Akdeniz Gerçek | Videolar | Kepez | Kepez'de 3 Günlük Gelini 7 Kurşunla Öldüren Dayıdan Şok Savunma

Kepez'de 3 Günlük Gelini 7 Kurşunla Öldüren Dayıdan Şok Savunma

Antalya Kepez'de miras kalan arsanın devri için buluştuğu 3 günlük evli yeğenini noter önünde 7 el ateş ederek katleden dayı hakim karşısına çıktı.

Antalya Kepez'de miras kalan arsanın devri için buluştuğu 3 günlük evli yeğenini noter önünde 7 el ateş ederek katleden dayı hakim karşısına çıktı.

KAYNAK: İHA
FOTOĞRAF: İHA

Antalya'nın Kepez ilçesine bağlı Kanal Mahallesi Sakarya Bulvarı üzerinde 14 Haziran 2026'da miras devri can aldı.

Aralarında uzun yıllara dayanan taşınmaz anlaşmazlığı bulunan 63 yaşındaki Ömer A. ile henüz 3 gün önce dünyaevine giren 40 yaşındaki yeğeni Amine Bozkurt, müteahhit aracılığıyla devir işlemlerini tamamlamak üzere noterde buluştu.

İkili arasında para anlaşmazlığı yüzünden çıkan tartışmada Ömer A., yanında taşıdığı ruhsatsız tabancasını çıkarıp yeğenine peş peşe 7 el ateş etti. Vücudunun karın, göğüs ve baş bölgesine isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan Amine Bozkurt, kaldırıldığı yakındaki özel hastanede kurtarılamadı. Olay yerinden eşiyle birlikte uzaklaşan zanlı, polisin 1 kilometrelik takip çalışmasıyla yakalanarak cezaevine gönderildi.

Katil Zanlısının Şoke Eden Noter Savunması

Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmada 'kadına karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanan Ömer A., arsanın bedelini 1991 yılında kendi kazancıyla ödediğini fakat taşınmazın babasının üzerinde kaldığını ileri sürdü.

Babasının vefatının ardından kardeşleriyle 23 yıl süren bir hukuk mücadelesine girdiğini savunan Ömer A., "1990'da Antalya'ya geldim, 1991'de o arsa için maaşımı, karımın süt parasını verdim. Arsayı Ali T. tanıdık aracılığıyla taksitli olarak verdi. Kendi üzerime taşınmazlar olduğu için taşınmazların bir kısmını babamın üstüne yaptırmak zorunda kaldım. Babam üstüme devredecekti, babam ölünce kardeşlerimle bana miras kaldı. Kardeşlerimle 23 sene bu arsayı alabilmek için uğraştım, arsanın ecrimisilini ben ödedim, sıcakta soğukta çalıştım, kardeşlerime gücüm yetmedi. Babamın ölümünden sonra kardeşlerim ve onların çocukları tapuyu devretmekte çekingen davrandılar. Biz 6 kardeşiz, biri hissesini devretti, 4'ü devretmedi" dedi. Devir işlemleri için yanına getirdiği ziynet eşyalarını koruma refleksiyle silah taşıdığını öne süren sanık, "Olay günü müteahhit notere çağırdı, kardeşlerimi de çağırmış. Kardeşlerim gelir diye ziynet eşyalarını devir işlemleri için yanımda getirdim. Ziynet eşyalarım çalınır korkusuyla tabancamı yanıma aldım. Tabanca ruhsatsız babamdan kalma" ifadelerini kullandı.

"Amacım Öldürmek Değildi, Kendimi Kaybettim"

Cinayet anına ilişkin detayları aktaran sanık Ömer A., yeğeninin anlaştıkları rakamı son anda yükselttiğini ve kendisine hakaret ettiğini iddia ederek, "Öğle arası Amine noterin oraya geldi, 200 bin teklif ettim 500 bin TL istedi. Ben de kabul ettim. Nüfus cüzdanımı yenilemek için nüfus müdürlüğüne gidip geleceğim dedi, anlaştık. Dönüşte kararından vazgeçtiğini söyleyerek 1 buçuk milyon istedi, küfür ve hakaret etti. Kendimi kaybettim, korkutmak amaçlı ayağına ateş ettim. Benim amacım öldürmek değildi, kendimi kaybettim. Çok pişmanım" şeklinde konuştu.

Saldırının ardından eşi Fadime A.'nın bulunduğu kafeye gittiğini belirten sanık, "Ateş ettikten sonra arkama bakmadan ilerledim, kendimi taşıyamaz oldum. Karım olay anında kafedeydi, olayla alakası yok. Karımın yanına gidip tabancayı verdim. Eşimin yanından ayrılıp un fabrikasının oraya gittim, 112'yi aradım. Olayı anlattım, polislerin gelip beni almasını bekledim, teslim oldum" dedi.

Eşinin verdiği silahı çantasına koyduğu için 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçlamasıyla tutuksuz yargılanan 64 yaşındaki Fadime A. ise "Tabancayı almaya korktum ama aldım. Kafedeydim, küfür hakaret duydum. Çok geçmeden silah sesi geldi. Kafeden çıktım, eşimin arkasından yürüdüm, tabancayı çantama aldım. Korktum, ne yapacağımı bilemedim. 200 bin lira verip anlaşacağız diye yanımıza ziynet eşyalarımızı almıştık, tabancayı o yüzden aldı. Amine sözünde durmadı, 1 buçuk milyon TL istedi" diyerek kendini savundu.

Kızı ve Eşi İsyan Etti

Mahkeme salonunda hazır bulunan Amine Bozkurt'un kızı Elisa Y., annesinin vefatından yalnızca 3 gün önce evlendiğini hatırlatarak, "Ben annemin dayısını hiç görmedim. Olay günü ben babamın yanındaydım. Annemin öldüğünü saatler sonra öğrendim. Annemin Antalya'ya geleceğinden haberim vardı ama dayısı ile görüşeceğini bilmiyordum. Mağdurum. Annem ölmeden 3 gün önce evlenmişti" dedi.

Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan Amine Bozkurt'un eşi Süleyman S. ise "Dayısı olduğunu bilmiyorduk, eve geldiği doğrudur. Şikayetçiyim. Olay anında orada değildim. Eşim müteahhitle anlaşmak için, kat karşılığı yer yapılacak diye gitmişti. Müteahhit aramıştı" sözleriyle adalet talebini yineledi.

Bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan dehşet görüntülerinin de dava dosyasına girdiği ilk celse sonunda mahkeme heyeti, tutuklu sanık Ömer A.'nın akıl sağlığı raporu için adli tıbba sevk edilmeden önce Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden sağlık raporu aldırılmasına ve tutukluluk halinin devamına hükmetti. Tutuksuz sanık Fadime A.'nın adli kontrol kapsamındaki imza yükümlülüğü kaldırıldı, yurt dışına çıkış yasağının sürdürülmesine karar verilerek duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız