Antalya’da bir araya gelen Yörük camiasının önde gelen isimleri, 8-10 Mayıs 2026 tarihlerinde kutlanacak olan büyük toy öncesinde açıklamalar yaptı. Antalya Yörükler Derneği ve Teke Yörük Dernekleri Federasyonu Başkanı ve Antalya Yörük İl Beyi Bilal Köleoğlu, Yörük kültürünün sadece yerel bir gelenek değil, Türklüğün tarihsel macerası ve doğayla barışık bir yaşam felsefesi olduğunu belirterek tüm vatandaşları bu kutlu birlikteliğe davet etti.

Yörük Kültürü ve Milli Kimlik Üzerine Sert Mesajlar
Antalya Yörükler Derneği Başkanı Abdullah Duman, Yörük kültür hareketinin Antalya’da kurumsallaşarak Balkanlar'dan Ortadoğu'ya kadar geniş bir coğrafyaya yayıldığını belirtti. Yörüklüğün bir "kültür devinimi" olduğunu ifade eden Duman, "Bizler bu kutlu yola çıkarken; 'Yörüklük Türklüğün aslı ve ta kendisidir, Türk milletinin geçmişinin en somut ifadesi ve tarihsel macerasının gerçek hikayesidir' diye çıktık. Artık kelimeleri bazen seçerek söylüyorduk ama şimdi seçmeden de söyleyeceğiz. Sözde bazı araştırmacılar, yazarlar; Yörük kültür devinimini milli kimliğe dönüştürmek gibi bir çabanın içerisinde olduğumuzu söylüyorlar. Bizim milli kimliğimiz; biz Türk’üz. Israrla bunları vurguladığımız halde bazı münafık kesimler Türk milletinin bu öz değerlerinin savunulmasını hazmedemiyorlar” sözleriyle tepki gösterdi.
REKTÖR ÖZKAN'A TEŞEKKÜR
Başkan Duman, konuşmasının devamında Akdeniz Üniversitesi'ndeki akademik atamalar üzerinden yürütülen tartışmalara da değinerek liyakat vurgusu yaptı. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan tarafından açılan kadroya, kriterleri sağlayan yetkin bir bilim insanının getirilmesinin Yörük kimliği üzerinden eleştirilmesini kabul edilemez bulduğunu ifade etti. Atanan hocanın Yakın Çağ Tarihi ve Osmanlı arşivleri konusundaki derin uzmanlığına dikkat çeken Duman, "Bunu bile sırf Yörük olduğu için eleştiriyorlar. Ben Özlenen Özkan hocamıza çok teşekkür ediyorum, oraya yetkin, hakikaten bilimin gereğini yapan bir bilim insanını getirdiği için" diyerek üniversite yönetimine desteğini sundu.

Merhametin ve Birlikteliğin Adı: Yörük Şöleni
Antalya İş İnsanları Derneği Üyesi (ANTİAD) ve Antalya Yörük İl Beyi Bilal Köleoğlu, şölenin sadece bir eğlence değil, birlikteliğin en güzel sembolü ve yarınların teminatı olduğunu dile getirdi. Şölenin baharın gelişini müjdeleyen kültürel bir köprü olduğunu belirten Köleoğlu, günümüz dünyasının en popüler kavramlarından biri olan "sürdürülebilirlik" ilkesinin temelinde Yörük yaşam biçiminin yattığını savundu. Köleoğlu, bu kadim kültürün doğa ve insan arasındaki hassas dengeyi nasıl kurduğunu şu ifadelerle açıkladı:
“Sürdürülebilirliğin en temel özü gene Yörük kültürüdür. Çevreciliği, insana olan saygıyı ve son günlerde artık yaşadığımız hem coğrafyamızda hem dünyada acı tecrübeler yaşıyoruz. Merhametin de adı Yörük kültürüdür. Çocuklarımı yetiştirirken 'çok başarılı olsunlar' istemedim; bundan ziyade merhametli çocuklar, bireyler olsunlar istedim. Yörük kültürü gerçekten bu anlamda hem doğaya hem hayvana ve coğrafyasına çok sadıktır. Hayvana ve doğaya zarar vermeyen insana asla vermez.”

8-10 Mayıs 2026 tarihlerinde Antalya Düzlerçamı’nda gerçekleşecek olan büyük toyun insani meselelerde de bir kürsü vazifesi göreceği açıklandı. Başkan Abdullah Duman, Türk töresinde toyun aynı zamanda milli meselelerin konuşulduğu bir yer olduğunu hatırlatarak, etkinlikte Gazze’deki katliamlar ve Doğu Türkistan’daki soykırıma karşı gür bir ses çıkarılacağını belirtti. Şölen kapsamında düzenlenecek olan geleneksel göç yürüyüşü, Yörük düğünü canlandırması, ozanlık geleneğini temsil eden Aşık Kazanoğlu dinletisi ve Sümer Ezgü gibi sanatçıların konserleri ile Antalya’da milli birliğin ve kültürel bekânın simgesi olan büyük bir ateş yeniden yakılacak.