Afyonkarahisar'da Katledilen Ayşe Sena Öğretmene Antalya'da Son Görev

Afyonkarahisar'da 8 kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırıda hedef olan öğretmen Ayşe Sena Demir, memleketi Antalya'da son yolculuğuna uğurlandı. Demir'in Antalya'da yaşayan annesi Hayrunissa Demir, evladının ölüm haberini televizyondan öğrendiği anları gözyaşlarıyla anlattı.

Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesinde gerçekleşen ve 8 kişinin yaşamını yitirdiği kan donduran silahlı saldırının ateşi Antalya'ya düştü. İhsaniye Yukarıtandır Ortaokulu'nda görev yapan 46 yaşındaki öğretmen Ayşe Sena Demir, uğradığı saldırı sonucu yaşamdan koparıldı.

Antalya'da Son Görev

Antalya Valiliği ve Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürlüğü, katledilen öğretmenin cenaze programına dair resmi duyuruyu paylaştı. Ayşe Sena Demir için bugün Cuma namazını müteakip Muratpaşa Camii’nde cenaze namazı kılındı. Öğretmenin naaşı, sevenlerinin gözyaşları eşliğinde Kurşunlu Mezarlığı’na nakledildi. 

Cenaze namazına Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, Antalya İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Hüseyin Bekmez katıldı.

Büşra Özdemir: "Yüreğimizi Derinden Yaraladı"

Cenazede Hayrunisa Demir'in koluna girerek teselli eden Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, "Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesinde gerçekleştirilen silahlı saldırıda hayatını kaybeden, Yukarıtandır Ortaokulu Fen Bilimleri Öğretmeni Ayşe Sena Demir’in vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. 1980 Antalya doğumlu Ayşe Sena Demir öğretmenimize Allah’tan rahmet; başta ailesi olmak üzere yakınlarına, sevenlerine ve tüm eğitim camiasına başsağlığı ve sabır diliyorum. Hayatının en verimli çağında bir eğitim neferimizin böylesine acı bir olayla hayatını kaybetmesi yüreğimizi derinden yaraladı. Yaşanan bu elim olayın acısını yüreğimizde hissediyor, bir daha benzer acıların yaşanmamasını temenni ediyorum. Ayşe Sena Demir öğretmenimiz ve saldırıda hayatını kaybeden 8 vatandaşlarımızın mekânı cennet olsun" ifadelerini kullandı. 

Antalya Eğitim Camiasından Taziye Mesajı

Menfur saldırıda meslektaşı 31 yaşındaki Hilal Mete ile birlikte yaşamını yitiren Ayşe Sena Demir için Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü de resmi bir taziye mesajı yayımladı. Antalya İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş imzasıyla paylaşılan duyuruda, "Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesi Yukarıtandır Ortaokulu’nda görev yapan öğretmenlerimiz Ayşe Sena Demir ve Hilal Mete’yi kaybetmiş olmanın derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Öğretmenlerimize Allah’tan rahmet; kederli ailelerine, yakınlarına ve eğitim camiamıza başsağlığı ve sabır diliyorum" denildi.
 

Afyonkarahisar'da Kan Donduran Dehşet

Tüm Türkiye'yi sarsan vahşet silsilesi, şüpheli Arif Sefa Ö.'nün Afyonkarahisar merkezindeki Orhangazi Mahallesi'nde evinden çıkan S.P.'ye pompalı tüfekle ateş açmasıyla başladı. Saldırgan, ağır yaralanan S.P.'nin ardından kendi aracına binerek İhsaniye ilçesine bağlı Yukarıtandır, Ayazini ve Kıyır köyleri güzergahında seyir halinde olan sivil araçları hedef aldı.

Antalya
Afyonkarahisar'da dehşet saçan Arif Sefa Ö., rastgele ateş açtığı 8 kişiyi öldürdü.

Araçlarındayken rastgele açılan ateş sonucunda 57 yaşındaki Ahmet Uzel, 50 yaşındaki Bekir Toprak, 56 yaşındaki Noman Toprak, 73 yaşındaki Seydi Ahmet Aydoğmuş, 68 yaşındaki Satı Aydoğmuş, 61 yaşındaki İsmail Şen, 31 yaşındaki Hilal Mete ve 46 yaşındaki öğretmen Ayşe Sena Demir olay yerinde can verdi. Ağır yaralı durumdaki S.P.'nin ise hastanedeki yaşam mücadelesi ciddiyetini koruyor.


