Ali Bahar’ın 19 Temmuz 2024’te Kemer açıklarında meydana gelen şüpheli ölümüyle ilgili yargı süreci, yeni bulgular ve iddialar ışığında Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediyor. Kemer 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nde "taksirle ölüme neden olma" suçlamasıyla açılan dava, "kasten öldürme" ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle verilen görevsizlik kararlarının ardından Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne taşınmıştı. 4 Mart 2026’da görülen son duruşmada alınan ara kararların ardından tüm dikkatler, 24 Haziran 2026 Çarşamba günü saat 15.30'da görülecek olan yeni duruşmaya odaklandı.
GÖZLER TÜBİTAK'IN SES ANALİZİNDE
Davanın 24 Haziran'a ertelenmesindeki en önemli etken, olay anına ait teknedeki ses kayıtlarının detaylı incelenmesi kararı oldu. Bahar Ailesi’nin avukatının, "Ses kayıtlarında Ali Bahar'ın öfke dolu bir şekilde sanıklardan Y.C.Ç'ye ismini zikrederek bağırdığı net bir şekilde duyulmaktadır" iddiası üzerine mahkeme heyeti, kayıtların çözümlenmesi için TÜBİTAK aracılığıyla İstanbul Üniversitesi'ne gönderilmesine hükmetti. Bu rapordan çıkacak sonuçların duruşmanın seyrini doğrudan etkilemesi bekleniyor. Ayrıca mahkeme, dosyadaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla olayla ilgili yeniden bilirkişi raporu alınmasını kararlaştırmıştı.
4 Mart'taki duruşmada mütalaasını sunan Cumhuriyet savcısı ise sanıklardan Y.C.Ç.'nin beraatini, diğer sanık M.S.Ç.'nin ise "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etmişti.
"GİZLİLİK" TALEBİNE MAHKEMEDEN RET
4 Mart'ta Antalya Adliyesi’nde görülen ve Ali Bahar’ın eşi Şebnem Bahar, oğlu Ali Tibet Bahar ile taraf avukatlarının katıldığı duruşmada tansiyon yükselmişti. Sanık Y.C.Ç.'nin avukatı, davanın kapalı görülmesini talep etmiş, ancak Şebnem Bahar'ın avukatı Naim Karakaya, bu talebe itiraz ederek davanın açık yapılmasının şeffaflık açısından zorunlu olduğunu savunmuştu. Mahkeme heyeti, gizlilik talebini oy birliğiyle reddederek yargılamanın kamuya açık devam etmesine karar vermşti.
"BU DAVA YALANLARLA BAŞLADI" ÇIKIŞI
Duruşmada sanıkların ifadelerine gösteren Ali Bahar'ın eşi Şebnem Bahar, "Bu dava bir yalanla başladı, yalanla devam ediyor. Duyduklarıma, gördüklerime inanamıyorum. Nefes aldığım süre boyunca iki sanıktan da şikayetçiyim" diyerek isyan etmişti. Şebnem Bahar, eşinin teknenin arka platformuna düşme anındaki sesi tarif etmek için önündeki masaya vurunca, mahkeme başkanı tarafından duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle salondan çıkarılmıştı. Ali Bahar'ın oğlu Tibet Bahar da davaya katılma talebini ileterek sanıklardan şikayetçi olmuştu.
OLAYIN GEÇMİŞİ
19 Temmuz 2024'te, Ali Bahar'a ait "Alber" adlı tekneyle Kemer açıklarında denize açılan üç kişi, sabah saatlerinde Marina'ya dönerken iddiaya göre denize düşen bir minderi almak isteyen Bahar suya atlamış, o sırada M.S.Ç.'nin tekneye manevra yaptırması sonucu Bahar pervanelere kapılarak hayatını kaybetmişti. Başlatılan soruşturma sonucunda M.S.Ç. ve Y.C.Ç. hakkında dava açılmış, olayın basit bir taksir mi yoksa kasten öldürme mi olduğu yönündeki hukuki uyuşmazlıklar nedeniyle dosya Ağır Ceza Mahkemesi'nin görev alanına devredilmişti.


