Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
23°
Akdeniz Gerçek | Siyaset | Kıbrıs Sorunu TBMM Gündeminde! Önerge Reddedildi

Kıbrıs Sorunu TBMM Gündeminde! Önerge Reddedildi

TBMM Genel Kurulu, Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı. Toplantıda Kıbrıs tartışması damga vururken, uzun süre tartışılan meclis araştırma önergesi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

TBMM Genel Kurulu, Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı. Toplantıda Kıbrıs tartışması damga vururken, uzun süre tartışılan meclis araştırma önergesi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

Kıbrıs Sorunu TBMM Gündeminde! Önerge Reddedildi

Bazı Türki Cumhuriyetler’in Kuzey Kıbrıs’ı adada işgal olarak tanıması ve Güney Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’ni devlet olarak tanıması TBMM’de tartışıldı. CHP ve İYİ Partili vekiller sert şekilde konuyu eleştirerek gerekenin yapılmasını vurguladı. Uzun tartışmamaların sonunda Kıbrıs ile ilgili verilen meclis araştırma önergesi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

TÜRKİYE ADINA UTANÇ VERİCİ

CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, Kıbrıs ile ilgili yaptığı konuşmada, “Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir insanın kendisi için utanmasından daha kötüsü başkaları için utanmasıdır. Biz, bugün, Türkiye Cumhuriyeti'nin en güzide kurumlarını yöneten insanlar adına utanç içindeyiz. Malumunuz, ülkemizi kendini milliyetçi addeden bir iktidar koalisyonu yönetiyor, yerlilik ve millîlik sloganlarını kendilerine kalkan yapmışlar. Kendilerine iltifat edenlerin hepsi yerli ve millî; suçlarını, kabahatlerini konuşan herkes ise vatan haini. Kendilerine bir suç isnat edildiğinde "Bu saldırı bize değil Türkiye'ye yapılıyor." deme cüretini göstermekle kalmıyor, kendi kirli çıkarlarını milletin çıkarı ilan etmekten hicap duymuyorlar. En güncel örnek, kendisiyle ilgili bir iddiaya şahsen cevap vermek yerine Dışişleri Bakanlığından kurumsal açıklama yaptırtan Hakan Fidan. Konumuz ise Kıbrıs; uğruna binlerce askerimizi, mücahidimizi ve sivil Kıbrıs Türkünü toprağa verdiğimiz partilerüstü millî davamız. Başta merhum Rauf Denktaş olmak üzere binlerce şehit ve gazinin aziz emaneti, bugün sizin sayenizde kumar, fuhuş, yasa dışı bahis, insan kaçakçılığı, silah kaçakçılığı ve kara para aklama merkezine dönüşmüş durumda. KKTC'nin ve Kıbrıs Türkünün itibarını yerle bir eden bu durum elbette bir günde ortaya çıkmadı, son yirmi yılın AKP hükûmetleri döneminde hız kazandı ve görüyoruz ki bugün neredeyse tamamen kontrolden çıkmış vaziyette.

