Milliyet'in haberine göre, İstanbul Üniversitesi'nde Sosyal Yapı Sosyal Değişme yüksek lisans programını tamamlayan Hilal Ekşi, tezinde "İlkelliğin Yeniden İnşası: Duygu ve Dil Açısından Sosyal Gen Aktarımı Olarak Küfür" başlıklı bir çalışma gerçekleştirdi. Ekşi'nin araştırması, küfürün öğrenilme yerlerinden kullanım nedenlerine kadar bir dizi konuya ışık tutuyor.
Araştırma kapsamında, yaşları 18-35 arasında değişen, çoğunluğu öğrenci olan, farklı meslek gruplarından 20 kişiyle görüşme yapıldı. Hilal Ekşi'nin ilginç bulduğu bazı sonuçlar arasında, küfürlü söylemlerin kadın ve erkekler için benlik inşasında birer sembol olduğu ortaya çıktı. Erkeklerin toplumsal alanda varlıklarını gösterme ve güçlerini sergileme amacı güttükleri, kadınların ise erkeklerle eşit konumda olma talebinden kaynaklanan bir kullanım farklılığı gözlendi.
Özellikle erkek katılımcılardan biri, küfürleri artık başarı kutlamalarında veya tebrik etmelerde kullandığını belirtti. Küfürlerin özel isimleri, arkadaşlarla iletişim biçimi haline geldiğini ve küfrün bir çeşit "ilkellik" tanımlaması aracılığıyla bilinçli bir şekilde kullanıldığını ifade etti.

Araştırmaya katılan bir öğretmen, kendi kimliği ile küfür kullanımı arasında bir çatışma yaşadığını dile getirdi. Kendisi küfür etse de bunun yanlış olduğunu biliyor ve ileride yetiştireceği çocuklara daha saygılı bir dil kullanmalarını öğretmek istiyordu. Bu durum, bireylerin kendi içsel çatışmalarını ve toplumsal kimlik çatışmalarını deneyimlediği bir örnek olarak öne çıkıyor.
Hilal Ekşi'nin belirttiğine göre, küfretmek insanlara rahatlama ve dayanıklılık sağlama, güçlü hissettirme ve kendini ifade etme imkanı tanıma gibi işlevsel avantajlar sunan bir araç olarak görülebilir. Ancak, küfrün olumlu bir anlam taşıdığı düşünülmemelidir; çünkü küfür sadece fiziksel kavgayı önleyen bir araç değil, aynı zamanda kavganın nedeni de olabilir.
Araştırmada ortaya çıkan ilginç bir diğer sonuç, küfürün duyguların ifadesi ve toplumsal normlara uyum sağlama nedeniyle kullanıldığıdır. Katılımcılardan biri, bir olayı küfürsüz anlatamayacağı bir ortamda, olayı anlatmaktan vazgeçtiğini belirtti. Küfür, duyguların ifadesi açısından bir araç olmanın yanı sıra, toplumsal normlara uyum sağlamada bir rol oynuyor.
Kadınlar ve erkekler arasında küfür kullanımının nedenleri arasında belirgin farklılıklar bulunmaktadır. Kadınlar genellikle dışsal baskı, sinir, kazanma-kaybetme ve mutluluk gibi faktörlere bağlı olarak küfretme eğilimindeyken, erkekler haksızlığa uğrama, yok sayılma, otorite/vurgu/dikkat çekme gösterisi ve düzenin sarsılması tehdidi gibi sebeplerle küfür kullanmaktadırlar.
Küfrün öğrenme kaynakları arasında ise okul, sokak, diziler, internet programları, iş ortamı ve aile içi iletişim gösterilmektedir. Bu çeşitli kaynaklardan öğrenilen küfürler, bireylerin küfürleri bilinçli bir şekilde kullanmalarına neden olmaktadır.