Halk TV’nin sahibi iş insanı Cafer Mahiroğlu, CHP Butlan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi tarafından kanala yönelik sistemli bir "susturma ve şantaj" operasyonu yürütüldüğünü öne süren açıklamada bulundu. Siyaset-medya ilişkilerinde kartların yeniden dağıtılmasına neden olacak bu açıklamada Mahiroğlu, iktidar döneminde dahi görmedikleri bir baskı dalgasıyla şu anki muhalefet kanadı tarafından karşı karşıya bırakıldıklarını iddia etti.
Baskının İçeriden Geldiğini Vurguladı
Cafer Mahiroğlu, yaklaşık 7 yıl önce satın aldığı Halk TV'nin yayın hayatı boyunca en sert muhalif tavrı sergilemesine rağmen, mevcut iktidar veya devlet kurumlarından hiçbir zaman doğrudan bir tehdit ya da uyarı mesajı almadıklarını belirtti. RTÜK tarafından kesilen cezaların ve ekran karartmaların tamamen yasal denetim alanı içinde kaldığını ve birçoğunun mahkemelerden döndüğünü hatırlatan Mahiroğlu, asıl tehlikeli baskının şu an içeriden geldiğini vurguladı.
Kılıçdaroğlu’nun rahat hareket edebilmek adına Halk TV’yi susturmaya çalıştığını ima eden ünlü iş insanı, "Baskı, tehdit ve şantaj konusunda gemi azıya öyle almışlar ki, kürsüden açıkça hedef göstermeden öncesi de var" sözleriyle arka planda yaşanılanları aktardı.
"Kanalları Bize Verin Algıyı Değiştirelim”
Yayımlanan metinde, CHP’li bazı milletvekillerinin ve parti kurmaylarının kapalı kapılar ardında Halk TV yönetimine yönelik akılalmaz tekliflerde ve telkinlerde bulunduğu öne sürüldü. Mahiroğlu, parti içindeki bazı isimlerin vizyonsuzluğunu ve seçmeni tanımadığını çarpıcı örneklerle dile getirdi.
CHP'li bir vekilin yaptığı bir söyleşide açıkça, "Halk TV'yi bize verin, biz 3 ayda algıyı tersine çevirelim" diyerek kanala çökmek istediği iddia edildi. Bir başka aktörün ise "Bizi destekleyin; maddi, manevi ne gerekiyorsa yaparız" diyerek kanalı doğrudan fonlama ve yönlendirme teklifinde bulunduğu açıklandı. Mahiroğlu, bu gizli pazarlıklardan ve tekliflerden sonuç alamayan kliklerin, şimdi açıktan "Halk TV'yi susturun" çağrıları yaparak hedef gösterme safhasına geçtiklerini belirtti.
Kurultay ve Medya Savaşı Bir Arada Yürüyor
Halk TV cephesinde patlak veren bu kriz, CHP içindeki kurultay sancılarından ve liderlik mücadelesinden bağımsız okunmuyor. Örgütlerin ve 74 il başkanının Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ekseninde netleşen "25 Temmuz 2026 öncesi kurultay" taleplerine karşılık, Kılıçdaroğlu ve ekibinin medya gücünü kontrol altına alarak kendi algı yönetimini kurmaya çalıştığı iddia ediliyor.
Mahiroğlu, Halk TV’nin bağımsız yayıncılık ilkesinden asla taviz vermeyeceğini belirterek, "Bu kanal Halk TV izleyicilerinin ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının teminatı altındadır. Adaletten, hukuktan, demokrasiden yana durdum; bugün de aynı yerdeyim" sözleriyle meydan okudu.
Cafer Mahiroğlu'nun Açıklamasının Tam Metni
Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu'nun siyaset dünyasını sarsan o açıklamasında ifadelere şu yer verildi:
“Sevgili Türk halkı, sevgili Halk TV izleyicileri;
Yaklaşık 7 yıl önce satın aldığımız Halk TV'de muhalif tavrımıza ve sert eleştiriler de içeren yayınlarımıza rağmen AKP iktidarı ya da devlet kurumlarının hiçbirinden ne uyarı aldık ne de tehdit mesajı.
Çok cezalar kestiler, ekranı kararttılar ama tamamı faaliyet alanımız içinde denetleyici kurumla yaşandı. Cezaların çoğu da mahkemeden geri döndü.
Bugün ise baskı, tehdit ve şantaj konusunda bambaşka bir düzeydeyiz. Sayın Kılıçdaroğlu doğrudan Halk TV’yi ve beni hedef alıyor, hedef gösteriyor. Bir yerlere mesaj gönderiyor.
Rahat hareket edebilmesi için Halk TV’yi susturmanın yeterli olacağını sanıyor; CHP seçmenini hiç ama hiç tanımadığını bir kez daha kanıtlıyor.
Baskı, tehdit ve şantaj konusunda gemi azıya öyle almışlar ki, kürsüden açıkça hedef göstermeden öncesi de var. CHP'li bir vekil söyleşi yapıyor, "Halk TV'yi bize verin, biz 3 ayda algıyı tersine çevirelim" diyor bu kadar seçmenini tanıyorlar.
Bir başkası "Bizi destekleyin; maddi, manevi ne gerekiyorsa yaparız" diye telkinde bulunuyor.
Bunlarla sonuç alamayınca şimdi açıktan 'Halk TV'yi susturun' çağrısı yapıyorlar.
Bu kanal Halk TV izleyicilerinin ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının teminatı altındadır.
Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ülkemin birliği, beraberliğine olan inancımla yayıncılık yaptım. Adaletten, hukuktan, demokrasiden, insandan yana durdum. Bugün de aynı yerdeyim.
O yüzden Halk TV, bağımsız ve demokrasiye bağlı yayıncılık ilkesinden hiçbir koşulda vazgeçmeyecektir.”