Önceki dönem Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı merhum Ali Bahar'ın, 19 Temmuz 2024 tarihinde kendisine ait teknede hayatını kaybetmesine ilişkin davanın ikinci duruşması Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada taraf avukatları ve müştekiler taleplerde bulunurken, mahkeme heyeti ses kayıtlarının çözümlenmesine ilişkin raporların beklenmesine karar verdi.
Duruşmada Dinlenilmesi Talep Edildi
Ali Bahar'ın eşi Şebnem Bahar'ın avukatı N. Cengiz, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEBGİS) aracılığıyla duruşmalara katılan sanık Y.C.Ç'nin bir sonraki celsede Antalya'ya gelerek mahkeme huzurunda dinlenmesini talep etti.
Bahar Davasında Teknik Engel
Eski ATSO Başkanı Ali Bahar’ın 19 Temmuz 2024'te Kemer'de tekne pervanesine kapılarak hayatını kaybetmesiyle ilgili dava, ortaya çıkan ses kayıtları nedeniyle yön değiştirdi. Olay anında Bahar'ın sanık Y.C.Ç.'ye öfkeyle bağırdığı iddiaları üzerine, "taksirle ölüm" (kaza) davası yerini "kasten öldürme" şüphesiyle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne bıraktı.
Olayın kaza mı yoksa cinayet mi olduğunu netleştirecek bu kritik ses kayıtlarının çözümü ise teknik bir engele takıldı. Bahar ailesinin avukatı Naim Karakaya, mahkemenin analiz için başvurduğu TÜBİTAK’ın, bünyesinde adli ses analizi yapacak bir teknik ünite bulunmadığını resmi olarak bildirdiğini açıkladı. Yargılamanın seyri için mahkemenin dosyayı yeni bir kuruma gönderip göndermeyeceği bekleniyordu.
"TÜBİTAK'tan Gelecek Rapor Beklenmeli"
Bahar ailesinin avukatı Naim Karakaya ise dosyada daha önce alınan bilirkişi raporlarının yeterli olduğunu belirterek yeni bir bilirkişi incelemesinin yargılamaya katkı sağlamayacağını savundu.
Avukat Karakaya, mahkemeye yaptığı beyanda şu görüşü dile getirdi:
"Soruşturma ve kovuşturma aşamasında bilirkişi raporları alınmıştı. Bu nedenle yeniden bilirkişi raporu alınmasının yargılamaya katkı sağlamayacağını düşünüyoruz. TÜBİTAK'tan gelecek ses çözümleme raporunun beklenmesini ve sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin devamını talep ediyoruz."

Sanık Avukatlarından Adli Kontrolün Kaldırılması Talebi
Tutuksuz yargılanan sanık M.S.Ç'nin avukatı, müvekkilinin kaçma şüphesinin bulunmadığını belirterek uygulanan adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasını istedi.
Sanık Y.C.Ç'nin avukatı da müvekkilinin soruşturma ve kovuşturma sürecinde bildiği tüm hususları anlattığını ifade etti. Y.C.Ç'nin Antalya'da dinlenmesi yönündeki talebin reddedilmesini isterken, sağlık raporlarının dosyaya sunulduğunu belirterek duruşmalardan muaf tutulmasını ve adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti.
Şebnem Bahar'dan Yasaklı Madde ve ‘İtildi’ İddiası
Duruşmada söz alan Şebnem Bahar, sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmamasını talep etti. Şebnem Bahar, sanık Y.C.Ç'nin olay sonrasında ikametini Bodrum'a taşıdığını belirterek yurtdışına kaçabileceği yönünde endişeleri bulunduğunu ifade etti.
Bahar ayrıca, duyumlarına göre olay günü teknede Y.C.Ç’nin yasaklı madde kullandığı öne sürerek, Ali Bahar'ın itilerek denize düşmüş olabileceğini düşündüğünü söyledi.
112 Kayıtları Hakkında Mahkemeden Yeni Karar
Mahkeme heyeti, önceki celsede talep edilen olay anına ilişkin 112 Acil Çağrı Merkezi görüşme kayıtlarının incelenmesi konusunda yeni bir karar aldı. Dosyaya göre, ses kayıtlarının çözümlenmesi amacıyla daha önce İstanbul Üniversitesi'ne gönderilen talebe olumsuz yanıt verilmesinin ardından kayıtlar bu kez Ankara Üniversitesi'ne gönderildi. Mahkeme ayrıca kendi belirlediği bilirkişi heyetinden de rapor talep edilmesine karar verdi.
Duruşma Ertelendi
Mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki mevcut adli kontrol tedbirlerinin devamına hükmetti.
Ses kayıtlarına ilişkin çözümleme raporları ile bilirkişi incelemelerinin tamamlanmasının beklenmesine karar veren mahkeme, davanın bir sonraki duruşmasını 21 Eylül 2026 tarihinde saat 14.00'e erteledi.