Ressam ve koleksiyoner Salih Yön, yaklaşık 51 yıl önce 10 yaşına kadar kullandığı sapan, misket ve boya kalemlerini bir bisküvi kutusunda saklayarak başladığı yolculuğunda, bugün Anadolu’nun hafızasını tutuyor. Hava Kuvvetleri'ndeki resim öğretmenliği görevinden istifa ederek Antalya’ya yerleşen Yön, atölyesinin alt katında oluşturduğu mini etnografya müzesinde; taş el değirmenlerinden gramofonlara, kara sabanlardan 400 yıllık ibriklere kadar 2 bin çeşit eşyayı sanatseverlerin beğenisine sunuyor.

"Bu Müzeyi Açmadan Ölmeyeceğim"
Koleksiyonunu topluma kazandırmak için 25 yıldır büyük bir mücadele verdiğini belirten Salih Yön, geçmişte yerel yönetimlere yaptığı bağış tekliflerinden sonuç alamayınca kendi imkanlarıyla harekete geçtiğini ifade etti. Aile mirası olan iki katlı binayı satın alarak resmi müze çalışmalarını başlatan sanatçı, hislerini şu sözlerle dile getirdi:
"10 yaşıma kadar kullandığım tüm eşyalarımı bir bisküvi kutusunda saklayarak başladım. Mantar tabancam, sapanım, misketlerim, o yıllara ait ne varsa o kutunun içindeydi. Bu müzeyi açarak hem kendime verdiğim sözü tutmuş olacağım hem de doğduğum topraklara vefa borcumu ödeyeceğim."

Yarım Asırlık Bir Anadolu Arşivi
Yön’ün koleksiyonu sadece Antalya ile sınırlı kalmayıp; Döşemealtı, Burdur, Isparta, Akseki ve İbradı gibi geniş bir coğrafyadan 100 ila 400 yıllık eserleri barındırıyor. Müzede sergilenen 15 bine yakın parça arasında kömürlü ütüler, su küpleri, beşikler, taş plaklar ve kılıçlar gibi tarihe tanıklık eden objeler yer alıyor. Sanatçının kadim dostu İhsan Aktaş, müzedeki her eserin titizlikle kayıt altına alındığını ve envanter numarası verildiğini belirterek, 25 yıl önce emanet edilen bir daktiloyu müzede görmenin kendisini duygulandırdığını ifade etti.

Tuvalde Hakikat, Müzede Hafıza
Sanat yaşamı boyunca 39 kişisel sergiye imza atan ve 40. sergisinin hazırlıklarını sürdüren Salih Yön, sanatı bir yaşam biçimi olarak tanımlıyor. Resimlerindeki yoğun sarı kullanımına dair soruları, "Hakikat gözle görülende değil, yürekle hissedilende saklıdır" diyerek yanıtlayan sanatçı, başarının rotasını ise şu şekilde çizdi:
"Başarı; amacı olan bir insanın, potansiyelinin zirvesine çıkmak için çıktığı yola iyilik tohumları ekmesidir. Sanatçı toplumun geçmişiyle bugünü arasında bir köprü, karanlığı aydınlatan bir mum gibi olmalıdır."
CHP Antalya’da "Kadın İradesi" Krizi: 52 Gündür Koltuk Boş!
Eğitim-İş’ten 8 Mart’ta "Mücadele" Çağrısı: Emekçi Kadınlarla Aydınlanan Gelecek
Kepez’de Alevlerin Arasından Kurtulan Kediyi İtfaiye Hayata Bağladı