CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 24 Şubat 2026 tarihli grup toplantısında iktidarın ekonomi, dış politika ve toplumsal yaşam üzerindeki etkilerini sert bir dille eleştirdi. Konuşmasına siyasetin dar kalıplara hapsedilemeyeceğini vurgulayarak başlayan Özel, sokağın gerçek gündemini Meclis kürsüsüne taşıdı.
Siyasetin Çerçevesi ve Muhalefetin Rolü Üzerine
Özgür Özel, iktidarın muhalefete alan çizme çabalarına karşı CHP’nin yeni dönemdeki kararlı duruşunu ifade etti. Özel, "Bugün burada sadece bir siyasi partinin genel başkanı olarak değil, sokağın sesini, mutfağın yangınını, emeklinin feryadını kürsüye taşımak için bulunuyorum. Birileri istiyor ki; onlar bir çerçeve çizsin, muhalefet o çerçevenin içinde kalsın. Onlar hukuksuzluk yapsın, biz görmezden gelelim. Onlar sömürsün, biz sessiz kalalım. Buradan açıkça ilan ediyorum: O devir kapandı! Hiç kusura bakmasınlar, o devir kapandı! Artık ne bir kelime eksik konuşacağız, ne de sizin çizdiğiniz o dar sınırların içinde kalacağız. Bizim sınırımız milletimizin hukukudur, bizim sınırımız bu vatanın bir karış toprağı ve her bir ferdinin hakkıdır” diyerek hukukun önemine değindi.

"17 Bin Dolar" Milli Gelir İddiaları
Hükümetin açıkladığı kişi başı milli gelir rakamlarının vatandaşın cebine yansımadığını belirten Özel, "Şimdi çıkmışlar, Sayın Erdoğan diyor ki; 'Kişi başına düşen milli gelir 17 bin dolar oldu.' Yahu Allah aşkına, ben soruyorum: Buradaki emekli amcamın cebine 17 bin dolar girdi mi? Esnaf kardeşimin kasasına 17 bin dolar girdi mi? Bu rakamlar sadece saraydaki ziyafet sofralarında, yandaşların ihale dosyalarında var. Sokakta yok! Bakın, bir hesap yapalım: Bir asgari ücretli, bir emekli, bir dul, bir yetim ve bir engelli kardeşimizi yan yana getirin. Beşinin bir yıllık toplam geliri bile 15 bin 220 dolar ediyor. Beş kişi bir araya gelse, sizin 'bir kişi alıyor' dediğiniz 17 bin doları bulamıyor. İşte sizin yarattığınız Türkiye tablosu budur. Milli gelir artıyor ama sadece sizin o dar çevrenize, sizin o zengin ettiğiniz haramzadelere artıyor. Milletin cebi delik, tenceresi boş!" halkın gerçek alım gücünü çarpıcı hesapla ortaya koydu.

Eğitimdeki Ekonomik Kriz
Okullardaki kantin fiyatları üzerinden yoksulluğun çocuklara yansımasını eleştiren Özel, "Sadece makro veriler değil, can yakan gerçekler burada. Bakın, genel merkezimizde çalışan çaycı arkadaşımızın kızı Defne... Okuldan bir kağıt getirmiş, kantin listesi. Tek tek okuyorum, tüm Türkiye duysun: Sandviç 70 TL. Meyve suyu 20 TL. Küçük su 15 TL. Bir paket fındık 50 TL. Bunları alt alta koyduğunuzda bir çocuğun bir öğünlük maliyeti asgari ücretli bir babanın günlük kazancının yarısına yaklaşıyor. Ey Erdoğan, sen 17 bin dolardan bahsederken Defne’nin boş kalan beslenme çantasına hiç baktın mı? Çocukların okulda aç kaldığı, annelerin çocuklarının çantasına sadece kuru ekmek koyabildiği bir düzeni bize 'başarı' diye anlatamazsın. Biz bu düzeni, bu namussuz ve haksız düzeni değiştirmeye talibiz!" genel merkez çalışanı bir personelin kızının kantin listesini kürsüden okuyarak okullardaki duruma değindi.
Türkiye ve Avrupa’daki Alım Gücü Kıyaslaması
Türkiye'deki emeğin ucuzlatıldığını ve vatandaşın dünya standartlarının gerisinde kaldığını vurgulayan Özel, "Sömürü sadece mutfakta değil, alın terinde de var. Bir araba düşünün... Belçika’da bir asgari ücretli o arabayı almak için 10 ay çalışıyor. Türkiye’de ise tam 72 ay çalışması gerekiyor. Yani 6 yıl! Bir yanda 10 ay, bir yanda 6 yıl... Bu ne demek biliyor musunuz? Türkiye’de alın terinin karşılığı, Avrupa’daki alın terinin karşılığının yedide biri bile değil. Sizin ekonomi politikanız bu milleti dünyanın ucuz iş gücü pazarı haline getirmektir. Biz buna izin vermeyeceğiz!" diyerek otomobil alım gücü üzerinden bir kıyaslama yaptı.
Dış Politikada Bağımsızlık ve Egemenlik Üzerine
Dış ilişkilerde şahsi dostluklar yerine milli çıkarların ve tam bağımsızlığın esas alınması gerektiğini belirten Özel, "Dış politikada da savruluyorlar. Kimse Trump’la trampa yapılacak bir iktidar hevesine kapılmasın. Cumhuriyet Halk Partisi geliyor, tam bağımsız Türkiye geliyor! Biz Trump’tan da bağımsızız, Netanyahu’dan da bağımsızız. Biz bir santim eğilirsek, bu millete diz çöktüreceklerini biliyoruz. O yüzden ne bir adım geri atacağız, ne de kimseden icazet alacağız. Bizim rotamız Misak-ı Milli’dir, bizim rotamız tam bağımsızlıktır." İfadeleriyle net mesajlar verdi.

Toplumsal Birlik ve "Türkiye İttifakı" Vizyonu Üzerine
Özgür Özel, “En sonunda muhalefetin iftar sofrasından korkar olmuşlar. Bir sofradan husumet çıkarmaya çalışanlara sesleniyorum: Vallahi de billahi de iyilik kazanacak! Helal lokma yiyenler kazanacak, haramzadeler kaybedecek! Bizim ittifakımızda kimse dışlanmaz. Bizimkisi Türkiye İttifakı'dır. Rengi ay yıldızlı al bayraktır." konuşmasını kutuplaşmaya karşı birleştirici bir çağrı yaparak ve "Türkiye İttifakı" vurgusuyla sonlandırdı.
CHP Lideri Özgür Özel’den Adalet Bakanı Akın Gürlek’e Hodri Meydan
Özgür Özel’den Muğla Çıkışı: "Muğla’dan Kepçeyle Alıp Çay Kaşığıyla Veriyorlar"
Özgür Özel’den Müslüman Ülkelere Acil Çağrı: O Kurulda Yer Almayın!