Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
19°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Antalya’da Emekçiler İş Bıraktı, Sokağa İndi!

Antalya’da Emekçiler İş Bıraktı, Sokağa İndi!

Bıçak kemiğe dayandı! Antalya’da Birleşik Kamu-İş iş bırakma eylemiyle insanca yaşam ve adil ücret için meydanlarda ses yükseltti.

Bıçak kemiğe dayandı! Antalya’da Birleşik Kamu-İş iş bırakma eylemiyle insanca yaşam ve adil ücret için meydanlarda ses yükseltti.

KAYNAK: Muhabir: Hatice Akkılıç

Antalya’da Attalos Meydanı’nda Birleşik Kamu-İş tarafından düzenlenen basın açıklamasına yoğun katılım oldu. “Bıçak kemiğe dayandı” diyen Başkan Sadık Acar, Bugün (19 Aralık) iş bırakma eylemi gerçekleşti.

Şiir Meydanda Yankılandı

Açıklama Hasan Hüseyin Korkmazgil'in Bıçak Kemikte şiiri ile başladı. Attalos Meydan'ından buluşan emekçiler bir ağızdan şiir okudu.

Attalos Meydanı’nda Ekonomik Tepki

Antalya’da ekonomik sıkıntılar ve geçim zorlukları nedeniyle yurttaşlar Attalos Meydanı’nda bir araya geldi. Birleşik Kamu-İş’in çağrısıyla düzenlenen basın açıklamasına Muratpaşa İlçe Başkanı Can Okan Kıran, Birleşik Kamu-İş Başkanı Sadık Acar, emekliler, sendika üyeleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

antalyada-emekciler-is-birakti-sokaga-indi-yuksek-maas-talebi-meydanlardan-yukseldi112

“Bıçak Kemiğe Dayandı”

Birleşik Kamu-İş adına konuşmayı yapan Başkan Sadık Acar, ekonomik politikaların emekçileri yoksullaştırdığını belirterek, “İnsanca yaşam, adil ücret ve hakça paylaşım talebiyle 19 Aralık’ta üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, iş bırakıyoruz” dedi. Toplu sözleşme süreçlerinde emekçilerin haklarının gasp edildiğini ve bütçede halkın görmezden gelindiğini vurgulayan Acar açıklamasında şu ifadeleri vurguladı:

"Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na bağlı sendikalar olarak; AKP iktidarının emekçiyi yoksullaştıran, sermayeyi koruyan ekonomi politikalarına karşı insanca yaşam, adil ücret ve hakça paylaşım talebiyle 19 Aralık’ta üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, iş bırakıyoruz. Bugün Türkiye’nin en büyük üçüncü kamu emekçileri konfederasyonu Birleşik Kamu-İş olarak işyerlerimizde değil meydanlardayız. Neden
işyerlerimizde değil meydanlardayız? Adına Toplu Sözleşme dedikleri rezil tiyatroda emeğimizin hakkını gasp edenler, şimdi biz emekçilerin durumunu gözetmeden bütçe yaptıkları için tükeniyoruz."

"Ekonomik Krizin Temellerini İktidar Attı"

"Nasıl bir yoksulluk sarmalına atıldığımızı, göz göre göre nasıl nefes alamaz hale getirildiğimizi doğruca anlatabilmek için yakın geçmişe bir bakalım: Halk olarak içine düştüğümüz ağır ekonomik krizin temelleri mevcut iktidar tarafından atıldı. Özelleştirme eliyle Cumhuriyet yadigarı olan fabrikalar, sadece arsalarının bedeli kadar düşük fiyatlara yandaşlara peşkeş çekildi"

"Üreten Yurttaşları, En Çok Vergiyi Verip Asgari, Yani En Az Ücreti Alır Hale Geldi"

"Ülkemiz üretmeden tüketen bir ülke haline getirildi. “Dolarla mı maaş alıyorsunuz, size ne dolardan” denirken ülkede toplu iğne almak için bile dolar kuru takip edilir hale geldi. Üstüne bir de “faiz sebep, enflasyon sonuç” gibi, kabul gören tüm ekonomi doktrinleriyle çelişen bir zihniyette yıllardır
sürdürülen ısrar, ülkede yoksulun daha yoksul zenginin daha zengin olduğu, ekonominin orta direği denen orta sınıfın yok olduğu bu karanlık ekonomik iklimi getirdi. Ülkede asgari ücret genel ücret haline getirildi, asgari ücret ve onun sadece biraz üstü maaş alanlar kayıtlı istihdamın yüzde 70’ine ulaştı. Yani ülkenin çalışan, üreten yurttaşları, en çok vergiyi verip asgari, yani en az ücreti alır hale geldi"

antalyada-emekciler-is-birakti-sokaga-indi-yuksek-maas-talebi-meydanlardan-yukseldi23

"Gerçekleri Yetkililere Duyurmaya Çalıştık"

Bu yıl üçüncü büyük kamu emekçileri konfederasyonu olarak bizim de bulunduğumuz Toplu Sözleşme masasında ortadaki ağır tabloyla zerre uyuşmayan, adeta hakaret niteliğindeki zam tekliflerini ifşa etmiştik. Diğer konfederasyonlara “yapısı belli ve hükümetin noteri gibi çalışan hakem heyetine gidip bu hakaret zamlarını meşrulaştırmayın” demiştik. Sonuçta ne yazık ki dediğimiz gibi oldu. Herkesin durduğu yeri de, hakem heyetinin adına “zam” dediği o utanç rakamlarını da tarih yazdı. Eylemler yaptık, masadaki her rezilliği ifşa ettik. O masada verilmeyen ancak ufak kanun değişiklikleriyle kamu emekçisine sağlanabilecek birçok hak için raporlar hazırladık, Meclis’te grubu bulunan tüm siyasi partilere bu çalışmalarımızı sunup “Sadece basit kanun değişiklikleriyle kamu emekçisinin içine düştüğü bu darboğazı biraz olsun rahatlatabilirsiniz” dedik. Düzenli olarak, TÜİK’in hayal aleminden bildirdiği rakamların aksine çalışmalar yaparak açlık ve yoksulluk sınırının ulaştığı boyutu ortaya koyduk. Bu gerçekleri yetkililere duyurmaya çalıştık"

