Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
23°
Akdeniz Gerçek | Siyaset | İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu "Hukuk silah olmuş, adalet mezata düşmüştür”

İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu "Hukuk silah olmuş, adalet mezata düşmüştür”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, gözaltına alınan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu için Saraçhane’ye geldi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, gözaltına alınan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu için Saraçhane’ye geldi.

İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu "Hukuk silah olmuş, adalet mezata düşmüştür”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, gözaltına alınan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu için Saraçhane’ye geldi.CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüşen Müsavat Dervişoğlu, “Karşımızdaki kolektif kötülüğü mağlup etmenin yegane yolu bütünleşik muhalefettir. Muhalefet partilerinin birleşmesi değil. Muhalefet edilecek unsurlara doğru ve yek duruş sergilemektir. Bu 23 yıllık karanlığı dağıtmak için bütün ışıkları bir araya getirmeliyiz. Küçüğü büyüğü yok. Her ışık, her umut, karanlığa açılacak bir kapıdır”dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Dervişoğlu’nu kapıda karşıladı. Bir süre Özel ile görüştükten sonra gazetecilere açıklama yapan Dervişoğlu, şunları söyledi:

“Aylardır birçok vatandaşa, gazeteciye yapılan tutuklamalar var. Parti genel başkanları, TÜSİAD başkanı, kayyumlar var. Gerekçeler farklı ama hepsinde amaç ve yöntem aynı. Milleti korkutmak ve insanlara gözdağı vermek için bunlar yapılıyor. İçinde bulunduğumuz günlerde tek adam rejiminin nihai aşamasındayız. Dilediği kararı verebilen, dilediği zaman kararından dönebilen, dilediğini söyleyebilen, Konuşabilmek hak olarak sadece bir tek adama verilmiş gibi gözüküyor. Onlara göre rakipler düşman, muhalifler hain, kahramanlar hain, hainler kahraman gibi süreçler yaşıyoruz. Bir tarafıyla konuşacak çok şey var ama bugünün şartlarına baktığınızda da hukuk ve adalet adına konuşacak fazla şey kalmamış gibi görünüyor. Anayasal düzen askıya alınmış. Siyaset; muhalefete zulüm, iktidara haktır anlayışı hâkim kılınmış. Rakiplerin tasfiyesi için de her şey mübah hâle getirilmişti. Güçler ayrılığı yerini güçler birliğine bırakmıştır. Şikayetçi de avukat da savcı da hakim de hatta ceza infaz memuru da tek adamdır. Bugün Erdoğan’ın tüm tuşlara bastığı gündür. Tüm azametiyle kuvvetler birliğini milli iradenin üzerine boca etmiştir. Bugün artık Erdoğan’ın başka bir şeye dönüştüğü gündür.

"Her ışık, her umut, karanlığa açılacak bir kapıdır"

Milletin adamı, millete dair tüm kavramları yemiş ve öldürmüştür. Diğer yandan ise konuşacak çok şey vardır. Konuştukça özgürleşecek ve memleketin üzerindeki karabulutları dağıtacak reçete ‘Konuşan Türkiye’dir’ ve buna her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuz günleri yaşıyoruz. Konuşmak umuttur. Böyle günlerde sadece gözaltındakiler, tutuklular ve hükümlüler değil; dışarıda kalanların da umuda ihtiyacı vardır. Eli kanlı teröristlere değil, yurttaşlaradır bu umut. Bu umut dışarıdan içeriye, içeriden dışarıya taşınmalıdır. İşte bu yüzdendir ki hepimize düşen, o umudu diri ve canlı tutmaktır. Ümit Özdağ neredeyse 2 aydır tutukludur. Karşımızdaki kolektif kötülüğü mağlup etmenin yegane yolu bütünleşik muhalefettir. Muhalefet partilerinin birleşmesi değil. Muhalefet edilecek unsurlara doğru ve yek duruş sergilemektir. Bu 23 yıllık karanlığı dağıtmak için bütün ışıkları bir araya getirmeliyiz. Küçüğü büyüğü yok. Her ışık, her umut, karanlığa açılacak bir kapıdır. Cumhurbaşkanlığı ihtirası ve tek adam despotizmini harmanlayıp bu yarışa aday olmak isteyen İmamoğlu’na zincirleme davalar açmak, diplomasını, idari işlemle iptal etmek ve sabahın ilk ışıklarıyla onlarca polisle gözaltına almak zulümdür, zorbalıktır ve ancak diktatörlüklerde yaşanabilecek bir gözü dönmüşlüktür.

“Hukuk silah olmuş, adalet mezata düşmüştür”

Dahası bu kararlar ve uygulamalar, ne adaba ne delikanlılığa ne de racona sığar. ‘Kasımpaşalılıkla’ bunca yolu yürümüş o Karadeniz çocuğuna sorarlar, hem pusu kurup hem de arkadan vurmanın adı nedir? Saraydaki avanelerin ve dalkavuklarınla bugün kendinize hangi masalı anlatacaksınız bilmiyorum Sayın Erdoğan. Yendin mi? Kral sen misin? Çok mu büyüksün? Bu sözlerimin muhatabı ne dediğimi çok iyi anladı. Ezcümle son 24 saatte yapılanlar, bundan sonra tenezzül edileceklerin göstergesidir. Şirazeyse kitap dağılmış, kantarsa topuzu kaybolmuştur. Hukuk silah olmuş, adalet mezata düşmüştür. Hukuksuzluk deriz ya... Hukuk da çok, kanun da çok; ihtiyacımız sadece adil ve liyakatli uygulayıcılar. İktidara ayrı, muhalefete ayrı, yandaşa ayrı, vatandaşa ayrı tarife uygulamayan bir irade arıyoruz ancak anayasal düzeni hiçe sayan tek adam rejiminde alınan kararların meşruiyeti kalmamış, tükenmiş, tüketilmiştir. Bugün ise gayrimeşruluk tescillenmiştir. Bu tabloyu da iktidar bile isteye ortaya çıkarmıştır. Tüm Türkiye gibi bu iktidar da sonuçlarına katlanacaktır. Niyetinde hayır olmayan tek adamın, iktidarının ve idaresinin akıbetinde de hayır olmayacaktır.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız