Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
16°
Akdeniz Gerçek | Serik | Antalya’da Acılı Babadan Çağrı

Antalya’da Acılı Babadan Çağrı

Antalya'da sahipsiz köpeklerden kaçarken kamyonun altında kalarak can veren Mahra Melin Pınar, mezuniyet gününde arkadaşları tarafından mezarı başında anılırken; baba Murat Pınar evladının hayallerinin yarım kaldığını belirterek yetkililere seslendi.

Antalya'da sahipsiz köpeklerden kaçarken kamyonun altında kalarak can veren Mahra Melin Pınar, mezuniyet gününde arkadaşları tarafından mezarı başında anılırken; baba Murat Pınar evladının hayallerinin yarım kaldığını belirterek yetkililere seslendi.

KAYNAK: İHA
Antalya’da Acılı Babadan Çağrı

Antalya’nın Serik ilçesinde 4 yıl önce sokak köpeklerinin kovalaması sonucu yola fırlayan ve bir kamyonun çarpmasıyla hayatını kaybeden 10 yaşındaki Mahra Melin Pınar, bu yıl mezuniyet heyecanı yaşayan okul arkadaşları tarafından unutulmadı.

Belek Mezarlığı’ndaki kabri başında toplanan çocuklar, arkadaşlarına yazdıkları duygusal mektupları okuyarak vefa örneği sergilediler. Kızının mezarı başında gözyaşı döken baba Murat Pınar, evladının en büyük hayalinin iyi bir koşucu olmak olduğunu hatırlatarak, mezuniyet töreninde olması gereken kızının kara toprak altında olmasının tarifsiz acısını yaşadığını ifade etti.

antalyada-acili-babadan-sifir-basibos-kopek-cagrisi

"Kızımın En Büyük Hayali Koşucu Olmaktı"

Arkadaşları mezun olurken Mahra’nın eksikliğini derinden hissettiklerini dile getiren baba Murat Pınar, kızının atletizm tutkusuna değinerek duygularını şu sözlerle paylaştı: "Kızımın da mezun olduğunu görmek isterdim. Burada beklerken arkadaşları toplanmış geldiler. Tabii ki onlarla beraber daha güzel yerlerde, eğlenirken görmek isterdim. Hepsi evladım gibi, hepsine sarıldım, öptüm. Kendi çocuğum gibi gördüm onları. Kızımın en büyük hayali koşucu olmaktı. Atletizm yapmak istiyordu. Kısmet olmadı. Gönül isterdi ki hayallerine kavuşsun. Bu sene arkadaşlarıyla beraber mezun olsun, ülkeye hayırlı bir vatandaş olsun isterdim."

antalyada-acili-babadan-sifir-basibos-kopek-cagrisi

"Sıfır Başıboş Köpek" Politikası Talebi

Evladını kaybettikten sonra Güvenli Sokaklar ve Yaşam Hakkını Savunma Derneği’ni kurarak benzer acıların yaşanmaması için mücadele başlatan Murat Pınar, sokaklarda başıboş köpek sorununun kesin olarak çözülmesi gerektiğini vurguladı. Kanun değişikliklerine rağmen uygulamada büyük sıkıntılar yaşandığını belirten Pınar, "Yeni İçişleri Bakanımız göreve başladı, hayırlı olsun. 'Sıfır başıboş köpek' politikasını tüm Türkiye'ye yaymasını temenni ediyoruz, en büyük arzumuz bu. Başka bir çocuğumuz daha ölmeden şu başıboş köpek sorununun artık çözülmesini istiyoruz. Sokakta başıboş dolaşan köpek olmasına izin verilmemesini istiyoruz" diyerek yetkililere net bir çağrıda bulundu.

antalyada-acili-babadan-sifir-basibos-kopek-cagrisi

"Kendi Mahallemizde Bile Başaramadık"

