Akdeniz Gerçek | Antalya | Antalya Akseki’de Kalsit Ocağını Büyütme Talebine Karşı Güçlü Direniş

Antalya Akseki’de Kalsit Ocağını Büyütme Talebine Karşı Güçlü Direniş

Antalya’nın Akseki ilçesine bağlı Güçlüköy Mahallesi’nde bulunan kalsit ocağının kapasitesini artırma talebi, bölge halkında tedirginlik yaratmıştı. Yapılan ÇED toplantısında Avukat Cihan Ünal’ın hazırladığı raporda, su kaynaklarının yok olması, tarım ve hayvancılığın bitmesi, zeytincilik faaliyetlerinin yok olacağı, köylünün sağlık sorunları yaşayacağı ve göç etmek zorunda kalacağı belirtildi. Köy halkı kapasite artışını değil ocağı istemediklerini ve kapatılması gerektiğini belirtti.

Antalya’nın Akseki ilçesine bağlı Güçlüköy Mahallesi’nde bulunan kalsit ocağının kapasitesini artırma talebi, bölge halkında tedirginlik yaratmıştı. Yapılan ÇED toplantısında Avukat Cihan Ünal’ın hazırladığı raporda, su kaynaklarının yok olması, tarım ve hayvancılığın bitmesi, zeytincilik faaliyetlerinin yok olacağı, köylünün sağlık sorunları yaşayacağı ve göç etmek zorunda kalacağı belirtildi. Köy halkı kapasite artışını değil ocağı istemediklerini ve kapatılması gerektiğini belirtti.

Antalya Akseki’de Kalsit Ocağını Büyütme Talebine Karşı Güçlü Direniş
KAYNAK: Arda Kır

Mevcut haliyle bile çevresel etkilere yol açtığı belirtilen tesisin üretim kapasitesini genişletmek istemesi, mahalle sakinlerinin tepkisini çekmişti. Güçlüköy Mahalle Konağı’nda yapılan ÇED toplantısına bölge halkı, YENİ Parti Antalya milletvekilleri Mustafa Erdem ve Aliye Coşar, Eğitim-Sen Eski Antalya Şube Başkanı Nurettin Sönmez, Eski Antalya Milletvekili Tuncay Ercenk, Avukat Cihan Ünal, Güçlüköy Muhtarı Ali Kurtel ve YENİ Parti üyeleri katıldı. 10 Eylül Perşembe günü saat 13.30’da yapılan toplantıda kapasite artışını istemediklerini, ocağın tamamen kapatılmasın isteyen bölge halkı sorunlarını dile getirdi.

SORUNLAR ANLATILDI PROJENİN İPTALİ İSTENDİ

Avukat Cihan Ünal’ın hazırladığı raporda bölge halkının sorunları 5 ana başlık altında sıralandı. Tarımın, hayvancılığın ve zeytin ağaçlarının zarar gördüğü raporda belirtilirken Çenger Çayı’nın 20 yıldır gördüğü zararın üzerine daha da yük bineceği ifade edildi. Raporda köylünün bir süre sonra göç etmek zorunda kalma ihtimali olduğu belirtilirken ileri sürülen sorunlar sebebiyle Anayasa’nın 56. maddesinde yer alan "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir" ilkesi ve 3573 Sayılı Zeytincilik Kanunu ve diğer yasalar gereğince, kalsit ocağı genişletme projesine ait ÇED sürecinin derhal iptal edilmesi ve projenin reddedilmesi talep edildi.


