Mevcut haliyle bile çevresel etkilere yol açtığı belirtilen tesisin üretim kapasitesini genişletmek istemesi, mahalle sakinlerinin tepkisini çekti. Sürece ilişkin yasal prosedürler devam ederken, mahallelinin ve çevre sakinlerinin projeye karşı duruşu netleşmeye başladı.Projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi amacıyla resmi ÇED süreci başlatıldı. Yapılan bilgilendirmeye göre, yöre halkının projeden doğrudan görüş bildirebilmesi için bir halkı bilgilendirme toplantısı düzenlenecek. Toplantı, 10 Eylül 2026 tarihinde saat 13.30’da Güçlüköy Mahalle Konağı’nda gerçekleştirilecek.
YAŞAM KALİTESİ VE DOĞAL DENGE BOZULABİLİR
Konuyla ilgili görüşlerine başvurulan Güçlüköy Mahallesi Muhtarı Ali Kurtel, mahallelinin kapasite artışına kesinlikle sıcak bakmadığını dile getirdi. Mevcut işletmenin dahi bölgeye yeterince yük bindirdiğini belirten Kurtel, tesisin daha da genişletilmesinin mahalledeki yaşam kalitesini ve doğal dengeyi tamamen bozacağını ifade ederek kapasite artışını yöre halkının istemediğini ifade etti.

TARIM VE MEYVECİLİK BÜYÜK ZARAR GÖRÜYOR
Maden faaliyetlerinin yerleşim yerlerine ve tarım arazilerine yakınlığı nedeniyle üreticilerin mağdur olduğunu aktaran Muhtar Kurtel, bölgedeki temel geçim kaynaklarının tehdit altında olduğunu vurguladı. Mahallede bulunan zeytin ve muhtelif meyve ağaçlarının ocaktan yükselen yoğun toz nedeniyle verimden düştüğünü belirten Kurtel, bu durumun sürdürülemez hale geldiğini söyledi.
HAYVANCILIK VE OTLAK ALANLARI TEHDİT ALTINDA
Çevresel olumsuzlukların yalnızca tarımla sınırlı kalmadığını, bölgedeki hayvancılık faaliyetlerinin de ağır darbe aldığını belirten Kurtel, özellikle kış aylarında hayvanların otlatıldığı sahaların toz ve atık kirliliğiyle kaplandığını ifade etti. Merada beslenen hayvanların sağlığının risk altına girdiğini belirten mahalle muhtarı, mevcut kirliliğe çözüm bulunamazken maden sahasının büyütülmesinin hayvancılığı bitirme noktasına getirebileceğini dile getirdi.