Antalya’nın dünyaca ünlü simgesi Konyaaltı Varyantı’nın geleceğini tehlikeye atan statü değişikliği hamlesi, yargı duvarına çarptı. Bölgenin en üst düzey koruma kalkanının esnetilerek yapılaşma riskine açık hale getirilmesi üzerine başlatılan hukuk mücadelesinde beklenen karar çıktı. Danıştay, kent savunucularının ve meslek odalarının itirazını haklı bularak idari işlemi durdurdu ve Varyant'ın kaderini değiştirecek resmî evrak bugün itibarıyla taraflara tebliğ edildi. Benzer hukuki süreci devam eden Karaalioğlu Parkı’na da umut olan kararı TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Başkanı Mustafa Karancı, Akdeniz Gerçek’e değerlendirdi.
Hukuki süreci başlatan olay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 9 Eylül 2024 tarihli ve idari kararıyla gerçekleşti. Bakanlık, Antalya'nın önemli noktalarından biri olan Konyaaltı Varyantı ve çevresini kapsayan alanın sit derecesini düşürme yoluna gitti. Alan, kesinlikle dokunulmaması gereken "Kesin Korunacak Hassas Alan" statüsünden çıkarılarak, kontrollü ve sınırlı yapılaşmaya zemin hazırlayabilen "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" derecesine çekildi.

Efsane Başkan İsyan Etmişti: "Yağmayı Durdurun"
Belediye başkanlığı döneminde koruma alanı olarak tescillenen falez bandındaki koruma kararlarının değiştirilerek falezlerin yapılaşmaya açılmasına isyan eden, 1973-1980 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) Antalya Belediye Başkanlığı yapan Antalya’nın efsane başkanı Selahattin Tonguç, Akdeniz Gerçek’e o dönemde verdiği özel demeçte, “Yağmayı durdurun” demişti.
Jeoloji Mühendisleri Odası'nın Zaferi: Karar Bugün Ulaştı
Bu hamlenin ardından, Varyant’ın doğal yapısının bozulacağını ve coğrafi kimliğinin tehdit altına gireceğini savunan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası ile sivil toplum kuruluşları vakit kaybetmeden yargı yoluna gitti. Bakanlığın kararına karşı açılan iptal ve yürütmeyi durdurma davası Danıştay 4. Dairesi bünyesinde karara bağlandı.
Yüksek mahkeme, idari işlemin uygulanması halinde telafisi imkânsız sonuçlar doğabileceğine hükmederek yürütmenin durdurulmasına ve bölgenin eski katı koruma statüsünün aynen korunmasına karar verdi.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Mustafa Karancı tarafından yapılan açıklamada, Danıştay 4. Dairesi'nin verdiği yürütmeyi durdurma kararının bugün itibarıyla taraflarına resmî olarak ulaştığı bildirildi. Kararın ardından değerlendirmelerde bulunan Karancı, sürecin hukuki boyutuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

"Adalet Yerini Buldu"
Falezlerin korunması için yürütülen hukuk mücadelesinde önemli bir aşamanın geride bırakıldığını belirten Karancı, "Antalya’mızın simgelerinden biri olan, milyonlarca yıllık jeolojik süreçler sonucu oluşmuş Muratpaşa-Konyaaltı Falezleri’ni rant ve yapılaşma baskısına karşı korumak adına TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak açtığımız haklı davada, adaletin tecelli ettiğini müjdeleyen yürütmeyi durdurma kararı bugün itibarıyla tarafımıza ulaşmıştır" dedi.
Koruma Statüsünün Düşürülmesine Yargı Dur Dedi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın Konyaaltı Varyantı'nı da kapsayan bölgenin koruma statüsünü düşürmesine karşı dava açtıklarını belirten Karancı, sürecin Danıştay 4. Dairesi tarafından yürütmenin durdurulması kararıyla sonuçlandığını ifade etti.
Karancı, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 09.09.2024 tarih ve 10399331 sayılı Bakanlık Makam Olur'u ile Konyaaltı Varyantı’nı da içine alan bölgenin 'Kesin Korunacak Hassas Alan' statüsünden çıkarılarak bir alt derece olan 'Nitelikli Doğal Koruma Alanı'na düşürülmesine karşı başlattığımız hukuk mücadelesi, Danıştay 4. Dairesi bünyesinde yürütmenin durdurulması ile sonuçlanmıştır" ifadelerini kullandı.

Bilimsel Gerçekler Mahkemeye Taşındı
Dava sürecinde falezlerin bütüncül şekilde korunması gerektiğine ilişkin bilimsel verileri mahkemeye sunduklarını belirten Karancı, statü değişikliğinin ciddi çevresel riskler doğuracağını dile getirdi.
Karancı, "Odamızca açılan davada, Varyant bölgesindeki falezlerin doğu kesimiyle tamamen aynı jeolojik ve jeomorfolojik özelliklere sahip olduğu, tufa (traverten) kayalıklarının bütüncül olarak korunması gerektiği ve koruma derecesinin düşürülmesinin geri dönülmez ekolojik kayıplara yol açacağı açıkça ortaya konulmuştur. Danıştay 4. Dairesi, bilimsel gerekçelerden ve objektif kriterlerden uzak bir şekilde tesis edilen Bakanlık işleminin, falez yapısını ve bu yapıya bağımlı nadir türleri insan faaliyetleri ve antropojenik etkilerle tahribata uğratabileceğine hükmetmiştir. Uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararlar doğuracağı açık olan bu statü düşürme işleminin YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA oyçokluğu ile karar verilmiştir" açıklamasında bulundu.
Emsal Niteliğinde Karar
Kararın yalnızca Konyaaltı falezlerini ilgilendirmediğini vurgulayan Karancı, benzer koruma alanları için de emsal niteliği taşıdığını söyledi.
Karancı, "Bu karar, koruma alanlarında kaçak müdahaleleri veya yapılaşma baskılarını gerekçe göstererek koruma derecelerini düşürmeyi alışkanlık hâline getirmek isteyen zihniyetlere karşı verilmiş çok önemli bir emsaldir. Doğayı korumak yerine, denetimsizliğin yol açtığı fiili durumları yasallaştırma çabalarına yargı geçit vermemiştir." ifadelerini kullandı.
Karaalioğlu Parkı Davaları İçin De Umut Olacak
Benzer hukuki süreçlerin Antalya'daki diğer koruma alanlarında da sürdüğünü belirten Karancı, söz konusu kararın devam eden davalara da yol göstereceğini söyledi.
Karancı, "Yakın tarihte Karaalioğlu Parkı'nda da benzer uygulamalar oldu. Orada da meslek odalarımızın dava süreçleri var. Bu karar o davalara da emsal olacaktır ve o alanlarda da yürütmeyi durdurma ve sonrasında iptali yönünde kararlar bekliyoruz. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak, Antalya'nın bu benzersiz jeolojik mirasını, doğal siluetini ve kentsel kimliğini geleceğe taşımak adına hukuksal ve bilimsel takibimizi kararlılıkla sürdüreceğimizi herkes bilsin" dedi.