Neyişçi, Aksu bölgesindeki rüzgar etkisini değerlendirdi. Neyişçi,
"Bölgeye gittiğimde rüzgar saatte 5 kilometre, 10 kilometre civarında esiyordu. İki üç yerden duman çıkıyordu, dimdik; yani bu rüzgarın olmadığını gösterir zaten. Burada rüzgarın durması bizim şansımız"
dedi.

DÜZ ALANDAKİ YANGIN NEDEN SÖNDÜRÜLEMİYOR?
Düz arazide çıkan yangınların aslında daha rahat söndürülebilmesi gerektiğini belirten Neyişçi, sahadaki teknik yetersizlikleri ve rüzgarın rolünü açıkladı. Neyişçi,
"Aksu'da çıkan yangın düz bir alandır. Burada orman yangınıyla mücadele etmek nasıl üç günden beri söndüremiyorlar, bir teknik eleman olarak anlamış değilim. Düz yerde orman yangınları çok daha rahat söndürülebilir başka yerlere oranla. Topografya yani dağlık bir araziye oranla çok daha kolaylıkla söndürülür"
dedi.

AĞAÇLANDIRMA POLİTİKALARINDAKİ YANLIŞLAR
Mevcut orman alanlarının tesis edilme biçimine sert eleştiriler getiren Neyişçi, yanlış ağaçlandırma stratejilerinin yangına karşı direnci sıfırladığını belirtti. Neyişçi,
"Bu bölgelerin hepsi aşağı yukarı 20-25 yaşına gelmiş ağaçlandırma alanları. 20-25 sene önce zaten ağaçlandırılmış alanlar. Bu ağaçlandırma bu şekilde yapılmamalıydı"
şeklinde konuştu.
PARÇALI YAPILAR DÜZELTİLMELİ
Orman ile tarım arazilerinin iç içe olmasının yarattığı risklere dikkat çeken Neyişçi,
"Parça parça ormanın içi. Şimdi o anız alanları doğrudan doğruya makinik alanlara, makilik alanlarda doğrudan doğruya ağaçlandırma alanlarıyla temas halinde" dedi. Neyişçi, bu entegrasyonun tehlikesini, "Şimdi siz o anız alanını kolaylıkla yanar, en ufak bir şeyden anız alanıyla makilik arasında bir tedbir almamışsanız, bakın bu bizim hatamızdır, köylünün hatası değildir. O anız yangını ormana girer, yani makiye girer, makiye girdi mi de zaten ormana girmesi kaçınılmazdır. Hem de yüksek enerjiyle"
sözleriyle açıkladı.

GELİŞMİŞ ÜLKELERİN STRATEJİLERİ BENİMSENMELİ
Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadele vizyonunu küresel örneklerle kıyaslayan Neyişçi, stratejik hatalara dikkat çekti. Neyişçi,
"Avrupa'nın veya Amerika'nın gelişmiş kentleri, ülkeleri yani Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Kanada gibi orman yangınları konusunda hem bilgi birikimi hem teknoloji birikimi daha yüksek olan ülkeler, 1970'li yılların sonu, 1980'li yılların başında agresif yangınla mücadele stratejisini bıraktılar. Ne demek bu? Çıkan yangını 11 dakikada söndürmenin daha sonra çıkacak yangınların büyümesine neden olduğunu anladılar. Onun için sadece yangını söndürmek de yönelen, yangınla mücadele stratejisini bıraktılar. Peki ne yaptılar? Orman yangını yönetimi diye yeni bir stratejiye geçtiler"
ifadelerini kullandı.