Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ocak Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkan Vekili Abdullah İnan idaresinde üyelerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, ATB’nin 2025 yılı faaliyet özeti ve yönetimin bir aylık icraatları hakkında meclis üyelerine detaylı bilgilendirme yapıldı. ATB Başkanı Ali Çandır, tarımsal üretimden makroekonomik verilere kadar Antalya gündemine dair kritik değerlendirmelerde bulundu.
Başkan Ali Çandır, Antalya’da son dönemde yaşanan sel, dolu, fırtına ve hortum gibi doğal afetlerin tarım arazilerine verdiği hasarı öncelikli gündem maddesi olarak ele aldı. İlk belirlemelere göre Kumluca, Finike, Demre ve Aksu ilçelerinde 5 bin dekarı aşkın örtüaltı üretim alanının zarar gördüğünü belirten Çandır, hayatını kaybeden vatandaş için taziye dileklerini iletti. Afetlerin sürekli aynı havzalarda tekrarladığına dikkat çeken Çandır, çözümün bilimsel temelli ve uzun vadeli altyapı yatırımlarından geçtiğini vurguladı.

2 Bin Üretici İçin Acil Destek Çağrısı
Afetin ardından üretim maliyetleri altında ezilen çiftçiler için hızlı müdahale beklediklerini ifade eden Çandır, yaklaşık 2 bin üreticinin acil nakit desteğine ihtiyaç duyduğunu söyledi. Mevcut kredilerin ötelenmesi, yeni hibe programlarının başlatılması ve uygun faizli kredi imkanlarının ivedilikle devreye alınmasının hayati önem taşıdığını belirtti. Ayrıca Antalya’nın kültürel hafızasına katkı sunan tarihçi Giray Ercenk’in vefatından duyduğu üzüntüyü dile getirerek ailesine başsağlığı diledi.

Tarımda Stratejik Küçülme Tehlikesi
Ekonomik verilere değinen Başkan Çandır, 2025 yılının genel göstergelerde 2024’ün gerisinde kaldığını ve tarım sektöründe yüzde 7 oranında bir küçülme beklendiğini açıkladı. Tarımın sadece ekonomik değil, stratejik bir sektör olduğunun altını çizen Çandır, tarımını kaybeden bir toplumun geleceğini de kaybedeceği uyarısında bulundu. Tarım politikalarının, sektörün doğa risklerine açıklığı ve piyasa fiyatlarına bağımlılığı göz önüne alınarak yeniden şekillendirilmesi gerektiğini savundu.

Antalya Ekonomisinde Yapısal Daralma
Antalya’nın ülke ekonomisindeki payının 2019’daki zirve noktasından geriye düştüğünü hatırlatan Çandır, özellikle tarımsal paydaki erimeye dikkat çekti. 2010 yılında yüzde 6,1 olan Antalya’nın tarımsal payının 2024’te yüzde 4,6’ya gerileyerek yüzde 25 oranında kayıp yaşadığını belirtti. Kent içi milli gelirde tarımın payının yüzde 7'nin altına düşmesinin beklediğini ifade eden Çandır; sanayi ve ticaret sektörlerinde de benzer bir pay kaybının yaşandığını, bunun geçici bir dalgalanma değil yapısal bir daralma olduğunu vurguladı.
Sebze ve Meyve Arzında Büyük Düşüş
Tarımdaki daralmanın somut etkilerinin halde işlem gören ürün miktarlarında netleştiğini belirten Çandır, son 6 yılda sebze ve domates miktarının yüzde 50, meyve miktarının ise yüzde 60’tan fazla azaldığını açı. Buna karşın fiyat endekslerinin 23 kat artmasının sorunun fiyatlarda değil üretim miktarında olduğunu kanıtladığını söyledi. 2026 yılının ilk yarısının iş dünyası için oldukça zorlu geçeceğini öngören Başkan, ikinci yarıdaki olası rahatlamanın ise ölçülü olması gerektiğini, aksi takdirde geçmiş fedakarlıkların boşa gideceğini ifade etti.
2026 Teması: Su Yönetimi ve Gelecek
ATB’nin 2026 yılı temasını "SU" olarak belirlediklerini açıklayan Çandır, tarımın ve kent ekonomisinin geleceğinin doğrudan su kaynaklarına bağlı olduğunu belirtti. Antalya’nın "suyu bol" sanılan ancak kuraklık baskısı yüksek bir kent olduğunu hatırlatarak; kapalı devre sulama, su hasadı ve havza bazlı ürün planlamasının artık bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Suyun yönetilmesinin teknik bir detaydan ziyade doğrudan ekonomik bir konu olduğunu ve bu sermayeye sahip çıkılmazsa tüm sektörlerin kaybedeceğini dile getirdi.
Mermer Ocakları ve COP31 Fırsatı
Finike Boldağ’da planlanan taş ocağı projesine değinen Çandır, mermer ihtiyacının verimli tarım arazileri dışında planlanması gerektiğini ve tarımsal mirasın korunmasının öncelikleri olduğunu söyledi. Antalya’nın 2026 yılında ev sahipliği yapacağı COP31 (İklim Değişikliği Konferansı)’nın kent için tarihi bir sorumluluk olduğunu belirtti. COP31’in başarısının zirve bittikten sonra kente bırakacağı çevresel ve yönetsel mirasla ölçüleceğini, atık ve su yönetiminde kalıcı bir vizyonun hakim olması gerektiğini vurguladı.

EXPO 2016 ve Üretici Talepleri
Atıl durumdaki EXPO 2016 alanının COP31 için planlanmasını önemli bir adım olarak gören Çandır, bu alanın zirve sonrasında da eğitim, sağlık veya tarım gibi başlıklarda kente değer üreten kalıcı bir merkeze dönüştürülmesi gerektiğini savundu. Ayrıca, yüksek enflasyon karşısında eriyen tarımsal işletme kredi limitlerinin en az iki katına çıkarılmasını ve imalat sanayiindeki 5 puanlık sigorta prim indiriminin tarım sektörü için de uygulanmasını talep etti.
YÖREX İçin Geri Sayım: 22 Nisan
Kırsal kalkınmanın anahtarı olarak gördükleri YÖREX (Yöresel Ürünler Fuarı)’nın bu yıl 22-26 Nisan tarihlerinde düzenleneceğini müjdeleyen Çandır, "Sizin Oraların Nesi Meşhur?" sloganıyla tüm Türkiye'yi Antalya'da buluşturmaya hazırlandıklarını söyledi. Yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerin korunması ve ekonomiye kazandırılması için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini belirterek konuşmasını tamamladı.
ATB Başkanı Ali Çandır: 'Tarımda Maliyetler Rekor Kırdı'
ATB Başkanı Çandır 2025 İhracat Verilerini Açıkladı! 2,1 Milyar Dolarlık Satış Gerçekleşti
Tarımda Çift Haneli Kayıp Kapıda: ATB'den 2026 İçin Yol Haritası