Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Antalya İl Koordinasyon Kurulu ve TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı kentin doğal ve kültürel mirasını korumak adına yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, dünya çapında eşine az rastlanır traverten platoları üzerine kurulu Antalya falezleri ile kentin ortak hafıza mekanı olan Karaalioğlu Parkı’nın ciddi bir yapılaşma baskısı ve koruma zafiyeti ile karşı karşıya olduğu belirtildi.

Falezlerin Koruma Statüsü Düşürüldü
Yaklaşık 17 kilometre uzunluğunda ve 30 metre yüksekliğindeki Antalya falezlerinin "Doğal Sit Alanı" olarak kesin yapı yasağı altında olduğunu hatırlatan Antalya İl Koordinasyon Kurulu, yakın dönemdeki mevzuat değişikliklerine dikkat çekti. Muratpaşa-Konyaaltı hattındaki falezlerin, Cumhurbaşkanı Kararı ile "Kesin Korunacak Hassas Alan" statüsünden "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" seviyesine düşürüldüğü ifade edildi. Yapılan açıklamada, bu statü değişikliğinin bölgede iskele, balıkçı barınağı ve asansör gibi yapılaşmaların önünü açan tehlikeli bir süreci başlattığı vurgulandı. Danıştay nezdinde devam eden davadaki bilirkişi raporuna göre, falezlerin bir "ufalanma zonu" olduğu, yapılacak müdahalelerin güvenlik riski taşıdığı ve nesli tehlike altındaki Akdeniz Foku ile Mısır Meyve Yarasası’nın barınma alanlarına zarar verdiği aktarıldı.

"Karaalioğlu Parkı Sıradan Bir Rekreasyon Alanı Değildir"
İl Koordinasyon Kurulu, falezlerin ardından 'Bakanlık Olur'u ile Karaalioğlu Parkı’nın da koruma statüsünün "Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı"na düşürüldüğünü açıkladı. Parkın 1992 yılından bu yana 1. ve 3. Derece Doğal Sit Alanı olarak tescilli olduğunu hatırlatan kurul, alanın önemini şu sözlerle ifade etti:
"Karaalioğlu Parkı'nı sadece sıradan bir rekreasyon alanı olarak değerlendirmek doğru değildir. Bu alan kentin belleğini, siluetini ve kıyı ekosistemini taşıyan çok katmanlı bir doğal ve kültürel mirastır. Parkın geçmişteki kentsel tasarım yarışmasıyla tescillenen kamusal niteliği, bugün yasal boşluklardan faydalanılarak kaçak yapılarla, işgallerle ve eklenti binalarla doldurulmakta; kentin kalbindeki bu yeşil vaha adeta bir otopark alanına dönüştürülmektedir."
"Ecrimisil Cezaları Kira Bedeli Gibi Algılanıyor"
Kaleiçi Bölgesinde yükselen asansör inşaatlarının falezlerin morfolojik yapısını katlettiğini belirten Antalya İl Koordinasyon Kurulu, kıyı işgalleri karşısında kesilen "Ecrimisil" cezalarının ise işletme sahipleri tarafından hukuksuzluğu meşrulaştıran bir "kira bedeli" gibi algılandığını iddia etti. Kurul; gecekondu görüntüsündeki kaçak yapıların, ticari eklentilerin ve "imar barışı" adı altında korunan izinsiz yapıların ivedilikle tahliye edilmesini talep etti.
Anayasa’nın 43. maddesine göre kıyılardan yararlanmada "kamu yararı" ilkesinin esas olduğunu vurgulayan Kurul, bilimsel temellerden uzak bu statü değişikliklerinin derhal geri çekilmesi ve kaçak yapılaşmaya tavizsiz müdahale edilmesi için hukuki mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini kamuoyuna duyurdu.