KKTC DEĞERSİZLEŞTİRİLİYOR

Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanının adı, organize suç lideri Halil Falyalı'nın öldürülmesinden sonra AKP'nin siyasi elitlerine şantaj için çekilmiş görüntüleri kurtarma operasyonuyla anılıyor. Fidan, iddialara göre, sırf kasetleri teslim alsın diye Lefkoşa'ya Halil Falyalı'nın iş ortağı Yasin Ekrem Serim'i büyükelçi tayin ediyor. Nitekim, Falyalı-Serim ortaklığı KKTC basınında belgelenmiş bulunuyor. Serim, Erdoğan ve Fidan nezdinde o kadar makbul ve güvenilir ki Lefkoşa görevinden önce Bakan Yardımcılığıyla da ödüllendirilmişti. İddialar doğruysa Fidan böyle bir talimatı Dışişleri Bakanlığından yani meslekten bir büyükelçiye zaten veremeyecekti. Bugün dünyanın gözü önünde yüzümüzü yere eğdiren bu rezaletin müsebbipleri, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı kanalıyla "İddialara itibar etmeyiniz." şeklinde basit bir açıklamayla bu utançtan sıyrılabileceklerini zannediyorlar. Değerli arkadaşlar, biz Kıbrıs sorununa diplomatik çözüm önerdiğimizde bugün bize saldıran AKP, iktidara geldiği ilk yıllarda çözüm odaklı bir siyaset izliyordu. Bu tavrın zamanla neden değiştiğini epeydir sorguluyorduk, bugün bunun sebebini anladık. Siz Kıbrıs'ta müzakere yapıyormuş rolü yaparken aslında tıpkı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi gibi çözümsüzlük istiyorsunuz çünkü iktidarınızla ilişkili suç patronlarını denetimden kaçırmak istiyor, bu uğurda Kıbrıs Türkünü tüm dünyadan tecride mahkûm ediyorsunuz. Sizin millî davanız Kıbrıs değil; sizin davanız cüzdanlarınız, banka hesaplarınız, o hesaplara akan kirli paralar. (CHP sıralarından alkışlar) KKTC'yi ne kadar değersizleştirdiğinizi, Kıbrıs politikanızın sadece adada kurduğunuz kirli para mekanizmalarını korumaya odaklı olduğunu son gelişmelerle de gördük. 4 Türki Cumhuriyet Güney Kıbrıs'ta büyükelçilik açtı, ağzınızı açıp bir açıklama dahi yapmadınız.”dedi.

PARAYI KIBRIS’TAN TRANSFER ETMİŞLER

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Kıbrıs konuşmasında şunları söyledi:

“Önce babadan başlayacağım. Diyordu ya Sayın Erdoğan "Hırsızlık oğuldan babaya geçmez, babadan oğula geçer." diye, önce babadan başlayacağım. Maksut Serim 1990'lı yıllarda kendisi Kazakistan'ın Al-Farabi Devlet Üniversitesinden bir diploma alır fakat sonra bu diplomanın sahte olduğu ortaya çıkar, mahkemeye verilir kendisi, sahtekârlık yaptığı için mahkemeye verilir ve iki yıla mahkûm olur fakat Rahşan affından kurtulur ve infazı ertelenir veya affedilir. Peki, ödül olarak ne olur? Ödül olarak kendisine Başbakanlığın örtülü ödeneği teslim edilir. Denir ki "Al, bu milyarlarca milyarlarca liralık parayı sen yönet. Diplomaların sahteymiş, önemli değil; mahkemede mahkûm olmuşsun bu sahtekârlıktan dolayı, önemli değil; paraları sana veriyoruz. Yine döneceğim Erdoğan'a, "Hırsızlık babadan oğula geçer." diyordu ya Erdoğan. Gelelim çocuklara... Şimdi, birtakım belgeler vereceğim, birtakım belgeler paylaşacağım sizinle. Bunların hepsi legal ve yasal yollardan elde edilmiş belgeler çünkü İngiltere'de bu belgeleri elde etmek yasaldır ve açıktır. İngiltere'de bir şirket kurulmuş, "Damlar Investment Limited" adıyla Londra'da bir şirket kurulmuş. Peki, kim kurmuş bu şirketi? Bakıyorsunuz, az önce bahsettiğim, örtülü ödeneğin başındaki şahsın evlatları, mahdumları kurmuş -mahdumlar, biliyorsunuz, çok iyi iş çıkarıyorlar bu devirde- biri Halil İbrahim Serim, bir diğeri de Yasin Ekrem Serim; bunlar kurmuşlar. Peki, nerede kurmuşlar bunu? Şimdi, özellikle veriyorum not düşmek için, tarihe ve Meclis kayıtlarına not düşmek için veriyorum: Green Lanes, Palmers Green, London. Bu adreste kurmuşlar şirketlerini, şirketlerinin adresi burası. Peki, parayı nereden transfer etmişler? Parayı Kıbrıs'tan transfer etmişler, hepsinin belgeleri var. Peki, Kıbrıs'tan transfer ettikleri yer neresi? "HİS Crown Residence" Nedir Türkçesi? "Majestelerinin Malikânesi" ya da "Kralın Malikânesi." Kimdir bu kral, kimdir bu majesteleri? Hayatınız boyunca hiçbir ticaret yapmamışsınız, babanız bu ülkenin örtülü ödeneğinin başında duran birisi, ne oldu da bu rezidanslara sahip oldunuz? (İYİ Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar) Nasıl oldu da bu ülke açlık içerisindeyken bu malikânelere sahip oldunuz söyleyin bana! Ve parayı buradan Londra'ya transfer etmişsiniz.

