Antalya Okul Yemeği Koalisyonu bileşenleri Antalya Gazeteciler Cemiyeti Lokali’nde bir basın açıklaması düzenledi. Antalya Okul Yemeği Koalisyonu temsilcileri, okul yemeği eylemleri kapsamında çocukların ücretsiz, sağlıklı ve besleyici öğünlere erişim hakkını savundu. Etkinliğe Veli Der Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Antalya Şube Başkanı Fulya Sarvan, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulu üyesi, gazeteci, aktivist Songül Başkaya, Konyaaltı Belediye Başkan Yardımcısı Müge Gezginci Ünsal, Antalya Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Serap Ertuğrul Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Şerafettin Sayar, Antalya Çağdaş Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Figen Bostancı ve Yardım Gönüllüleri Eğitim ve Proje Derneği (YAGEP) Başkanı Umut Araz katıldı. Açıklamayı Tülin Koç yaptı. Koalisyon açıklamasında, 1945’te Macaristan’ın önerisiyle başlatılan Dünya Gıda Günü’nün bu yılki temasının “Daha İyi Gıdalar ve Daha İyi Bir Gelecek İçin El Ele” olduğunu hatırlatarak, çocukların sağlıklı beslenmesinin eğitim hakkının temel koşullarından biri olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, Türkiye’de her 4 çocuktan 1’inin yoksul, her 5 çocuktan 1’inin açlıkla karşı karşıya olduğu ifade edildi.

“Okul Yemeği En Etkili Kamusal Politikadır”
Veli Der Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, “Okul yemeği programı, yoksulluk nedeniyle eğitimden kopan çocukların yaşadığı riskleri önleyecek en etkili kamusal politikadır. Okulda ücretsiz ve sağlıklı öğün alan çocuk, okula devam eder, başarır, güçlenir ve geleceğini kurar. Beslenme kadar temiz içme suyuna erişim de kamusal bir haktır. Her okulda arıtma ve filtreleme sistemleri bulunmalı, çocuklar kolayca ulaşabileceği içme suyu noktalarına sahip olmalıdır. Suya erişim bir konfor değil, eğitim hakkının fiziksel koşuludur” dedi.
TÜKD'den Diyanet’in Hutbesine Tepki: Şeriat Düzeni Hazırlıkları Ürkütücü Boyutta
"Yardım Değil Haktır"
Koalisyon, açıklamasında devletin görevinin bu hakları lütuf olarak değil, kamusal bir yükümlülük olarak yerine getirmek olduğunu vurgulayarak, "Devletin görevi, bu hakları lütuf olarak değil, kamusal bir yükümlülük olarak yerine getirmektir. Okul yemeği uygulaması, sosyal devlet ilkesinin en somut göstergesidir. Bir yardım değil, bir hak; bir masraf değil, geleceğe yapılan en değerli yatırımdır" ifadelerini kullandı.

