Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) Genel Başkanı Meral Güler, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 15 Ağustos Cuma hutbesinde kız çocuklarının hak arayışını 'kul hakkı ihlali' olarak nitelendirmesine sert tepki gösterdi.
Diyanet’in Hutbesi Tartışma Yarattı
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 15 Ağustos tarihli Cuma hutbesinde, 'kız çocuklarının Allah’ın takdir ettiği hakka razı olmamasının kul hakkının ihlali' olarak tanımlanması büyük tepki topladı.
"Anayasaya ve İnsan Haklarına Aykırı"
Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) Genel Başkanı Meral Güler, bu ifadelerin Medeni Kanun ve Anayasa ile güvence altına alınmış kadınların eşit yurttaşlık hakkına açık bir saldırı olduğunu dile getirdi.
TÜKD GMYK ve tüm şubeler adına 'Kul Hakkı Değil, İnsan Hakkı!' başlıklı bir açıklama yapan TÜKD Genel Başkanı Meral Güler, "Dini kendi ajandasına göre yorumlayan, kadınların doğumlarından itibaren yaşamına, bedenine, nerede nasıl davranacağına, kılık kıyafetine müdahale etmekten vazgeçmeyen Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 15 Ağustos 2025 tarihli Cuma hutbesinde 'kız çocuklarının Allah’ın takdir ettiği hakka razı olmamasının, kul hakkının ihlali' olarak nitelendirilmesi, Medeni Kanun ile teminat altına alınan 'kadınların eşit yurttaşlık hakkına yönelik saldırı olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na ve uluslararası insan hakları sözleşmelerine de açıkça aykırıdır" dedi.

“Şeriat Düzeni Hazırlıkları Ürkütücü Boyuta Ulaştı”
Cumhuriyet’in eşit yurttaşlık ilkesini zedeleyen bu yaklaşımın, yıllardır sistematik şekilde dayatılmaya çalışılan şeriat düzeninin ürkütücü bir aşaması olduğunu ifade eden Güler, " Cumhuriyet’in eşit yurttaşlık ilkesini sarsmaya yönelik hukuk üzerinde dini baskı kurmayı hedefleyen bu pervasız söylemler, yıllardan bu yana sistematik bir operasyonla yeniden hakim kılınmaya çalışılan şeriat düzeni hazırlıklarının ürkütücü boyutlara ulaşan son aşamasıdır" ifadelerini kullandı.
“Kadını İkinci Sınıf Kul Olarak Görüyorlar”
Diyanet’in fetvalarının kadınları ikinci sınıf vatandaş konumuna düşürdüğünü aktaran TÜKD Başkanı Güler sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir yandan erkek egemen kültür tarafından kadınların ekonomik özgürlüğünün, eşit temsil hakkının, her alanda güçlenmesinin önüne konulan engellerle mücadelemiz sürerken, diğer yandan Cumhuriyetin en önemli kazanımlarından olan eşit yurttaşlık hakkımıza yönelik saldırılarla savaşmakta ve laiklik ilkesini sürekli olarak aşındırma çabasının siyasal aygıtı haline dönüşen Diyanetin kadını ikinci sınıf 'kul' olarak gören, akıl almaz fetvalarına karşı kazanılmış/vazgeçilmez haklarımızı savunmak zorunda kalmaktayız."
“Rıza Sözcüğü Aile Arabuluculuğunun İpucu”
Hutbede geçen 'rıza' kelimesine de dikkat çekerek bu kavramın, kadını erkeğin lütfuna mahkûm etmeyi amaçlayan 'aile arabuluculuğu' düzenlemelerinin işareti olduğunu savunan Meral Güler, "Hutbedeki 'rıza' sözcüğü de, kadını erkeğin lütfuna mahkum etmeyi amaçlayan 'aile arabuluculuğu' müessesesinin ipuçlarını ortaya koyan bir başka örtülü saldırıdır. Ülkemizde her gün kadınlar öldürülürken, çocuklar istismara uğrarken suskunluğu tercih eden Diyanet’in, haddini aşarak ve görev sınırlarını zorlayarak ortaya koyduğu fetvalarının, Medeni Kanun'a, miras hükümlerine, eşit yurttaşlık hakkına açıkça aykırı olan tüm söylem ve eylemlerinin; haklarını, hukukunu ve cumhuriyetle elde ettikleri kazanımları gasp ettirmemek için yıllardır mücadele eden kadınların çabası karşısında bir kez daha yenileceğine inancımız tamdır" dedi.
Diyanet’in Giyim ve Tatil Hutbeleri Gündemde! Prof. Şahin Filiz: Ayetler Çarpıtılıyor