Alman Dışişleri Bakanlığı’nın güvenlik gerekçesiyle güncellediği "riskli ülkeler" listesi, Avrupa’nın en büyük pazarında 1 milyon 300 bini aşkın turisti yeni bir adres arayışına itti. Ortadoğu’daki savaş atmosferi nedeniyle Dubai, Katar ve Kenya gibi noktaların liste dışı kalması, gözleri Türkiye’nin turizm başkenti Antalya’ya çevirdi.
"Sırat Köprüsü'nde Cambaz Gibi İlerledik"
Türkiye'nin bölgedeki hassas dengeler içinde güvenli bir liman olarak kalmayı başardığını belirten Recep Yavuz, bu süreci şu sözlerle nitelendirdi: "İtiraf etmeliyim ki şu ana kadar bu işi iyi kotardık. Bir yanda İsrail, bir yanda İran, bir yanda Amerika... Aslında Sırat Köprüsü'nün üzerindeki bir cambaz gibi gittik; bir sağa bir sola yalpaladık ama karşıya varmayı başardık. Eğer bu tarafsızlığı korumasaydık, bugün uçaklar Antalya’ya dolu dolu gelmezdi".

Antalya "Her Şey Dahil" Ezberini Bozabilecek mi?
Rotası değişen turist profilinin klasik tatilciden farklı olduğunu vurgulayan Yavuz, Antalya için kritik bir analizde bulundu: "Dubai ve Katar’a giden kitle; egzotik deneyim, kültür ve prestij arayan bir profil. Bu nedenle 'Dubai yerine Rodos' veya 'Katar yerine Antalya' gibi basit bir değişim beklemek gerçekçi değil. Bu turist kitlesi her şey dahil turisti değil; beklentilerini ve harcama alışkanlıklarını doğru analiz ederek onlara talip olduğumuzu hissettirmeliyiz".
"Mesele Ucuzluk Değil, Güvenle Eve Dönüş"

Turizmde fiyat rekabetinin yerini güvenlik algısına bıraktığını ifade eden Yavuz, tanıtım stratejisinin merkezine "güven" unsurunun konulması gerektiğini söyledi: "Artık ucuzuz, pahalıyız, güzeliz ya da çirkiniz meselesi bitti. Bugün Alman turistin yaşadığı temel psikoloji şudur: 'Gidiyoruz ama bir savaş çıkarsa geri dönebilecek miyim?' İnsanlar paraya değil, güvenli tatil yapıp problem yaşamadan dönebileceği ülkeye bakıyor. Şu anda otel satılmıyor, güven satılıyor".
32 Yıl Sonra Gelen Güven Rekoru
Antalya ve çevresinin bu güveni tesis edebileceğine dair en taze örneğin Marmaris’te yaşandığını belirten Yavuz, "6 bin Avusturyalı emekli turisti ağırladık. Gelmeden önce çok endişeliydiler ancak %97,5 gibi rekor bir memnuniyetle döndüler. Avrupa'da emekli turistin kapısını 32 yıl sonra tekrar açtık. Türkiye hala bir güven unsuru olabiliyorsa, Antalya olarak bunu dünyaya çok daha güçlü duyurmamız lazım" diyerek sözlerini tamamladı.