Yaşadıkları bölgede tehlikenin hala devam ettiğini ve çocukların can güvenliğinin hiçe sayıldığını savunan acılı baba, yerel yönetimlerin ve ilgililerin vurdumduymazlığından yakındı. Kendi yaşadığı sokaklardaki durumu anlatan Pınar, "Dün çocuğumu okula bırakırken üç tane köpek bahçenin içine girip çıkıp dolaşıyorlar. Kendi yaşadığımız bölgede, biz bunu başaramadık maalesef. Ben kızımı kaybettim ama bu kadar vurdumduymazlık, bu kadar umursamazlık, çocukların bu kadar değersizleştiğini düşünemiyordum. Artık bu sorunun nokta atışı çözülmesini talep ediyoruz. Sesimizi duyurmanızı istiyoruz" ifadelerini kullanarak sorunun aciliyetine dikkat çekti.

acili-babadan-cagri

Anne Derya Pınar'dan Acılı Paylaşım

Mahra Melin Pınar’ın annesi Derya Pınar, X sosyal medya hesabından kızını andı. Derya Pınar şu sözleri sosyal medyası üzerinden yayımladı:

“Mahram, benim kızım, hayat ışığım, güneşim aramızdan beceriksiz, umursamaz, ahlaksız yetkililer/ hayvansever geçinen aşağılıklar yüzünden ayrıldığında 15 aylıktı kardeşi. Bugün 5 yaşında. Ablasını yitirdikten sonra zaten sütüm kesilmişti yemek yemeği bıraktı, bağırsak sorunları yaşadı, agresifleşti, konuşmaya başlamıştı sustu zaten az olan uykusu iyice bozuldu, hep ablasını aradı o da her gün, her gün…

Çeşitli buralara sığmayacak kadar travma yaşadı çünkü annesi bir sabah aniden evden gitmişti ve eve onlarca yabancı insan dolmuştu ve hayatımız bir gün önceki gibi değildi. Sonra konuşmaya başladı. Gece yarısı ablama gidelim diye çığlık çığlığa ağlıyordu. Onlar etkilenmesin diye her şeyi yaptık ama ölüm girmişti evimize konuşmasan da ölümün o keskin buz gibi soğukluğu vardı üstümüzde...

Cennet çok güzel orada çocuklara hiçbir şey zarar vermiyor, ben cennete gitmek istiyorum çünkü ablam orada diyordu. Ben onu çok özledim, ablamı istiyorum diyordu bazen gece uykudan uyanınca bazen dalarken bazen oyun oynarken durup dururken. Defalarca aklımı yitirecek gibi oldum ama ağlayamazdım, bağıramazdım, çıldıramazdım, aklımı kaçırmam da kendimi öldürmem de yasaktı. Öyle ya dalımda iki masum evlat daha var kökümü nasıl sökecektim? Anne olmuştum, bir evladımı toprağa sakladım diye öbürlerini de üzerine toprak atmadan mı gömseydim? İçim yataktan kalkmak da istemiyordu konuşmak da uyumak da yemek yapmak da eyleme dair ne varsa yapmak istemiyordum ama yapmak zorundaydım. Çünkü hala anneydim, eştim, evlattım, ablaydım... Beni kendiyle birlikte götürdü Mahra Melin'im. Hala ben varım gibi ama o varken ki gibi değil diğerlerinin payına da düşen bu oldu. Sadece evladımı benden almadılar, diğer çocuklarımın annemin kardeşlerimin eşimin de hayatının içinden geçtiler.

O günler yeterince haykıramadım şimdi içimden geldiğince kulaklarınızı sağır edercesine diyorum ki Allah belanızı versin sürüm sürüm sürünün de ölmeyin! o kendinize kurduğunuz hayatlar başınızda paralansın boğazınızda kalsın zehir zıkkım olsun hayatlarınız ölmek için ben nasıl günde beş vakit secdeye vardıysam siz de ölmek için yalvarın ama ölmeyin ölemeyin…”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız