Burdur'da 31 Ekim 2024 gecesi saat 21.00 sıralarında Sinan Mahallesi'ndeki eğlence mekanında, Husumetli R.U. ile Hüseyin Mete karşılaştı. R.U., yan masada bir kadınla sohbet eden Hüseyin Mete'ye üzerinde bulundurduğu tabancayla 7 el ateş etti. Hüseyin Mete yere yığılırken, eğlence mekanındakiler panikle kaçtı.
İhbar üzerine olay yerine ulaşan sağlık ekibi Hüseyin Mete'nin yaşamını yitirdiğini belirlendi. Hüseyin Mete'nin cenazesi incelemenin ardından morga katılılırken mekandan kaçan R.U., polis ekipleri tarafından yakalandı. Tutuklanan R.U. hakkında 'Tasarlayarak kasten öld*rme' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis talebiyle dava açıldı.

Burdur 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmaya tutuklu sanık R.U., Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. R.U.'nun avukatı ile Hüseyin Mete'nin annesi Sevilay, babası Nihat Mete ve kız kardeşi Nilgün Mumcu duruşmada hazır bulundu.

Duruşmada ifade veren tutuklu sanık R.U., kendisine ait taşıma ruhsatlı tabancasının Hüseyin Mete tarafından çalındığını iddia etti.
Hüseyin Mete'nin tabancayı geri vermek için sürekli para istediğini ve tehdit ettiğini öne süren R.U., bir arkadaşıyla Hüseyin Mete'nin evine gidip, 50 bin lira verdikten sonra silahı aldığını dile getirdi.

"Psikolojim Bozuldu"
R.U. ifadesini şöyle sürdürdü:
"Olay günü, sanayide alkol aldıktan sonra olayın yaşandığı mekana gittim. Hüseyin Mete, öncesinde telefonla arayıp bana parayı sorup duruyordu, ben de dayanamadım engelledim. Mekana girmeyecektim. Mekan girişinde müdüre, Hüseyin Mete'nin içeride olup olmadığını sordum. 'Yok, 5-6 gündür gelmiyor' cevabını alınca mekana girdim. Mekana girdiğimde kimse yoktu. Hüseyin'den korktuğum için tedirgindim, diken üstündeydim. Hesabı ödeyip kalkmayı düşündüm. İkinci biramı içerken mekana Hüseyin geldi. Önce mekanın girişinde bir masaya oturdu, daha sonra yanımdaki masaya geldi. Bana selam vermiş, ben almamışım. 'Neden selamımı almadın' diye sordu. 'Beni engellemişsin, seni bulamayacağımı sandın, aldığın her nefesten, attığın her adımdan haberim var' dedi. Ben de ona bana yaptıklarından dolayı kızgın olduğumu, muhatap olmayacağımı söyledim. 'Ben burada yiyip, içeceğim hesabı sen ödeyeceksin, silahına mı güveniyorsun' dedi. Ben de çok sinirlendim, silahı beline dayadım sonra vazgeçtim. Hüseyin silahı dayadığımı fark ederek bana 'Kameraya dua et, senin hesabını dışarıda keseceğim' dedi. Çok etkilenmiştim, çocuklarıma, aileme zarar verecek, küfürler, tehditler, baskılar hiç bitmeyecek düşüncesiyle psikolojim bozuldu. Daha sonra 1 el ateş ettim. Hüseyin üzerime gelince panik yaptım, korktum. Sonra kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Mekandan çıktım, kaçmayı düşündüm. Silahı ağacın altına gömdüm. Daha sonra olay yerine geri gelip polislere teslim oldum. Silahın yerini polislere gösterdim. Hüseyin köyde korkulan, uy*şturucu madde kullandığı bilinen biri. Fakat benden daha önce haraç istememişti. Olaydan dolayı çok üzgünüm, pişmanım."
Hüseyin Mete'nin ailesi ise sanığın olayı tasarlayarak gerçekleştirdiğini ifade ederek en üst sınırdan cezalandırılmasını istedi. Tanıkların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.