 

Televizyon Ekranındaki Altyazıyla Yıkılan Bir Annenin Feryadı

Fen Bilimleri Öğretmeni Ayşe Sena Demir'in acısı Antalya'daki baba ocağına kor gibi düştü. Kızının ölüm haberini televizyondaki son dakika bandından öğrendiğini belirten acılı anne Hayrunissa Demir, “Televizyonda altyazı geçti bu İhsaniye'de olan olayla ilgili. Telefon çaldı. Müdür Bey aradı. Olağanüstü bir durum olduğunu düşündüm Müdür Beyin aramasıyla ilgili. ‘Müdür Bey bir olay mı var?’ diye sordum. ‘Yok, ufak bir kazaya karıştı Sena öğretmen’ dedi. Ben de ‘Televizyonda gördüm. Bir öldürme vakası. O olmasın’ dedim. Müdür Bey, ‘Hayır onunla ilgisi yok’ dedi. Ama tabi benim içime ateş düştü. İlk inandım, sonra işin rengini anladım" dedi.

15 Yılını Köy Çocuklarının Geleceğine Adadı

Hacettepe Üniversitesi'nden dönem 1.si olarak mezun olan ve ideallerinin peşinden koşarak köy çocuklarının ufkunu açmayı seçen Ayşe Sena öğretmenin geride bıraktığı meslek aşkı herkesi derinden sarstı.

Emekli bir öğretmen olan Hayrunissa Demir, kızının mesleğine olan saygısını anlatırken, “Çok şevkle giden okula, köy okullarını çok seven, köy çocuklarının ufuklarını aydınlatmaya çalışan, onlara sürekli deneyler yapan ve derse hazırlanan bir öğretmendi. Çok idealistti. Acil durum olduğu zaman, ben çocuğumu aradığım zaman kesinlikle telefonu açmazdı. ‘Anne sakın ders esnasında arama, ne olursa olsun,’ derdi. Bu kadar idealist, yılların öğretmeni olmasına rağmen derse hazırlanarak giderdi. 15 yıllık öğretmendi" diye konuştu.

Kızının köy okulunda bulduğu huzuru ve haksız tek bir kuruşa bile el sürmeyen ahlakını aktaran Demir, “Dönem birincisi olarak Hacettepe'yi bitirmişti. Köy okulunda çok mutluydu. 'Onlara oturmayı, kalkmayı, güzel ahlaklı olmayı, çevreciliği öğretiyorum anne’ diyordu. Eczacılığı istiyordu fakat eczacılıktan daha güzel bir meslek olduğunu düşünüyordu. Çünkü daha faydalı bir şey yaptığını düşünüyordu. Çok idealistti her anlamda, davranışsal, oturma, kalkma, dürüstlük, adalet anlamında gerçekten örnek bir öğretmendi. Pandemi döneminde yolculukta girememiş olduğu 3-4 dersin parası yattığı zaman bana telefon açıp, ‘Anneciğim bunu sen al, ihtiyaç sahiplerine ver, ben haram para sokmam’ diyen bir öğretmendi" dedi.

Kızının Afyonkarahisar'ı ve görev yaptığı köyü çok sevdiğini de belirten Demir, “Hayalleri vardı çocukların gelecekleriyle ilgili. Çok zeki çocuklar olduğunu söylüyordu. Uzman öğretmen olmuştu ve öğretmenlikten çok mutluydu, köyden ve Afyon'dan çok memnun bir öğretmendi. ‘Anne burada çok mutlu oluyorum. Antalya'ya geldiğim zaman çok kargaşa, karmaşa. Orada düşünme, tefekkür etme vakti buluyorum' diyordu. ‘Çok mutluyum ben orada. Onlara hep bir şeyler öğretiyorum, hediyeler alıyorum’ derdi. Ben geçen yıl ayrıldım öğretmenlikten. Eğitim alamayan, özel eğitim gerektiren çocuklara fahri olarak ders verme, okuma yazma öğretme, davranış eğitimi yapma gibi amaçlarım var benim. Tabii ki çocuğumun böyle gaddarca öldürülmesinden sonra, onun anısına devam edeceğim" diye konuştu.

Meslektaşını Yalnız Bırakmamak Uğruna Kurşunların Hedefi Olmuş

Olayın vahametine ve kızının arkadaşını koruma çabasına değinen kederli anne, dehşet dakikalarını şu sözlerle aktardı:

“Arkadaki öğretmeni indirmiş o saldırgan. Öğretmen yalvarmış, yere kapanmış, ‘Beni öldürme’ diye. Bunlara da 'İnin aşağıya' demiş. Muhtemelen benim çocuğum, arkadaşını bırakmamak için olduğunu düşünüyorum. Yani basıp belki gidebilirdi. Yanındaki din bilgisi öğretmeni de inmiyor. Muhtemelen diyorum benim kızım insanlara ihanet eden bir çocuk olmadığı için diye düşünüyorum, o arkadaşı, inen arkadaşını orada bırakmamak için bu şekilde bir davranış yapmıştı. Dışarıdan tarıyor. Yandan giriyor işte, akciğerini, kalbini parçalıyor. Ölü olarak gitmiyor hastaneye, orada ameliyat esnasında çıkaramıyorlar, kan kaybından vefat ediyor. Onun öldüğünü hiç düşünmüyorum."
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız