Akdeniz Gerçek | Antalya | Antalya Aksu Yangını Kenti Sardı! Uzmanından 'Kent Yangını' Uyarısı

Antalya Aksu Yangını Kenti Sardı! Uzmanından 'Kent Yangını' Uyarısı

Aksu'da başlayıp yerleşim yerlerini tehdit eden alevler 'kent yangını' kabusunu gerçeğe dönüştürüyor. Yangın Uzmanı Prof. Dr. Ali Kavgacı'nın akademik çalışmasına göre ormana sızan kontrolsüz yapılaşma ve doğa bilgisizliği felaketi her geçen gün büyütüyor. Soruna karşı tek çözüm yolu ise 'Bütünleşik Orman Yangını Yönetimi' sistemine geçilmesi.

Aksu'da başlayıp yerleşim yerlerini tehdit eden alevler 'kent yangını' kabusunu gerçeğe dönüştürüyor. Yangın Uzmanı Prof. Dr. Ali Kavgacı'nın akademik çalışmasına göre ormana sızan kontrolsüz yapılaşma ve doğa bilgisizliği felaketi her geçen gün büyütüyor. Soruna karşı tek çözüm yolu ise 'Bütünleşik Orman Yangını Yönetimi' sistemine geçilmesi.

Antalya Aksu Yangını Kenti Sardı! Uzmanından 'Kent Yangını' Uyarısı
KAYNAK: Arda Kır

Antalya'nın Aksu ilçesi Karaöz Mahallesi’nde 7 Eylül’de başlayan ve şiddetli rüzgarın etkisiyle Kepez, Döşemealtı ve Serik ilçesine sıçrayan orman yangını, ‘kent yangını’ tehlikesinin en güncel örneği olarak görülüyor. Sahadan alınan son verilere göre yangına 866 personel, 149 arazöz, 7 TOMA , 25 iş makinesi, 54 araç ile müdahale ediliyor. Alevlerin yerleşim yerlerine ulaşması nedeniyle birçok yerleşim yeri boşaltılırken bazı evlerin ise yandığı biliniyor. Antalya kent merkezine yaklaşan alevler ve Kuzey Çevre Yolu ile Antalya-Isparta karayolunun kısmen ulaşıma kapanması, tehlikenin doğrudan kent hayatını vurduğunu gözler önüne seriyor. ‘Orman yangınları kent yangınları olur mu?’ başlıklı akademik yayınını Akdeniz Gerçek ile paylaşan Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ali Kavgacı, çalışmasında sorunlara açıklık getirerek uyarılarını sıraladı.

YANGINLAR KENTLERİ YUTABİLİR

Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ali Kavgacı'nın hazırladığı "Orman yangınları kent yangınları olur mu?" başlıklı çalışma, yaşanılan felaketin arka planını detaylandırıyor. Araştırmaya göre, günümüzde orman yangınları biyolojik, ekolojik ve sosyo-ekonomik faktörlerin karmaşık bir bileşimi olduğu belirtildi. Ancak kentlerin ormanların içine kadar girmesiyle birlikte küçük bir kıvılcım, doğrudan konutları, kentsel altyapıyı ve insan hayatını tehdit eden felaketlere dönüşebilme potansiyeli taşıdığının altı çizildi.

AKDENİZ'DE YENİ YANGIN REJİMİ

Akdeniz ekosisteminde orman yangınları aslında binlerce yıllık doğal ekolojik döngünün bir bileşeni olduğu belirtilen çalışmada, geçmişte yıldırımlar veya volkanik etkilerle çıkan bu yangınlara karşı, kızılçamın tohum stoğunu koruması veya karaçamın kalın kabuğu gibi bitki örtüsünün doğal bir uyum yeteneği geliştirdiği bilgisi yer aldı. İçinde bulunduğumuz çağda yangınların büyük bir kısmının insan kaynaklı çıktığı ve bu durumu Akdeniz doğasının tanımadığı ‘yeni bir yangın rejiminin’ oluşmasına neden olduğu ifade edildi. Doğa, değişen bu yeni sisteme bir şekilde direnip yaşamaya devam etse de asıl yıkıcı etki insanın kendi kurduğu yerleşimlerin bu yangın rejimine karşı tamamen hazırlıksız olması olduğu aktarıldı.

BİLGİSİZLİK YAKIYOR

Akademik çalışmada, kentlerin ormanlık alanlara doğru yamalar halinde veya parmakların birbirine geçmesi şeklinde genişlemesinin orman-kent temasını devasa risklere açık hale getirdiğine dikkat çekildi. Son yıllarda orman bitişiğine kurulan yeni yerleşimlerde yaşayan kentli nüfusun ‘kır yaşantısına ve doğanın ekolojik gerçeklerine’ dair bilgisizliğinin, yangınla birlikte yaşama tecrübesinden yoksun olmalarının felaketi tetikleyebilme ihtimali taşıdığına dikkat çekildi.

İSTATİSTİKLER DE DOĞRULUYOR 

Ülkemiz için orman yangını büyüklüğü açısından milat kabul edilen 2021 yılındaki Manavgat yangınında 40 bin hektar alan yanmış, Cumhuriyet tarihinin en büyük yangını olarak alevler doğrudan Manavgat kent merkezini tehdit etmişti. Ancak bu uyarıya rağmen 2024'te 3 bin 797'ye, 2025'te ise 5 bini aşarak rekor düzeye ulaşan orman içi ve dışı yangın istatistikleri, kır bilgisi zayıf kentli nüfusun kırsal alana yayılmasının yarattığı tehlikeyi açıkça kanıtlamakta olduğu dile getirildi.

TARIM VE TURİZM TESİSLERİ TEHDİT ALTINDA

Çalışmada yer alan bir diğer bilgiye göre ise bu büyük yangınlar ormanların toprağı koruma, seli önleme ve suyu düzenleme gibi hayati ekolojik işlevlerini yok etmekle kalmadığı; doğrudan kentsel ve ekonomik bir yıkım getirdiği dile getirildi. Alevlerin yerleşim yerlerine inmesiyle konutların yanma tehlikesi olduğu, tarım ve turizm tesislerinin tehdit altında olduğu, yoğun atmosferik kirlilik yüzünden insan sağlığının tehdit altına girdiğinin altı çizildi. Tüm maddi hasarın ötesinde, insanların evlerini, geçim kaynaklarını kaybetmeleri ve yangınların kentlerine doğru ilerlediğini görmeleri, toplumda derin psikolojik travmalara, kaygı ve depresyona sebebiyet verdiği belirtildi.

DİRENÇLİ TOPLUM ÇAĞRISI

Çalışmanın çözüm önerileri kısmındaysa sadece yangın çıktığında uçak ve helikopterlerle söndürme mantığını geride bırakılması gerektiği ifade edildi. Analize göre, mega yangınların yönetimi artık sadece Orman Genel Müdürlüğü'nün (OGM) omuzlarına yüklenemeyecek kadar büyük bir ulusal güvenlik meselesi olduğu aktarıldı. Çatı kurumun OGM olduğu; yerel yönetimlerin, kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının entegre görev aldığı, tahliye planlarının ve tatbikatların yapıldığı "Bütünleşik Orman Yangını Yönetimi"nin acilen hayata geçirilmesi gerektiği dile getirildi. 
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız