CHP İzmir Milletvekili ve CHP İçişleri Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla bir polis memuruna yönelik hakaret içerikli olay üzerinden iktidarı sert sözlerle eleştirdi.
Murat Bakan’ın tepkisine neden olan olayda, eski bir AKP ilçe başkanının, kendisini durduran polis memuruna defalarca küfür ettiği, “Terbiyesizsin” diyerek hakarette bulunduğu ve memurun annesine küfrettiği görüntüler sosyal medyada gündem oldu.
“Bu Küfürler Sadece Polise Değil, Hukuka ve Kamu Düzenine Ediliyor”
Paylaşımında, küfrün sadece bir polis memuruna değil, hukuka, kamu düzenine, insan onuruna ve güvenlik güçlerine yöneltildiğini belirten Bakan, bu davranışların münferit olmadığını, iktidarın “zihniyet yapısının” bir yansıması olduğunu ifade etti.
Paylaşımı şu şekilde:
Bir AKP eski ilçe başkanı, kendisini durduran polis memuruna küfrediyor. Bir kez değil, defalarca. “Terbiyesizsin” diyor, polisin annesine küfrediyor. Hem de kameraların kayıtta olduğunu bile bile.
Çünkü bu şahıs, partisine ve mensubu olduğu iktidara güveniyor. O küfürleri sadece polise değil, hukuka, kamu düzenine, insan onuruna ve bu ülkenin bütün emekçi güvenlik güçlerine ediyor. Bu şımarıklık, bu kibir, tek bir kişinin sorunu değil. Bu, Türkiye’yi yöneten zihniyetin somut bir izdüşümü. Çünkü biliyoruz ki bu ilk değil!
Hatay’da bir AKP milletvekilinin oğlu polisleri sıraya dizdi. Mersin’de bir başka milletvekili görevini yapan polis memuruna “şerefsiz” dedi. Milletvekili hakkında tek bir kelime edilmedi. İçişleri Bakanlığı suskun kaldı. O polis meslekten ihraç edildi. AKP iktidarında adaletin ve cezanın adresi, güçlüye göre değil, garibana göre yazılıyor.
Bugün geldiğimiz noktada, Cumhuriyet tarihi boyunca hiçbir dönemde polis, asker bu kadar değersizleştirilmedi.
Bu kadar itibarsızlaştırılmadı. Bu kadar yalnız bırakılmadı.
Polis bugün ne için savaşıyor? Sadece suçla mı? Hayır. Bir yandan angarya, bir yandan mobbing, bir yandan siyasi baskılarla savaşıyor. Amir tahakkümüyle, uykusuzlukla, 36 saati aşan görevlerle savaşıyor.
Ve bir de kendisine “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” diyerek tehdit savuran siyasi şımarıklarla savaşıyor.
Emniyet Teşkilatı’nda mobbing sıradanlaştı, angarya olağanlaştı. İnsan onuruna aykırı koşullarda çalışmak, kader haline geldi. Ve maalesef birçok polis, bu koşullara dayanamayarak yaşamına son veriyor. Her hafta, her ay intihar eden polis haberleri geliyor. Sessiz çığlıkları kimse duymuyor.
Asker olmak da farklı değil. Bu düzende asker şehit düşmeden hatırlanmaz. Hayattayken maaşı yetersizdir, lojmanı yetersizdir, sosyal hakkı yoktur. Şehit olunca hatırlanır. Geride kalan ailesine ise sadece birkaç resmi tören düşer.
Bu düzen değişmeden, polis de, asker de nefes alamaz.
Polise sahip çıkmak, sadece onun arkasında durmakla değil; ona sendika hakkı tanımakla, görev güvencesi vermekle, siyasi baskıdan kurtarmakla olur.
Bu video sadece bir küfür değil. Bu video, bu iktidarın güvenlik güçlerine bakışının özetidir. Bu video, kamu düzeni adına görev yapan bir memurun nasıl aşağılandığının belgesidir. Bu video, artık yeter deme vaktinin geldiğinin kanıtıdır.
Bu düzenden kurtulmadan, hiçbir kamu görevlisinin onuru korunamaz. Bu düzen değişmeden, bu ülkede adalet sağlanamaz.