CHP’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingleri sürüyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 73’üncü buluşması kapsamında bu hafta İstanbul’un Güngören ilçesinde vatandaşlarla bir araya geldi. Soğuk havaya rağmen alana on binlerce kişi akın etti. Kale Center AVM önünde kurulan miting alanı, polis bariyerleriyle çevrildi; Türk Bayrakları, Gazi Mustafa Kemal Atatürk posterleri ve CHP bayrakları alanda yerini aldı.
“Asgari Ücret 39 Bin Lira Olmalı”
Kalabalığa hitap eden CHP lideri Özgür Özel, partisinin asgari ücret teklifini açıkladı. Özel, ülkedeki ekonomik tabloya dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Memlekette açlık sınırı 30 bin lira, yoksulluk sınırı 97 bin lira, asgari ücret 22 bin lira. Memleket öyle bir açmazda ki, asgari ücret alan için çok az, veren için yüksek. Asgari ücretli bu maaşla geçinemiyor.”
Özel, CHP’nin asgari ücret konusunda beklentisini ise şu sözlerle dile getirdi:
“Asgari ücret 39 bin lira olmak zorunda. Bugün bizim teklifimiz asgari ücret 39 bin lira olmalı. Yetmez ama nefes aldırır. Devlet burada ortaya çıkacak. Hak edilen en az 39, biz bunun altında yokuz!”

işte o konuşmadan öne çıkanlar
Kale siyaseti bitmiştir. Güngören artık milletin kalesidir. 73. eylem bu eylem! Yeşil alana bile hasret olan Güngören'e Ekrem Başkan, düzenli olarak 6 bin 800 aileye sosyal yardım yapıyor. 5 bin 500 ailenin sütünü Ekrem Başkan ulaştırıyor. 1329 bebeğe doğum paketiyle hoş geldin bebek diyor. 4 bin annenin cebinde anne kart var. 2 yeni kreş, zenginin çocuğunun el becerisi artarken yoksulun çocuğu geri kalmasın diye en önemsediğimiz şeyler bu kreşler. Biz yaptık engel olmaya çalıştılar. Biz dedik bu bu kreş çocuk için de anne için de çok önemli. Kreş sayısını Türkiye'de 770'e çıkardık. Hedef bin kreş. Bininci kreşi açacağız, durmayacağız! Barınma sorununu görmeden, çağırdıkları öğrencileri şurada kalacaksın demedikleri, açmadıkları yurtlar var. Şuana kadar İstanbul'da 17 yurt açtık. Türkiye'de 77 yurt açtık. Durmayacağız. Sanıyorlar ki zulmederiz geri dururlar, ne mücadeleden ne de hizmetten geri durmayacağız.
- Asla ve asla Güngören'i ihmal etmeyeceğiz. Hafta sonu 3 gün Kurultay'ımızı yaptık. Parti tarihinin en yüksek oyuyla beni yeniden göreve getirdikleri için teşekkür ediyorum. Bu bin 333 oy mücadeledenin, birlikte olma iradesinin ve iktidar yürüyüşümüze delalettir. Onların elinde devletin bütün güçleri olabilir ama biz kazanacağız. Ahlaki üstünlük bizdedir, biz kazanacağız. Erdoğan, cumhurbaşkanlığı sistemini isterken demişti ki 'şirket yönetir gibi devlet yöneteceğiz' demişti. Allah var sözünü tuttu. Sağlık Bakanı özel hastaneci, Eğitim Bakanı özel okulcu, Turizm Bakanı oteller zinciri sahibi, öyle kurdu kabineyi. Bir şirket kurdu, öyle yönetiyor. KADAŞ, 'Kara Düzen Anonim Şirketi... Damatların, torpillilerin yükseldiği, hakkaniyetin kendine yer bulamadığı 'Kara Düzen Anonim Şirketi' dir.
-Çalışmanın, biriktirmenin, başını bir eve sokmanın hayal bile edilemediği bir ülkeye dönüştük. Erdoğan diyor ki bugün, 'Türkiye alan elden, veren ele dönüştü.' Kimden alıp kime veriyorlar söyleyelim; Türkiye'nin dört bir yanına gidiyorum Erdoğan kızıyor, almış eline makine altın hesabı yapıyor diyor kızıyor.
- Öyle bir noktadayız ki, devlet memurları 18 bin lira emekli ikramiyesi alıyordu, İstanbul'da evler 15 bin liraydı. Emsal ev şimdi 5 milyon lira oldu. Başını bir eve sokmanın hayal bile edilemediği bir ülke olduk. Bir bütçe geçirdiler bütçeden. Ne asgari ücretlinin yüzüne bakan var, ne emeklinin. Bir de çıkmış Erdoğan diyor ki, 'Türkiye alan elden veren ele dönüştü'. Soruyorum, altın hesabı şaşar mı? Şaşmaz.
- Asgari ücret 7 çeyrek alıyordu, şimdi 2 çeyrek alıyor. Çiftçi bir kilo buğday satıp bir litre mazot alıyordu.
- İşte AK Parti'nin kara düzeni bu şekilde işliyor. Aldığı el belli ama kime veriyor? Bu sene zenginlerden vazgeçilecek vergi 768 milyar. Atanamıyor öğretmenleri, atadıklarına da para vermiyor. Bu kadar adaletsizliğe isyan ediyoruz birlikte. Polisle öğrencileri karşı karşıya getiriyorlar ya biz seçim gecesi polisle öğrencileri halay çektireceğiz.
- Öğrenci kurtulmadan polis kurtulmaz, çiftçi kurtulmadan esnaf kurtulmaz, Türkler kurtulmadan Kürtler, Aleviler kurtulmadan Sünniler kurtulmaz. O yüzden hep diyoruz, 'Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!'
- İleri de yapılacak ilk seçimde cemevi de o kadar ibadethane olacak. Madımak utanç müzesi olacak. O davalar da yeniden açılacak.
- Bu kara düzen, engellilere de gün yüzü göstermiyor. Rapor almak zor, engel yüzdesini düşürüyorlar. Protezi, işitme cihazının en kötüsü veriliyor. Yerel yönetimlerimiz olmasa engellilerimizin tekerlekli sandalyeye ulaşımı hayal.
- Memlekette açlık sınırı 30 bin lira, yoksulluk sınırı 97 bin lira, asgari ücret 22 bin lira. Memleket öyle bir açmazda ki, asgari ücret alan için çok az, veren için yüksek. Asgari ücretli bu maaşla geçinemiyor. Asgari ücret 39 bin lira olmak zorunda. Bugün bizim teklifimiz asgari ücret 39 bin lira olmalı. Yetmez ama nefes aldırır. Devlet burada ortaya çıkacak. Hak edilen en az 39, biz bunun altında yokuz!
- Tüm işçileri, tüm emekçileri mücadeleye davet ediyoruz. Arkalarında olacağız.