LONDRA'DA GAYRİMENKULLER

Bitmedi daha, gerisi geliyor: Paralar buradan transfer edilmiş az önce bahsettiğim adrese.

Beyefendinin 100 milyonlarca liralık gayrimenkulleri var Londra'da, 100 milyonlarca liralık! Baktım, acaba bu adreste başka kimlerin gayrimenkulleri var diye. Ne çıktı karşıma biliyor musunuz? Karşıma çok ilginç bir isim çıktı: Cengiz ailesi. Aynı Cengiz ailesi aynı adreste, milyarlarca liralık gayrimenkullerinin bulunduğu adreste bulunuyor, aynı yerde. Bu ülkede milyarlarca dolarlık ihale alıp yüzlerce kere vergi indirimi almış bir kişinin milyarlarca liralık gayrimenkullerinin bulunduğu adres Serim'in şirketlerinin de adresi. Şimdi soruyorum: Bu şahsı siz aldınız, önce bakan yardımcısı yaptınız, ardından Lefkoşa'ya atadınız. Ne atadınız? Büyükelçi olarak. Bir zamanlar Meclis gündemine gelmişti "Bu Lefkoşa'ya tayin olduğun yerde acaba senin Halil Falyalı'yla bir şirketin var mı?" diye, "Hayır, yok." demişti, itiraz edilmişti.”

“KIBRIS MİLLİ DAVAMIZ” SAVUNMASI

AKP Konya Milletvekili Orhan Erdem, İSE CHP’ye ve İYİ Parti’ye şu şekilde cevap verdi:

“Tabii, son üç haftada 3 önerge verildi. Kuzey Kıbrıs, Kıbrıs davası millî davamız. Ben, konu Kıbrıs olduğunda muhalefetin de iktidarın da herkesin aynı hassasiyet içinde olacağını tahmin ediyorum.Ama son günlerde Kuzey Kıbrıs'a dönük çok büyük bir karalama kampanyası başladı. Sayın Dışişleri Bakanımızın da içine alındığı bir köşe yazısı ve başka ilişkileri ifade eden ve bunun üzerinden doğan birçok söylenti başladı. Hakan Fidan 2002'de önce TİKA'nın başında, sonra Başbakanlık Müsteşar Yardımcılığı, daha sonra MİT Müsteşarlığı ve Dışişleri Bakanı olarak dünyada örnek gösterilecek başarılı bakanlardan birisi ve çok güzel işlere Cumhurbaşkanımızın riyasetinde el atıyor. Dünya politikasında Türkiye'nin ses getirdiği bir dönem yaşıyoruz. Siyasilerin üzerinde, büyük görev almış siyasilerin üzerinde bu tip şeyler her zaman olabilir. Kuzey Kıbrıs millî davamızdır, yirmi yılda önemli işler yapıldı. 3 Mayısta Cumhurbaşkanımız orada TEKNOFEST'i açacak, 30 bin insan gidecek ilk defa Kıbrıs'a. Kuzey Kıbrıs'ta millî Meclis şu anda kendi Meclisine geçiyor. Geçen de söyledim, bir tütün fabrikasında hizmet eden Meclis kendi Meclisine geçiyor. Külliye... Cumhurbaşkanı, yapılan, çok güzel, Kuzey Kıbrıs'a yakışır bir külliyeye geçiyor.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız