Ankara’da yaşayan 17 yaşındaki lise öğrencisi Mahmut Baloğlu, çocukluğundan bu yana devam eden kilo problemi nedeniyle Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Obezite Merkezi’ne başvurdu. Baloğlu, 6 ay süren tedavi ve diyet süreciyle 163 kilodan 133 kiloya düşerek dikkat çekici bir başarıya imza attı.
Kilo almasının başlıca nedeninin hareketsizlik ve sağlıksız beslenme olduğunu söyleyen Mahmut, “Fast food, abur cubur ve paketli gıdalarla beslendiğim için bu hale geldim. Yaşam kalitem düştü, oturup kalkmakta zorlanıyordum. Aynı zamanda yaşıtlarımın zorbalığı da beni bu karara itti. Şimdi yeme alışkanlıklarım değişti, sebze yemeye başladım, hareketim arttı. Zayıflamak çok güzel bir şey. Benim gibi kilo problemi olan yaşıtlarım da bir an önce bu kararı almalı” dedi.
Obezite Çocuklar İçin Sessiz Bir Pandemi Haline Geldi
Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Obezite Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Mehmet Boyraz, Türkiye’de çocukluk obezitesinin tehlikeli boyutlara ulaştığını söyledi. Türkiye’de her 8 ila 10 çocuktan 1’inin obez, her 5 çocuktan 1’inin ise fazla kilolu olduğunu belirten Boyraz, “Paketli gıdalara kolay ulaşım, yüksek kalorili beslenme ve hareketsiz yaşam, çocukluk çağında obeziteyi artırıyor. Bu durum gelişmekte olan ülkelerde adeta bir pandemi gibi yayılıyor” dedi.

Kötü Karbonhidrat ve Ekran Bağımlılığı Tehlike Saçıyor
Prof. Dr. Boyraz, obezitenin büyük çoğunlukla dışarıdan alınan gereksiz kalorilerle başladığını ifade ederek şunları kaydetti:
“Basit karbonhidratlar, şekerli atıştırmalıklar, paketli gıdalar ve hareketsizlik en büyük nedenler. Çocuklar evde sürekli telefon veya tablet başında vakit geçiriyor ve bu da hareketsizliği körüklüyor. Bizim ilk hedefimiz sağlıklı beslenme alışkanlıklarını kazandırmak ve sporla aktif bir yaşamı teşvik etmek.”
Aile Desteği Olmadan Mücadele Zorlaşıyor
Obeziteyle mücadelede ailenin rolünün çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Boyraz, özellikle anne ve babanın beslenme alışkanlıklarının çocuk üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyledi. “Anne ve babası obez olan çocukların %80’i obez oluyor. Evde sağlıklı beslenme düzeni yoksa çocuklara örnek olunamaz” diyen Boyraz, aileleri şu şekilde uyardı:
“Ev yemekleri tercih edilmeli, akşam 6-7'den sonra yemek yenmemeli ve kahvaltı atlanmamalı. Evde karbonhidrat ağırlıklı değil, sebze ve protein odaklı yemekler yapılmalı. Çocuklar spora yönlendirilmeli, ekran süresi kısıtlanmalı.”

Obezite Sadece Kilo Değil, 33 Hastalığın Habercisi
Prof. Dr. Boyraz, çocukluk çağı obezitesinin yalnızca fiziksel bir sorun olmadığını, aynı zamanda gelecekteki birçok kronik hastalığın da habercisi olduğunu ifade etti. Çocukluk döneminde obez olan bireylerin yetişkinlikte karaciğer yağlanması, böbrek hastalıkları, kalp rahatsızlıkları ve damar tıkanıklığı gibi ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşma ihtimali çok daha yüksek.
“Obezite buzdağının sadece görünen kısmı. Biz bu sorunu çocuklukta çözemezsek, ileride çok daha büyük sağlık krizleriyle karşılaşacağız” diyen Boyraz, bazı durumlarda cerrahi operasyonların gündeme geldiğini ancak bunun son çare olması gerektiğini belirtti.