ZEYTİNCİLİK KANUNU'NA AYKIRILIK

Raporda, söz konusu kalsit ocağı genişleme sahası, köy halkının en önemli geçim kaynağı olan zeytin tarlalarına yalnızca 250 metre mesafede olduğu belirtilirken parsellerin tapu kayıtlarında "tarla" olarak geçtiği ancak fiilen zeytin yetiştiriciliği yapılmakta olduğu belirtildi. Danıştay ve idare mahkemelerinin yerleşik kararları uyarınca zeytin koruma hukukunda esas olan tapu kaydı değil, arazinin fiili durumu olduğunun altı çizildi. 3573 Sayılı Kanun’un 20. maddesi uyarınca, zeytinlik sahalara 3 kilometre mesafede toz çıkaran sanayi ve madencilik tesisi kurulması ve işletilmesi kesinlikle yasaktır maddesi hatırlatıldı. Kalsit ocağındaki genişleme, bölgedeki zeytin yetiştiriciliğini tamamen bitireceği dile getirildi.


SAĞLIK TEHDİDİ

Raporda proje alanının köydeki en yakın konuta sadece 1 kilometre mesafede olduğu, mevcut haliyle bile köyü toza boğan, bitki örtüsünü griye boyayan bu ocağın genişlemesi durumunda ortaya çıkacak yoğun kalsit tozunun, başta çocuklar ve yaşlılar olmak üzere tüm köy halkında geri dönülmez akciğer ve solunum yolu hastalıklarına yol açacağı dile getirildi. Patlatmalar esnasında oluşacak sarsıntı (vibrasyon), oluşan toz bulutları, fırlayan taşların sağlığı ve güvenliği doğrudan tehdit ettiği belirtildi.


ULAŞIMI SEKTEYE UĞRATACAK 

Kalsit ocağı genişleme sahasının, ülkenin en yoğun transit hatlarından biri olan Antalya-Konya-Ankara şehirler arası karayoluna hemen bitişik konumda olduğu, tesiste yapılacak dinamit kullanımlı patlatmaların yaratacağı sarsıntı yol gövdesine zarar verecek, fırlayacak kaya parçaları seyir halindeki araçlar için ölümcül risk yaratacağı dile getirildi. Ayrıca çıkacak yoğun kalsit tozu ile duman, karayolunda görüş mesafesini düşüreceği zincirleme trafik kazalarına davetiye çıkarma potansiyeli taşıdığı aktarıldı. Projenin bu haliyle karayolu güvenliği mevzuatına açıkça aykırı olduğu ve şu an dahi zaman zaman taş ocağı faaliyetleri sırasında ulaşımı aksatmakta olduğu ifade edildi. 


SU KAYNAKLARI YOK OLACAK

20 yılı aşkındır devam eden ocak faaliyetinin zaten bölgedeki yer altı su yollarını ve su kalitesini bozduğu ifade edildi. Genişleme alanının hemen doğusundan ve güneyinden akan Çenger Çayı’nın da taş ocağından yıllarca olumsuz etkilendiği bu konuda DSİ'den görüş alınması gerektiğinin altı çizildi. Kapasitenin daha da artırılması, Akseki ve Güçlüköy’ün eşsiz doğasını, tarım alanlarını, yaban hayatını ve su kaynaklarını olumsuz etkileyeceği ve geri dönülemez zararlar oluşabileceği dile getirildi. Bu durumda Tarım ve Hayvancılık Faaliyetleri yapılamaz hale geleceği böyle olumsuz bir ortam neticesinde ise köy halkının göçe zorlanacağı aktarıldı.


GEÇMİŞTEKİ İL TARIM MÜDÜRLÜĞÜ KARARI

Alan için daha önce Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından bölgenin tarımsal niteliği ve zeytin varlığı gözetilerek olumsuz görüş verilmiş ve bakanlık süreci iptal etmişti. Şirketin mahkeme kararlarıyla bu engeli aşmaya çalıştığı belirtilirken sahadaki tarımsal gerçekliğe, zeytin ağaçlarına ve doğaya zarar verileceği ifade edildi.

Tamamlanan ÇED Toplantısı sonrası dokümanların ve karşıt görüşlerin derlendiği ve sürecin ilerleyen aylarda netleşeceği bildirildi


 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız