Antalya'da tarımsal üretimin çeşitlendirilmesi ve kırsal alanlardaki ekonomik canlılığın sürdürülebilir kılınması amacıyla yerel yönetimler düzeyinde kritik adımlar atılmaya devam ediyor. Kent kimliğinin en önemli parçalarından biri olan tarım ve hayvancılık faaliyetlerini desteklemek, özellikle girdi maliyetlerinin hızla yükseldiği bu dönemde üreticinin toprakta ve üretimde kalmasını sağlıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, yerelden kalkınma hedefleri doğrultusunda Akseki ilçesiyle başlattığı arıcılık destek zincirini genişleterek Serik, Kumluca ve Demre ilçelerindeki üreticilere de ulaştırdı. Bölgedeki bal üretim potansiyelini maksimum seviyeye çıkarmayı hedefleyen bu stratejik hamle sayesinde, hem yerel arıcıların bütçeleri korundu hem de Akdeniz’in zengin bitki örtüsünün ekonomiye kazandırılmasının önü açıldı.

Dört İlçede Yüzlerce Kovan Arıcılarla Buluştu
Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen saha çalışmaları neticesinde, arıcılık faaliyetlerinde bulunan 136 üreticiye toplamda 408 arı kovanı desteğinde bulunuldu. Dağıtım planlamasının ilk ayaklarından biri olan Serik ilçesinde gerçekleştirilen teslimat töreninde konuşan Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı personeli Fatih Alkan, "Serik ilçesinde 36 üreticiye, kişi başı 3’er adet olmak üzere toplam 108 arı kovanını teslim ettik. Üreticilerimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum" dedi. Serik'in ardından Kumluca ve Demre ilçelerinde de eş zamanlı olarak sürdürülen organizasyon kapsamında, arıcılıkla uğraşan 70 üreticiye daha toplam 210 arı kovanı teslim edilerek bölgedeki üretim kapasitesi güvence altına alındı.

Yüksek Üretim Maliyetlerine Büyükşehir Kalkanı
Arıcılık sektöründe hobi olarak başlayan ve daha sonra bunu meslek edinen yerel üreticiler için ekipman tedariki en büyük harcamaların başında geliyor. Projeden yararlanan ve arıcılığa hobi olarak başladığını ifade eden Ayhan Kurt, gerekli sertifikaları ve eğitimleri tamamladıktan sonra üretime geçtiğini belirterek, "Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin arıcılıkla ilgilenmek isteyen vatandaşlara hibe arı kovanı desteği sağlayacağını öğrendik ve başvuru yaptık. Piyasa değeri 2000-2500 TL olan kovanlardan bize yeterli sayıda ücretsiz olarak verildi. Kovanlarımızı teslim aldık, artık bal üretimi için çalışmalarımıza başlayacağız" diye konuştu. Bu hibe programı, özellikle üretime yeni başlayan genç ve kadın girişimciler için sektöre adım atma motivasyonunu artırırken, mevcut arıcıların da işletmelerini büyütmelerine olanak tanıyor.
Yerel Üretici Desteklerden Ve Hibe Kalitesinden Memnun
Girdi maliyetlerinin piyasa şartlarında her geçen gün artması, geleneksel yöntemlerle üretim yapan vatandaşların elini kolunu bağlarken, yerel yönetimin sunduğu bu hibe modeli adeta bir can suyu işlevi görüyor. Destekten faydalanan bir diğer üretici Vedat Özcan ise arı kovanlarını kendi imkânlarıyla yaptırmaları durumunda maliyetlerin oldukça yüksek olduğunu belirterek, "Dışarıda yaptırmış olsaydık 1500-2000 TL arasında bir masraf oluşacaktı. Sağ olsun Başkanımız destek oldu. Üreticilere sağlanan katkılardan dolayı Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz" dedi. Antalya genelinde yaygınlaştırılan bu ve benzeri mikro destek modelleri, bölge insanının göç etmeden kendi toprağında doymasını sağlarken, uzun vadede Antalya'nın markalı bal üretim hacmini de doğrudan yukarı taşımayı vaat ediyor.