Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ALDAŞ’a yönelik 399 milyon 507 bin 249 TL’lik kamu zararı iddiasıyla açılan davada, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılama sürüyor. 2019-2025 yılları arasındaki mali işlemlerin konu edildiği dosyada, bilirkişi raporunda güncel değerleme, ticari faiz ve KDV dahil toplam 399 milyon 507 bin 249 TL kamu zararı oluştuğu yönünde değerlendirmeye yer verildi. İddianamede, şirket faaliyetleriyle doğrudan bağlantısı bulunmadığı öne sürülen lüks otel konaklamaları, yurt içi ve yurt dışı seyahatler ile bazı harcamaların şirket bütçesinden karşılandığı iddia edildi. Fiilen çalışmadıkları hâlde çalışmış gibi gösterildiği öne sürülen kişilere maaş ve huzur hakkı ödemeleri yapılması ve bazı harcamaların yüzde 15 eklenerek ASAT’a fatura edilmesi de dosyadaki iddialar arasında yer aldı. Duruşmada Muhittin Böcek’in ardından ALDAŞ bünyesinde ve ilgili kurumlarda görev yapan sanıkların savunmaları alınmaya devam ediyor.
Muhittin BöceK ile Gönül ilişkisi olduğu iddia edilen M.K. SEGBİS üzerinden bağlandı
Muhittin Böcek ile gönül ilişkisi olduğu iddia edilen ve yurt dışında bulunan sanık M.K., duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlanarak savunmasını yaptı. 2019 yılında dönemin belediye başkanının görevlendirmesiyle ALDAŞ denetim kurulunda görev aldığını belirten M.K., görev süresince huzur hakkı ödemesi aldığını söyledi. M.K. savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“2019 yılında dönemin belediye başkanının görevlendirmesi üzerine ALDAŞ denetim kurulunda görev aldım. Görev sürem boyunca yalnızca yasal olarak huzur hakkı ödemesi aldım. Evrakların kontrolünü yapıyordum. Evrakların altında görevli kişilerin imzaları vardı. Usulsüzlük iddialarını öğrendiğim anda istifa etmek istedim ama bana her şeyin usulünce yapıldığı, yanlış bir durum olmadığı söylenerek kalmam istendi. Şahsım adına kamu zararı olduğu iddia edilen meblağın tamamını kuruşu kuruşuna savcılık hesabına yatırdım. Bana huzur hakkı verileceği söylendi ama bu şahsıma özel bir durum değildi.”
“Satın alma yetkim yalnızca 20 bin TL ile sınırlı”
ALDAŞ A.Ş. İdari İşler ve Satın Alma Müdürü N.Ö., savunmasında 1987 yılında ASAT’ta işe başladığını, burada yönetici olarak görev yaptığını ve 2019 yılında ALDAŞ’ta çalışmaya başladığını belirtti. Satın alma yetkisinin 20 bin TL ile sınırlı olduğunu söyleyen N.Ö., 2020-2025 döneminde kişisel harcama olarak nitelendirilen 68 harcamaya ilişkin iddiaları kabul etmedi. N.Ö. savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“1987 yılında ASAT’ta işe başladım. Yönetici olarak da görev yaptım. 2019 yılında ise ALDAŞ’ta işe başladım. Satın alma yetkim yalnızca 20 bin TL ile sınırlıdır. 2020-2025 döneminde gerçekleştirilen, kişisel harcama olarak nitelendirilen 68 harcamaya ilişkin iddiaları kabul etmiyorum. Bazı konaklamalar lüks oteller olarak ifade edilmiştir fakat hiçbirisi gezmek, görmek amacıyla değildir. Öğretmenevlerinde kalınmış, zaman zaman ise iki veya üç yıldızlı otellerde konaklanmıştır. Şahsım adına kişisel alım olarak gösterilen reçeller ve spor malzemeleri bulunmaktadır. Reçeller, görevlilerin ziyaretlerde yanlarında götürmeleri için yapılan bir harcamadır. Spor malzemeleri ise çalışan arkadaşlarımızdan üç kişinin kıyafet bütünlüğünü sağlamak amacıyla, üstlerimizin de onayıyla alınmıştır. Şirkete kamu zararına uğrattığımı kabul etmiyorum.”
“Beraatimi talep ediyorum”
Eski ALDAŞ makam şoförü A.Y., 2026 yılının mart ayında işten çıkarıldığını belirterek görev tanımının satın alma veya harcama yapmayı kapsamadığını savundu. A.Y. şu ifadeleri kullandı:
“2026’nın üçüncü ayında işten çıkarıldım. Görevim misafirleri karşılamak, makam aracını sürmek, çerez ve benzeri ihtiyaçları almak, getirmek ve götürmekti. Benim görevim kapsamında zaten satın alma veyahut bir harcama yapmak yoktur. Bugüne kadar herhangi bir yanlış tutumum olmadı. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum.”
“Para konusunda yetkim yoktur”
ALDAŞ’ta genel müdür şoförü olarak görev yapan sanık M.Y. de işten çıkarıldığını belirterek görev kapsamında yalnızca ihtiyaçların temin edilmesi ve fişlerin muhasebeye teslim edilmesinden sorumlu olduğunu söyledi. M.Y. savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“ALDAŞ’ta genel müdür şoförüydüm. İşten çıkarıldım. Bizlerin görevi alınacak şeylerin alınması, ardından alınan şeylerin fişlerinin muhasebeye götürülerek ödemenin tarafımıza iade edilmesidir. Benim para konusunda yetkim yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum.”
“Seyahatlerim görevlendirme kapsamındaydı”
ASAT Müdür Yardımcısı O.Y., savunmasında görevini hâlen sürdürdüğünü belirterek iddianamede yer alan 322 bin TL’lik tutara ilişkin açıklamalarda bulundu. Söz konusu tutarla ilgili raporları incelediğini belirten O.Y., harcamaların Fransız Kalkınma Ajansı kapsamında Ankara’da yapılan bir seyahatle bağlantılı olduğunu söyledi. O.Y. savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Hâlâ ASAT müdür yardımcısı olarak görev yapıyorum. İddianamedeki 322 bin lirayla alakalı raporları inceledim. Fransız Kalkınma Ajansının kapsamında Ankara’da yapılan bir seyahatle alakalıydı. Bu konuda sunum yaptım ve başarılı olmuştuk. Birçok seyahatimizde de gittiğimiz yerlerde Antalya’ya büyük başarılar kazandırarak geri döndüm. Birçok toplantıya konuşmacı, katılımcı ve izleyici olarak katıldım. Fuarlara katıldım. Hepsi teknik genel müdür yardımcısı olmam sebebiyle görevlendirme olarak gittiğim seyahatlerdir. ALDAŞ teknik yönden asla başarısız olmamıştır.”
"Yalnızca iki iş seyahatim oldu"
ASAT Kanalizasyon Daire Başkanı B.K. da savunmasında, işçi kadrosunda göreve başladığını ve 2023 yılında çıkarılan yasadan yararlanarak memur olduğunu belirtti. B.K., 2024 yılından sonra Kanalizasyon Daire Başkanı olarak görev yaptığını ifade ederek hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Yalnızca iki iş seyahati gerçekleştirdiğini söyleyen B.K., bu seyahatlerin görev kapsamında yapıldığını savundu. B.K., savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“İşçi kadrosunda başladım. 2023 yılında çıkan yasadan yararlanarak memur oldum. 2024’ten sonra Kanalizasyon Daire Başkanı olarak görev aldım. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum. Benim sadece iki tane iş seyahatim oldu. İstanbul’a yaptığım seyahatte işçi statüsündeydim. İnşaat mühendisleriyle gittik. Dünya Bankası’ndan kredi görüşmesi için gittim. Manavgat ilçesindeki proje için pompa alınacaktı. Resmî olarak görevlendirmemiz yapıldı. Burada testlerimizi yaptık, raporları tuttuk. O pompaların alımı sağlandı. Daha sonra Almanya’ya bir görevlendirmeyle gittik. Orada iklimlendirme, yapı ve çevre fuarına gittik. Orada da resmî bir temasta bulunduk. Kurumumuz dört kişilik bir grup gönderdi. Gri pasaportla gittik. Seyahat sonrasında da burada gördüklerimizi kurumumuza sunduk. Ben beraatimi talep ediyorum.”
Ablası fenalaştı
Muhittin Böcek'in ablası salonda fenalaşarak mahkeme salonundan izin istedi ve dışarı çıktı.
ABB Mali Hizmetler Daire Başkanı S.A.’dan savunma
Antalya Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler Daire Başkanı S.A., savunmasında Muhittin Böcek aleyhine verdiği ifadeye ilişkin açıklama yapmak istediğini belirtti. Belediyelerin resmî törenler için bütçe kullanma hakkı bulunduğunu söyleyen S.A., Böcek’in ALDAŞ bütçesini kullandığını duyduğu için bu yönde beyanda bulunduğunu ifade etti. İki kez yurt dışına çıktığını ve bu seyahatlerin görevlendirme kapsamında gerçekleştiğini belirten S.A., şahsı adına herhangi bir harcama yapmadığını savundu. S.A. savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Başkan Böcek’in aleyhine verdiğim ifadeyi açıklığa kavuşturmak isterim. Resmî bir törenle alakalı belediyelerin bütçe kullanma hakkı vardır. Ben ise başkanın ALDAŞ bütçesinden kullandığını duymuş olduğum için böyle bir beyanda bulundum. İki defa yurt dışına gittim. O da 100 milyon avro krediye Büyükşehir Belediyesi adına imza atmaya gittim. Tüm seyahatlerim bana verilen görevlendirmeler kapsamında gerçekleşti. Şahsım adına harcamalar yapmadım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum.”
Böcek’in yeğeni N. E.: “Ben hep çalışan bir insandım”
Gökhan Böcek’in eşi Zuhal Böcek’in yeğeni, N. E. savunmasında ALDAŞ’ta işe başlama sürecini anlattı. Uzun süre satış danışmanı olarak çalıştığını belirten N.E. iş aradığını söylemesinin ardından Gökhan Böcek’in referansıyla ALDAŞ ile görüştüğünü ifade etti. İşe başladığında düzenli bir iş ve maaş beklentisi olduğunu savunan N.E. çalışmadan para kazanma niyetinin bulunmadığını söyledi. Yurt dışına çıkış nedeninin rahatsızlanan teyzesinin yanına gitmek olduğunu belirten N.E. Türkiye’ye döndüğünde hakkında yakalama kararı bulunduğunu öğrendiğini ve teslim olduğunu kaydetti. N.E., savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Uzun süre bir çok yerde satış danışmanı olarak çalıştım. Gökhan Böcek, teyzem Zuhal Böcek’in eşidir. İş aradığımı söylemem üzerine onun referansıyla ALDAŞ ile görüştüm. Eniştem Gökhan Böcek, benim yanımda genel müdürü aradı ve iş görüşmemle alakalı haber beklemeye başladım. Bana görev yerimin saha olacağı söylendi. Ben düzenli iş ve maaş alacağımı bekliyordum. İşe gitmemek veya kaytarmak ya da çalışmadan para kazanmak gibi bir niyetim yoktu. Yurt dışına çıkış sebebim rahatsızlanan teyzemin yanına gitmemdi. Dönüşte de hakkımda yakalama kararı olduğunu öğrenerek teslim oldum. Hakkımdaki suçlamayı öğrendiğimde bahsi geçen paranın tamamını ödedim. Benim iş hayatım ALDAŞ’la başlamadı. Ben hep çalışan bir insandım. Suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum.”