" Kendi Yarattığı Krizin Faturasını Utanmadan Emekçilere Ödetmeye Çalışıyor"

"Bakın Konfederasyonumuzun Ar-Ge birimi KAMU-AR’agöre Kasım 2025 itibarıyla açlık sınırı 30 bin 327 lira, yoksulluk sınırı ise 93 bin 697 lira düzeyinde. Bu ne demek? Bu kamu emekçilerinin ezici bir çoğunluğunun yoksulluk sınırının çok çok altında yaşadığı ve alım gücünün günden güne erimesi nedeniyle açlık sınırına her gün biraz daha yaklaştığı görülüyor demek. Bu gelen daha da rezil ve sefil günlerin ayak sesleri demek. Birileri kendi yarattığı krizin faturasını utanmadan emekçilere ödetmeye çalışıyor demek. Toplu sözleşme masasında memurun haline kulak vermediler, asgari ücretin belirleneceği masada işçi bile yok, şimdi de halktan alınan vergilerle oluşan bütçeyi, biz emekçileri, halkı görmezden gelerek şekillendiriyorlar. Bu pişkinliğe artık yeter diyoruz! Bakın üst düzey kamu yöneticilerine vicdanlara sığmayan bir seyyanen zam önerdiler. Ağır tepki verdik, her yerde bunun nasıl bir rezillik ve adaletsizlik olduğunu anlattık. Bir iyileştirme yapılacaksa bunun tüm kamu emekçilerini
kapsaması gerektiğini, aksi bir durumun kamu çalışma yaşamındaki gelir adaletsizliğini daha da büyüteceğini, bunu asla kabul etmeyeceğimizi söyledik. Sonrasına hemen geri adım attılar. Oysa söz konusu iyileştirmeyi tüm kamu emekçilerine yaymak, bir kez olsun emekten yana tavır göstermek
de mümkündü"

antalyada-emekciler-is-birakti-sokaga-indi-yuksek-maas-talebi-meydanlardan-yukseldi323

"Emek Düşmanlığı Görüyoruz"

"Şimdi bütçe hazırlanırken de aynı emek düşmanlığını görüyoruz. Bütçe’de hak yok, halk yok, işçi sınıfı yok, matematik yok, vicdan yok… Sermaye var, yandaşların çıkarları var, zenginin ağzına çalınan parmak parmak ballar var. Bütçenin yükü dolaylı vergilerle zaten yoksulluktan beli bükülmüş emekçi ve
açlık sınırının bile altına atılmış emeklilerin sırtına bindirilirken kamu kaynakları sermaye gruplarına aktarılıyor. Sosyal devlet ilkesi görmezden gelinerek hazırlanan bütçede, halkın refahını gözeten en ufak bir hamle yok. En zenginlerin sırtı kamu teşvikleri ve vergi sıfırlamalarıyla sıvazlanırken, bu
bütçeye göre halk yine en çok vergiyi ödeyip yine en az hizmeti alacak. Oysa halkın vergileri şirketlerin kâr hanesine değil, yurttaşların ihtiyaçlarına ayrılmalıdır"

"Yoksulluk Sınırının Üstünde Maaş İstiyoruz!"

"Bütçe, halkın ortak kaynağıdır. Bu kaynaktan en büyük pay emekçiler, emekliler, gençler ve engelliler başta olmak üzere yoksul halkımızın tamamına ayrılmalıdır. Bütçe, ekonomi gemisinin rotasıdır; rotası adil ve bilimsel şekilde belirlenmeyen bu geminin daha da derin ekonomik krizlerin kıyısına vuracağı ne yazık ki gün gibi ortadadır. Biz emekçiler olarak bu olmasın diyoruz! Artık yeter, yaşayamıyoruz diyoruz! Sorumlusu olmadığımız bu krizin faturasını ödemeyi reddediyoruz! İnsanca çalışma şartları ve insanlık onuruna yaraşır ücretler istiyoruz ve alacağız! Yoksulluk sınırının üstünde maaş istiyoruz!"

"Seyyanen Zammın Emekçi Ve Emeklilerin Tamamına Verilmesini İstiyoruz"

"Sadece ayrıcalıklı bir zümre için zikredilip sonra geri çekilen seyyanen zammın emekçi ve emeklilerin tamamına verilmesini istiyoruz! Yan ödemelerin tamamının emekli aylıklarına yansıtılmasını istiyoruz. Gelir vergisinin %15’e sabitlenmesini istiyoruz! Enflasyon farkının aylık olarak ödenmesini istiyoruz!
Yılda 4 ikramiye istiyoruz! Kira yardımı istiyoruz! Kamu emekçisinin umudu olan Birleşik Kamu-İş olarak altını çiziyoruz: Bu iş bırakma eylemimiz bir uyarıdır. Kamu emekçisi, gasp edilen hakları teslim
edilmedikçe üretimden gelen gücünü kullanmayı da demokratik hakları çerçevesinde mücadele etmeyi de sürdürecektir. Nasıl belirlendiği belli olmayan gerçek dışı enflasyon rakamlarını, ekonomik krizin faturasının önümüze koyulmasını, milli gelirden almamız gereken payın gasp edilmesini kabul etmiyoruz! Haklıyız! Direneceğiz! Kazanacağız!"

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız