılmasıyla ortaya çıkabilecek sonuçlar olduğunu belirtti. Dipova, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Gazeteci gençlerin gönlü olsun diye parmağımla gösteriyomuş gibi yapıp poz verdim ama hiç sevmediğim bir pozdur bu baştan söyleyeyim. Peki parmakla neyi göstertiyorlar bana? Üsttekinde deprem episantırlarını, alttakinde Çakırlar TOKİ planını. Oysa şahsımın fotoğrafı aynı. Gerçek şu ki arkada episantır haritası olan fotoğraf gerçek bir poz; diğeri ise montaj. Hadi fotoğrafın üzerinde fazla durmayalım, olmuş bir kere. Asıl konuya bakalım.”
TOKİ'nin Çakırlar Projesine Prof. Dr. Dipova’dan Kritik Uyarı!
“Tek Başına Bir Uzmanlık Alanıyla Açıklanamaz”
Çakırlar’ın yapılaşmaya açılmasının çok yönlü bir mesele olduğuna dikkat çeken Dipova, sürecin multidisipliner ele alınması gerektiğini vurguladı. Kendisinin bu tür durumlarda yanıt vermek yerine soru sormayı tercih ettiğini belirten Dipova, şöyle devam etti:
“Uzmanlığımın dışında ve özellikle multidisipliner bir vaka söz konusu olduğunda ben genelde soru sormayı tercih ederim. Cevabı uzmanlar verir nasılsa.”

“Boğaçay Ovası’nda Başlık Sayısı Çok Fazla”
Dipova, Boğaçay Ovası’nın kuzey bölümünde planlanan yapılaşma öncesinde birçok teknik ve bilimsel başlığın değerlendirilmesi gerektiğini belirterek yürüttükleri çalışmaları anlattı:
“Boğaçay Ovası'nın kuzey bölümünün yapılaşması öncesi irdelenmesi gereken konu başlıklarının sayısı o kadar fazla ki, çok sayıda mesleğin uzmanlık alanına başvurulması gerekiyor. 22 Aralık’ta ilk toplantıyı yaptık. Taşkın konusunu DSİ ve ASAT raporlamış, ayrıca üniversitede yapılmış tez ve araştırma projesi de var. Şehir planlama açısından ŞPO kapsamlı bir çalışma yapmış, bu çalışmayı bize de sundular. Deprem konusunu ben çalıştım, yayınladım. Ayrıca 2018 Deprem Yönetmeliğine de başvurulacak.”
“Ulaşım Belki de En Zor Çözülecek Başlık”
Projede ulaşımın kritik bir sorun alanı olduğuna işaret eden Prof. Dr. Dipova, bu konunun diğer başlıklara kıyasla daha karmaşık olabileceğini söyledi:
“Ulaşım konusu o kadar önemli ki, diğerleriyle karşılaştırıldığında çözümü en zor o çıkabilir. Ulaşım konusunu da bir profesör hocamız irdeleyecek. Arkeolojik buluntular da varmış. Bu konuyu da yine bir profesör hoca değerlendirecek.”

“Biz Kendimiz Görev Edindik”
Çalışmaların herhangi bir resmi talep üzerine değil, Kent Konseyi bünyesinde gönüllü olarak başlatıldığını vurgulayan Dipova, süreci şu sözlerle aktardı:
“Aslına bakılırsa kimse bizden bu çalışmayı talep etmedi. Biz Kent Konseyi'nin Altyapı Çalışma Grubu'nda kendi kendimize görev verdik.”
“ÇED Gerekli Değildir Kararı Soru İşareti Yaratıyor”
Alınan idari kararlara da değinen Dipova, ÇED sürecinin işletilmemesinin ciddi bir eksiklik olduğunu savundu:
“Bu arada öğreniyoruz ki aslında kararlar verilmiş. Bu kararlardan birincisi ‘ÇED gerekli değildir’ kararı. Keşke ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) yapılsa ve bir sorun olmadığından emin olunsa. Eğer kuşkulanıldığı gibi sorunlar varsa da çözümler üretilir. Mühendislik çözüm üretme sanatıdır.”
Antalya'da Depremlerin Hasar Riski Var mı? Prof. Dr. Dipova Açıkladı!
“Yapılsın Diyen Bir Kitle Var”
Toplumsal algıya da dikkat çeken Dipova, sosyal medya yorumları üzerinden oluşan baskıya işaret ederek şu değerlendirmede bulundu:
“İkinci karar ise sıradan halkın verdiği karar. Kent planı, deprem, taşkın, ulaşım vd. konularda hiç kuşku duymayan insanların var olduğunu sosyal medya yorumlarından öğreniyoruz. Bu insanlar anlaşılan o ki söz konusu projeden vazgeçilmesin istiyorlar. Ne pahasına olursa olsun oraya o konutlar yapılsın istiyorlar.”

“Dar Gelirli İçin Hayal”
Projeye verilen desteğin altında yatan sosyal nedenlere de değinen Dipova, hem dar gelirli kesimin hem de Çakırlar’da yaşayanların beklentilerini şu sözlerle anlattı:
“Özellikle de Çandır Çayı'nın güneyine. Çünkü denize en yakın hazine arazisi yalnızca burada var. Denize 6km, zengin Antalyalıların ve Rusların oturduğu mahalleye ise 3km mesafede. Dar gelirli insanlar için hem sosyal konutta ucuza oturma, hem de böyle bir mahallede yaşayabilme hayali, ‘ne pahasına olursa olsun’ dedirtmiş olabilir.”
“Bir de Çakırlar'ın yerlilerinin hevesi analiz etmeye değer. Hem sosyal medyada yorumlarını okuduğum hem de yüzyüze görüştürdüğüm Çakırlarlılar, TOKİ projesini destekliyorlar.”
“Sosyoloji Olmadan Bu Tablo Eksik Kalır”
Açıklamasının sonunda sosyolojik boyutun önemine vurgu yapan Dipova, teknik uzmanlıkların tek başına yeterli olmayacağını dile getirdi:
“Sosyoloji önemli. Keşke mümkün olsa da çoğunlukla mühendislerden oluşan bizim çalışma gurubuna sosyolog(lar) da alabilsek. Yoksa benim gibi zavallı bir zemin mekaniği hocası bu kadar sosyal konuyu nasıl değerlendirsin? Mümkün değil.”
TOKİ'nin Çakırlar Projesine Prof. Dr. Dipova’dan Kritik Uyarı!