Atatürk'ün Mücadelesinde Tarihi Karar: Saltanatın Kaldırılması

Türkiye tarihinin dönüm noktalarından biri olan saltanatın kaldırılmasının üzerinden 104 yıl geçti. 1 Kasım 1922'de alınan kararı derledik.

Atatürk'ün Mücadelesinde Tarihi Karar: Saltanatın Kaldırılması

Türk tarihinin en önemli siyasi ve toplumsal dönüşümlerinden biri olan saltanatın kaldırılması, 1 Kasım 1922'de gerçekleşti. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından alınan tarihi kararla, yüzyıllar boyunca devam eden Osmanlı padişahlık yönetimi sona erdi. Böylece egemenliğin millete ait olduğu yeni yönetim anlayışının önündeki en önemli engellerden biri ortadan kaldırıldı. Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde yürütülen Millî Mücadele'nin ardından alınan bu karar, Türkiye'nin bağımsızlık ve millî egemenlik yolculuğunda yeni bir dönemin kapısını açtı. Üstelik saltanatın kaldırılması, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilanına giden sürecin de en önemli aşamalarından biri oldu.

Saltanat Ne Zaman Kaldırıldı?

Saltanat, 1 Kasım 1922 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kaldırıldı. TBMM'nin 130. birleşiminde görüşülen karar, 1 Kasım 1922 tarihli ve 308 sayılı Genel Kurul kararı olarak kayıtlara geçti. Bu kararla birlikte Osmanlı hanedanına dayanan padişahlık yönetimine son verildi. Ayrıca İstanbul Hükümeti'nin siyasi varlığı da sona erdirildi. Ancak kararın önemli bir ayrıntısı bulunuyordu. Saltanat ile hilafet birbirinden ayrıldı. Böylece 1922 yılında saltanat kaldırılırken hilafet makamı korunmaya devam etti.

Saltanat Neden Kaldırıldı?

Saltanatın kaldırılmasının arkasında Millî Mücadele sonrasında ortaya çıkan siyasi gelişmeler ve millî egemenlik anlayışı bulunuyordu. Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasının ardından Ankara'daki TBMM Hükümeti, ülkenin tek ve meşru yönetim merkezi hâline gelmişti. Buna karşın İstanbul'da Osmanlı padişahlığına bağlı ayrı bir hükümet bulunuyordu. Bu ikili yönetim yapısı, Türkiye'nin geleceği açısından önemli bir sorun oluşturuyordu. Özellikle İtilaf Devletleri'nin Lozan Barış Konferansı'na hem Ankara hem de İstanbul hükümetlerini davet etmesi, krizi daha da büyüttü. İki ayrı hükümetin aynı konferansta Türkiye'yi temsil etmesi, millî egemenlik anlayışıyla bağdaşmıyordu. Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye'nin uluslararası alanda tek bir hükümet tarafından temsil edilmesi gerektiğini savundu. Bu nedenle saltanatın kaldırılması yönündeki girişimler hız kazandı. Sonuç olarak TBMM, 1 Kasım 1922'de tarihî kararını aldı.

Saltanatın Kaldırılması Kararını Kim Aldı?

Saltanatın kaldırılması kararı, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından alındı. Karara ilişkin görüşmeler 30 Ekim 1922'de Meclis gündemine geldi. Ancak ilk görüşmede karar yeter sayısına ulaşılamadı. Bunun üzerine konu 1 Kasım 1922'de yeniden ele alındı. Mustafa Kemal Paşa, saltanat ile hilafetin birbirinden ayrılabileceğini savundu. Yapılan görüşmelerin ardından ortak komisyon tarafından hazırlanan karar metni Genel Kurul'a sunuldu. TBMM'de kabul edilen kararla saltanat kaldırıldı. Böylece yönetimde hanedan egemenliği yerine millî egemenlik ilkesi esas alındı.

Osmanlı'nın Son Padişahı Kimdi?

Osmanlı Devleti'nin son padişahı VI. Mehmet Vahdettin'di. Saltanatın kaldırılmasının ardından padişahlık unvanını kaybeden Vahdettin, 17 Kasım 1922'de İngiliz savaş gemisi Malaya ile İstanbul'dan ayrıldı. Vahdettin'in İstanbul'dan ayrılmasının ardından Osmanlı hanedanından Abdülmecid Efendi, 18 Kasım 1922'de TBMM tarafından halife seçildi. Böylece saltanat kaldırılmış olmasına rağmen hilafet makamı bir süre daha varlığını sürdürdü.

Saltanatın Kaldırılması ile Hilafetin Kaldırılması Aynı Mı?

Saltanatın kaldırılması ile hilafetin kaldırılması birbirinden farklı tarihî gelişmelerdir. Saltanat, 1 Kasım 1922'de TBMM kararıyla kaldırıldı. Hilafet ise 3 Mart 1924'te kabul edilen kanunla kaldırıldı. Saltanat, Osmanlı hanedanına dayanan siyasi yönetim biçimini ifade ediyordu. Hilafet ise İslam dünyasının dini liderliğiyle ilişkilendirilen bir makamdı. TBMM, 1922 yılında bu iki makamı birbirinden ayırarak saltanata son verdi. Hilafet makamı ise 1924 yılına kadar varlığını sürdürdü.

Saltanatın Kaldırılması Cumhuriyet'e Nasıl Zemin Hazırladı?

Saltanatın kaldırılması, Türkiye'de millî egemenlik esasına dayanan yeni yönetim sisteminin önünü açtı. Bu gelişmenin ardından Türkiye'nin uluslararası bağımsızlığını güvence altına alan Lozan Barış Antlaşması, 24 Temmuz 1923'te imzalandı. Daha sonra 13 Ekim 1923'te Ankara başkent ilan edildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi, 29 Ekim 1923'te Anayasa'da yaptığı değişiklikle Cumhuriyet'i ilan etti. Mustafa Kemal Atatürk de Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi. Dolayısıyla 1 Kasım 1922'de alınan saltanatın kaldırılması kararı, Türkiye'nin monarşik yönetimden millî egemenliğe ve Cumhuriyet'e geçiş sürecindeki en önemli tarihî dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor.

Antalya Barosu'ndan Saltanatın Kaldırılması Mesajı

Antalya Barosu da saltanatın kaldırılmasının 104'üncü yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı. Baro, 1 Kasım 1922'de alınan kararın millî egemenlik ve Cumhuriyet'e giden süreç açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Paylaşımda, Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla egemenliğin tek bir kişiye veya hanedana değil, kayıtsız şartsız millete ait olduğunun tescil edildiği vurgulandı. Antalya Barosu, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

"104 yıl önce bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla egemenliğin tek bir kişiye veya hanedanlığa değil, kayıtsız şartsız millete ait olduğu tescil edilmiş, Cumhuriyet'e giden yolda tarihi ve büyük bir adım atılmıştır. Saltanatın kaldırılışının yıl dönümünde, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve dava arkadaşlarını sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz."

Antalya Barosu, paylaşımında ayrıca Mustafa Kemal Atatürk'ün millî egemenliğe ilişkin sözlerine de yer verdi:

"Millî egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar yok olur. Milletlerin esareti üzerine kurulmuş kurumlar her tarafta yıkılmaya mahkûmdur."

Saltanatın kaldırılması, Türk milletinin kendi geleceği üzerindeki egemenliğini kurumsallaştıran ve Cumhuriyet'e uzanan yolu açan tarihî bir karar olarak önemini koruyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız