Önceki dönem Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Ali Bahar’ın 19 Temmuz 2024 tarihinde ölümüyle ilgili daha önce Kemer 4. Asliye Ceza Mahkemesi ile Antalya Ağır Ceza Mahkemesi arasında yaşanan "görevsizlik" uyuşmazlığı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararıyla çözüme kavuşmuş ve dosyanın Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine hükmedilmişti. Antalya Adliyesi’nde 4 Mart 2026 Çarşamba günü görülen duruşmaya, Ali Bahar’ın eşi Şebnem Bahar, oğlu Ali Tibet Bahar, sanıklar ve taraf avukatları katıldı.
SANIK AVUKATLARINDAN "GİZLİLİK" TALEBİ
Sanık Y.C.Ç.'nın avukatı, 25 Şubat 2026 tarihinde verdikleri dilekçede duruşmanın bundan sonraki kısmının kapalı (gizli) devam etmesini talep etti. Bu talebe tepki gösteren Şebnem Bahar'ın avukatı Naim Karakaya, duruşmanın kapalı yapılmasını gerektirecek hukuki bir neden bulunmadığını savundu. Karakaya, davanın açık yapılmasının kamu düzeni ve şeffaflık açısından zorunlu olduğunu belirterek talebin reddini istedi. Mahkeme heyeti, tarafları dinledikten sonra yaptığı değerlendirmede sanık Y.C.Ç'nin avukatının gizlilik talebini oy birliğiyle reddederek yargılamanın kamuya açık şekilde devam etmesine karar verdi.
"ÇOK PİŞMANIM"
Tutuksuz yargılanan sanık M.S.Ç , "Ali Bahar çok özel ve eski bir arkadaşımdı. 30 yılı aşkın bir dostluğumuz vardı. Haftada iki üç gün görüşürdük. Oğlu Tibet elimize doğdu. Orda bulunmuş olmaktan dolayı çok üzgün ve pişmanım. Kendisi çok ısrarcıydı bu tekne turu konusunda. Ben her seferinde bahanelerle reddetmiştim. 13 Temmuz haftasında çok ısrarcı oldu, 'Yardımcı ol' dedi. O hafta için sözleşmiştik ama bir arkadaşımın annesi vefat edince cenazeye gitmek zorunda kaldım. Bir hafta sonraya kaldı. Ali Bahar her gün aradı, ondan fazla telefon görüşmemiz oldu. Israrını kıramadığım için misafir olarak ve yardımcı olabilmek amacıyla orada bulundum. Tekrar tekrar çok pişman ve üzgünüm arkadaşımı kaybettiğim için. Mahkemedeki savunmalarımın arkasındayım. Sadece bir çelişki olmuştu savcılıktaki ifademde, arkadaşlığı korumak adına. Ama bunu daha sonra düzelttim. Durumu zaten kazadan sonra müteveffanın eşi Şebnem Hanım'a kendim açıklamıştım. Olay anını her zaman içimde yaşıyorum ama kamera kayıtlarına bakmak istememiştim. Duruşmaya çıkmadan önce bakma cesaretini kendimde topladım. Oradaki görüntüler benim beyanlarımla birebir örtüşüyor. Marina'ya yaklaşmamız, kurtarma çabalarımız, C. Hanım'ın 112 konuşmaları. Hepsi benim savunmalarımı destekler niteliktedir. Üzerime atılı suçlarıma kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum" dedi.

MAHKEMENİN SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ YAPILMASI TALEP EDİLDİ
Şebnem Bahar'ın avukatı Naim Karakaya CMK 219. madde uyarınca mahkemenin sesli ve görüntülü kayıt altına alınmasını talep etti. Mahkeme heyeti bu talebi reddettiğini belirtti. Avukat Karakaya "Yeni bir talebim olduğunu zapta eklenmesini talep ediyorum" dedi.

MAHKEMEDE HAZIR BULUNMASI TALEP EDİLDİ
Bahar ailesi avukatı N. Cengiz, "Sanık Y.C.Ç daha önceki yargılamalarda duruşmaya bizzat gelmemiş. SEGBİS sistemi aracılığıyla beyanda bulunmuştur. Sanık ikamet adresini Bodrum'a taşımıştır. Kendisi fiilen Antalya'da yaşamaktadır ve herkes tarafından bilinmektedir. Sanığın HTS baz kayıtlarında sinyal Antalya'da verecektir. Sanığın Antalya'daki mahkemede hazır bulunmasını ve dinlenmesini talep ediyorum" dedi.
"ÇOK ÜZGÜNÜM"
Duruşmaya Bodrum Adliyesi'nden SEGBİS sistemi ile bağlanan Y.C.Ç, "Yani öncelikle şunu söylemeliyim hala bu konuyu konuşmak benim için çok güç ama geçirdiğimiz kaza gerçekten kimsenin şahit olmaması gereken gerçekten bir insanın deneyimlemesi çok zor. Psikolojik yükü çok fazla ve çok üzücü bir kaza, bir kere onu söylemek isterim en başta. Ben elimden geleni yaptığımı düşünüyorum. Olay çok ani gelişti. Olayın gelişiminden sonra sizler de eğer dinlediyseniz ambulans kayıtlarını ve diğer şeyleri ve tüm beyanlarımızı. Gerçekten çok ciddi bir çaba sarf ettik. Biz orada çok ağır bir can pazarı yaşadık. Yani bunu yaşayan bilir Allah düşmanımın da başına vermesin. Elimizden geleni yaptık. Bu anlamda gönlüm rahat ama keşke böyle olmasaydı. Çok kıymetli bir insandı Ali Bey. Ayrıca benim için de çok kıymetli bir insandı. Söyleyeceğim başka hiçbir şey yok. Sadece şöyle bir durum var az önce konuşurken dinledim doğru anladıysam benim çelişkili bir ifadem olduğu iddia ediliyor. Olay günü verdiğim ilk ifadede 'atladı" demişim. Dikkat ederseniz çok kısa bir ifade o zaten ve ben kendimde bile değilim o anlarda. Bu da çok insani bir şey hani bunun bilimsel de bir karşılığı var ayrıca da. Ben elimden gelen her şeyi yaptım. Verdiğim ifadede büyük ihtimalle o anın üzüntüsü ya da hezeyanı artık ismini koyamıyorum bu sebeple bu şekilde söylemişim ya da beynimdeki olayın akışı. Keşke orada ifadem alınırken bir yönlendirme belki bana yapılsaydı daha sağlıklı bir ifade verebileceğimi düşünüyorum çok özür dilerim. Ama ben de M. Bey gibi cesaretimi toplayıp olay görüntülerini ve ambulans konuşmalarını çok yeni dinleyebildim. Orada her şeyi anlatıyorum efendim. Ben yani kan kaybettiğini yalvarıyorum ambulansla insanlara lütfen buraya gelin, lütfen yardım edin. Ben hatta yardım ediyorum bir saniye ayrılıyorum diye aşağı iniyorum defalarca yardım etmek için platforma indim başaramayacağımı anlayınca tekrar geri çıktım. Bazı şeyleri hayretle hala algılamakta ben çok güçlük çekiyorum. Elimden geleni yaptım onu kurtarmak için ancak başaramadım söyleyeceğim başka bir şey yok" dedi.

"SORUYA CEVAP VERMEK İSTEMİYORUM"
Şebnem Bahar’ın avukatı Naim Karakaya, sanık Y.C.Ç’ye ‘Rahmetli Ali Bahar ile ne tür bir ilişki içinde olduğuna ilişkin ve o teknede hangi sıfatla bulunduğuna’ ilişkin soruları yöneltti. Y.C.Ç ise ‘Bu soruya ilişkin daha önce defalarca beyanda bulunduğum için cevap vermek istemiyorum. Ben Ali Bahar'ın davetlisi ve arkadaş olarak o teknede bulundum’ yanıtını verdi.
"DAVA YALANLARLA BAŞLADI"
Ali Bahar'ın eşi Şebnem Bahar, "Bizim babamız, benim değerli eşimin dışında Antalya için çok değerli bir insandı. Yani Antalya'ya koyduğu katkılar, değerler gerçekten çok kıymetliydi. Bu son bir buçuk senedir size yaşadıklarımızı kelimelerle dahi anlatamam. Çok ciddi sağlık sorunları yaşadık. Çocuklarım için ayakta durmaya çalışıyorum ama geldiğimiz noktada yani bu dava bir yalanla başladı, yalanla devam ediyor. Ben duyduklarıma, gördüklerime gerçekten inanamıyorum. Yani Y.C.Ç'in avukatı bizim dışarıda beyanatlar verdiğimizi yalanıyla başladı, M.S.Ç'nin yalanlarıyla devam ediyor. Ben inanamıyorum. Yani sanık M.S.Ç 'yakın arkadaşım' diyor; Ali öldükten sonra mı yakın arkadaşı olduğu aklına geldi, ben soruyorum kendisine? Daha önceden 'oğlum eline doğdu' diyor; o zaman yakın arkadaş değil miydi? Bu tekne, bu gezi, bunlar yapılırken hiç mi aklına gelmedi biz aile olarak? Şimdi mi yakın arkadaş? Ben esefle kınıyorum 'yakın arkadaş' kelimesini esefle kınıyorum. Kabul etmiyorum. Şikayetçiyim. Ben nefes aldığım süre boyunca bu dünyada da öbür dünyada da iki sanıktan da şikayetçiyim. Çünkü verdikleri ifadelerin hiçbirisi tutmuyor" dedi.
Ali Bahar'ın oğlu Tibet Bahar, "Duruşmaya katılma talebimi ilettim. Sanıklardan şikayetçiyim" dedi.
ALİ BAHAR'IN EŞİ DURUŞMA SALONUNDAN ÇIKARILDI
Ali Bahar'ın eşi müşteki Şebnem Bahar, eşi Ali Bahar'ın teknenin arka kısmındaki platforma düşme anının çıkardığı sesi gösterebilmek için duruşma sırasında önünde bulunan masaya vurdu. Mahkeme başkanı, duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle Şebnem Bahar'ın salondan çıkarılmasına karar verdi. Şebnem Bahar, duruşmayı dışarıdan takip etti.
SES KAYDININ ÇÖZÜMLENMESİ TALEP EDİLDİ
Bahar Ailesi avukatı N. Cengiz, "Biz dosyaya sunulan ses kayıtlarının TÜBİTAK'tan çözümlenmesini istiyoruz zira söz konusu ses kayıtlarında Ali Bahar'ın öfke dolu bir şekilde sanıklardan Y.C.Ç'ye ismini zikrederek bağırdığı net bir şekilde duyulmaktadır. Bu nedenle olay esnasında sanıkların ve Ali Bahar'ın birbirleri arasında ne konuştuklarının net bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Tanıklardan N.Y. ve B.T.O. dinlenmesini talep ediyoruz" dedi.
MAHKEME ARA KARARINI AÇIKLADI
Tarafların beyanlarını dinleyen mahkeme heyeti ara karar için duruşmaya ara verdi. Yapılan değerlendirmenin ardından mahkeme, keşif yapılması ve tanık dinlenmesi taleplerini reddetti. Dosyada bulunan ses kayıtlarının incelenmesi için TÜBİTAK tarafından İstanbul Üniversitesi'ne gönderilmesine karar verildi. Ayrıca sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol hükümlerinin devamına hükmedildi. Mahkeme, davayı 24 Haziran 2026 günü saat 15.30’a erteledi.
OLAYIN GEÇMİŞİ "KASTEN ÖLDÜRME” İHTİMALİ TARTIŞMAYA AÇILMIŞTI
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Bahar'ın (ATSO) ölümü ile ilgili davada mahkemeler arası yaşanan görevsizlik kararları dosyanın nasıl sonuçlanacağına dair akıllarda soru işareti bıraktı. Geçtiğimiz yıl meydana gelen olayda hayatını kaybeden ATSO Ali Bahar iddiaya göre kendisine ait “Alber” adlı tekne ile iddiaya göre beraberindeki M.S.Ç ve Y.C.Ç ile Antalya'nın Kemer ilçesinde bulunan Marina’dan denize açıldı. Geceyi denizde teknede geçiren 3 kişi, sabah Kemer Marina'ya yaklaşırken teknede oturmak için kullanılan bir minder denize düştü. ATSO Başkanı Ali Bahar minderi geri almak için suya atladı. O sırada tekneyi kullanan arkadaşı M.S.Ç durumu fark etmeden tekne ile manevra yapınca Bahar motor pervaneleri arasında kalarak ağır yaralandı. Arkadaşları Bahar'ı tekneye çıkarttı. Kısa süre sonra Bahar yaşamını yitirmişti. Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı yaşanan olayla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında iddianame düzenlendi. İddianamede, teknede bulunan M.S.Ç. ve Y.C.Ç. hakkında “Taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla 2 yıldan 6’şar yıla kadar hapis talep edilmişti. İddianame Kemer 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. Kemer 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada Bahar Ailesi'nin avukatı Naim Karakaya, 2 sanığın tutuklu yargılanmasını veya adli kontrol şartlarının uygulanmasını, mahkemenin görevsizlik kararı vererek davanın Antalya Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edilmesini talep etmişti. Mahkeme sanıklar M.S.Ç. ve Y.C.Ç. hakkında 'Taksirle ölüme neden olma' suçundan kamu davası açıldığını ancak sanıkların 'Kasten öldürme' suçuna sebebiyet vermesi ihtimaline istinaden, suçun değerlendirilmesinin Ağır Ceza Mahkemesi'nin görev alanına girmesi nedeniyle görevsizlik kararı verilmişti. Mahkeme, dosyanın Antalya Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevkine hükmetmişti. Antalya'ya görevsizlik nedeniyle sevk edilen dosyaya bakan Ağır Ceza Mahkemesi de 9 Eylül'de "görevsizlik" kararı vermişti. Bahar Ailesi'nin Avukatı Naim Karakaya karara Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'ne itiraz etmişti. İtirazı değerlendiren Antalya Bölge Mahkemesi, davanın Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesi karar vermişti.
ATSO Başkanı Ali Bahar’ın Davasında Kritik Gün! Duruşma Tarihi Netleşti
ATSO Başkanı Ali Bahar Davası Ağır Cezalık Oldu! Şimdi Ne Olacak?
ATSO Başkanı Ali Bahar Davasında Görevsizlik Kararına İtiraz!