Talepler Açıklandı
Basın açıklamasında koalisyonun talepleri şöyle sıralandı:
-MEB, Sağlık Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı okullarda sağlık taraması yaparak acil müdahale programları hazırlamalı.
-Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı “Beslenme Genel Müdürlüğü” kurulmalı; illerde gıda mühendisleri, diyetisyenler, hekimler, aşçılar ve mutfak personeli güvenceli istihdam edilmeli.
-Okullarda yemekhane alanları oluşturulmalı; fiziki mekânı uygun olmayan bölgelerde merkezi kamusal mutfaklar kurulmalı.
-Okul yemeği hizmeti taşerona devredilmemeli, kamu eliyle ve kamu kaynaklarıyla yürütülmeli.
-Her okulda temiz içme suyu altyapısı zorunlu hale getirilmeli; bütçe planlamasında okul yemeği ve su hakkı ayrı kalem olarak yer almalı.
-Programlar demokratik denetime açık olmalı, okul aile birlikleri, sendikalar, meslek örgütleri ve sivil toplum katılımıyla yürütülmeli.
-Sağlıklı beslenme ve su hakkı eğitim müfredatına entegre edilmeli; farkındalık çalışmaları çocuklara, öğretmenlere ve velilere yönelik yapılmalı.
Veli-Der’den LGS Tepkisi: Bakan Yusuf Tekin’e Suç Duyurusu!
"Ülkemizin Geleceğine Sahip Çıkmaktır"
Tülin Koç, dünyada 466 milyon çocuğun her gün ücretsiz okul yemeği aldığını ve 100’ü aşkın ülkenin programlarını ulusal ölçekte yürüttüğünü belirterek, "100’ü aşkın ülke, okul yemeği programlarını ulusal ölçekte ve öz kaynaklarıyla yürütmektedir. Türkiye de Uluslararası Okul Yemekleri Koalisyonu’na katılmalı ve bu doğrultuda gerekli yasal düzenlemeleri acilen hayata geçirmelidir. Okul yemeği ve temiz su hakkı, devletin bütçe planlamasında “tercih” değil, anayasal bir yükümlülük olarak yer almalıdır.
Eğitim hakkının gereği olan bu iki temel hak için bütçe oluşturmak; sosyal devletin asli görevi, politik iradenin samimiyet testidir.Çocukların beslenme hakkı için ayrılan her kuruş, geleceğe yapılan en güvenli yatırımdır.Çağrımız açık: Her çocuk, doğduğu yerden, gelir düzeyinden, kimliğinden bağımsız olarak eşit eğitim, eşit beslenme ve eşit yaşam hakkına sahiptir. Bugün okul yemeği ve temiz su hakkı için adım atmak; yalnızca çocuklara değil, ülkemizin geleceğine sahip çıkmaktır" dedi.
"İçilebilir Su Kamusal Haktır"
Başkan Koç, “Bu ülkenin geleceği, çocukların tabağında şekilleniyor. Sağlıklı okul yemeği ve içilebilir temiz su bir yardım değil, kamusal bir haktır. Bu hakkın yaşama geçirilmesi sosyal devletin ve politik iktidarın görevidir” diye konuştu.

“Gıda İsrafı ve Türkiye’deki Çocuk Yoksulluğu Alarm Veriyor”
Bileşenlerden Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Antalya Şube Başkanı Fulya Sarvan, konuşmasında dünyada üretilen gıdanın üçte birinin kaybolduğunu veya israf edildiğini belirtti. Sarvan, çatışmalar, aşırı hava olayları, ekonomik şoklar ve artan eşitsizliklerin tarım alanları, su kaynakları ve biyoçeşitlilik üzerinde baskı oluşturduğunu vurguladı. Türkiye’nin Dünya Sefalet Endeksinde 5. sıraya gerilediğini kaydeden Sarvan, “Ülkemizde yoksulluk her geçen gün derinleşiyor. 0-17 yaş grubundaki 22 milyona yakın çocuk için yetersiz ve sağlıksız beslenmeye bağlı gıda ve sağlık krizi tehlike çanları giderek çalıyor. TÜİK verilerine göre her 3 çocuktan 1’i yoksul. En az 7 milyon çocuk okula yarı aç yarı tok gidiyor. Bu durum, gelecek nesillerimizin beden ve zihin sağlığı açısından okul çağındaki çocuklara her kademede bir öğün sağlıklı okul yemeği sağlanmasının önemini ortaya koyuyor” dedi.
"Talebimizi Yüksek Sesle Dile Getiriyoruz"
Başkan Sarvan, 2024 Mart ayından bu yana Türkiye ve Antalya Okul Yemeği Koalisyonu olarak çalıştaylar, basın toplantıları ve raporlar ile kamuoyunun dikkatini bu meseleye çektiklerini, ancak bugüne kadar somut bir sonuç alınamadığını vurgulayarak, “2026 Bütçe döneminde bu talebimizi yüksek sesle dile getirmek istedik. Dünyada yüzü aşkın ülke çocuklarına bir öğün sağlıklı okul yemeği sunarken Türkiye’nin bunu başaramaması için hiçbir sebep görmüyoruz” şeklinde konuştu.
Veli-Der Antalya'dan Bakan Tekin’e Çıkış: “Kendi Çocuğuna Var, Yoksula Yok!”
"Çalışmalara Devam Edeceğiz"
Antalya Şubesi olarak yürütülen “Sağlıklı Besinler, Sağlıklı Nesiller” projesine de değinen Sarvan, gönüllü diyetisyenler eşliğinde 500’e yakın anneye çocuklarının sağlıklı beslenmesini sağlamak için eğitimler verdiklerini belirtti. Sarvan, “Birçok aile temel gıdaları temin edemiyor ve çocuklarını ucuz, besin değeri düşük paketli gıdalarla besliyor. Biz alternatif sağlıklı beslenme menüleri konusunda aileleri bilgilendiriyoruz ve bu çalışmalara önümüzdeki aylarda devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
