Dünya turizminin önemli destinasyonlarından Antalya, küresel pazarda yepyeni bir rakibin yükselişiyle karşı karşıya kaldı.
Akdeniz ve Kızıldeniz Arasında Yeni Turizm Savaşı Başlıyor
Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, son yıllarda kitle turizminde öne çıkmaya başlayan Mısır'ın Hurghada şehri ile Antalya rekabetini değerlendirdi. Kızıldeniz kıyısındaki bu parlayan bölgeye 4 günlük bir inceleme gezisi düzenleyen ve burada onlarca otel yatırımcısı ile yöneticisiyle derinlemesine görüşmeler yapan Yavuz, Akdeniz ve Kızıldeniz arasındaki dengelerin değişmeye başladığına dikkat çekti.
"Antalya Onlarca Yıllık Tecrübesiyle Oturmuş Bir Turizm İmparatorluğu"
İki destinasyon arasındaki hacimsel farklar incelendiğinde, Antalya'nın küresel pazardaki ağırlığı net bir şekilde hissediliyor.
Kentin yaklaşık 16-17 milyon yabancı ziyaretçi ağırlayan dev bir turizm ekonomisi haline geldiğini belirten Yavuz, "Antalya, oturmuş bir turizm imparatorluğu. Yatak kapasitesi 700 bine yaklaşmış durumda. Hurghada ise henüz daha küçük ölçekli görünse de yıl boyu devam eden iklim avantajı, uygun fiyat politikası ve yatırım iştahı sayesinde dünyanın en hızlı büyüyen resort bölgelerinden biri olma yolunda ilerliyor" dedi.
Antalya'nın gücünün krizlere karşı gösterdiği dirençten kaynaklandığını aktaran uzman isim, son on yılda yaşanan savaşlara, küresel pandemiye ve ekonomik dalgalanmalara rağmen şehrin sürekli büyümeyi başardığını ifade etti. Kenti rakiplerinden ayıran en temel unsurların ise güçlü havalimanı altyapısı, kusursuz işleyen her şey dahil sistemi ve golf, spor, sağlık ile kongre turizmi gibi çeşitlendirilmiş ürünler olduğu belirtildi.
Kontrolsüz Büyüme ve Yükselen Maliyetler Sektörü Tehdit Ediyor
Son yıllarda artan enerji maliyetleri, nitelikli personel sıkıntısı, yükselen işletme giderleri ve kontrolsüz yatak kapasitesi artışının sektör üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu dile getiren Recep Yavuz, "Ancak Antalya'nın bununla beraber sorunları da büyüyor. Artan enerji maliyetleri, personel sıkıntısı, yükselen işletme giderleri ve kontrolsüz yatak kapasitesi artışı sektör üzerinde baskı oluşturuyor. Son yıllarda Avrupa pazarında 'Antalya pahalılaşıyor' algısı da giderek güçlenmeye başladı. Açık konuşmak gerekirse Antalya bugün biraz kendi başarısının altında ezilmeye başladı" diye konuştu.
Şehirdeki en kronik problemin yeni otel inşaatlarının durmaksızın devam etmesi olduğunu savunan Yavuz, gelecekte otelcilerin bu duruma toplu olarak isyan edeceğini, çünkü asıl meselenin yeni yatak eklemek değil, mevcut yatakları sürdürülebilir bir stratejiyle doldurabilmek olduğunu hatırlattı.

Fiyat Odaklı Hurghada ile Kalite Odaklı Antalya'nın Mücadelesi
Öte yandan Mısır'ın agresif bir şekilde büyüyen tatil kenti Hurghada, sunduğu maliyet avantajlarıyla şu an doğrudan Antalya'nın kemikleşmiş pazarlarını hedef alıyor.
Bölgenin özellikle Alman, Rus, İngiliz, Polonya, Çek ve Doğu Avrupa pazarında çok hızlı büyüdüğünü, çocuklu ailelere 12 ay boyunca denize girme fırsatı sunduğunu ve Antalya'ya kıyasla yüzde 20 ila 40 oranında daha ucuz olduğunu belirten Yavuz, buna karşın kentin henüz Antalya kadar gelişmiş bir şehir, gastronomi ve hijyen kültürüne sahip olmadığını kaydetti.

İki şehir arasındaki temel farkın kalite olduğunu belirterek Akdeniz'in gelecekteki rotasını çizen Yavuz, "Antalya uzun yıllardır kaliteyi yükselterek büyümeye çalıştı. En azından belli bölgelerde ve belli tesislerde bunu başardı. Hurghada ise şu an daha çok fiyat avantajıyla büyüyor. Yani biri kalite merkezli, diğeri fiyat merkezli model uyguluyor. Ama bugün itibarıyla gerçek şu; Antalya hala Akdeniz'in en güçlü turizm markalarından biri. Hurghada ise dünyanın en hızlı yükselen resort destinasyonlarından biri olmaya aday. Ve görünen o ki önümüzdeki yıllarda turizm sektörü bu iki destinasyonu çok daha fazla yan yana konuşacak. Gelecekteki rakibimiz artık Mayorka değil, Antalya'yı örnek alan Hurghada olacak" diye konuştu.