Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği (ASYOD) tarafından gerçekleştirilen kongre kapsamında basın mensuplarıyla bir araya gelen Göğüs Hastalıkları Uzmanları Dr. Murat Kıyık ve Prof. Dr. Nuri Tutar, akciğer sağlığına dair çarpıcı veriler paylaştı. Türkiye’de her yıl 50 bin yeni akciğer kanseri vakasının tespit edildiğini ve bunlardan 35 bininin hayatını kaybettiğini belirten uzmanlar, özellikle uzun süre sigara içenlerin "araç bakımı" yaptırır gibi taramaya gelmesi gerektiğini vurguladı.

"Akciğer Kanseri Ölüm Sırasında Birinci Sırada"
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Kıyık, hastalığın küresel ve ulusal boyuttaki ürkütücü tablosuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Dünyada yılda iki buçuk milyon akciğer kanseri görülüyor ve maalesef bunların 1 milyon 800 bin kişisi hayatını kaybediyor. Türkiye'ye gelecek olursak yılda 50 bin yeni akciğer kanseri görülüyor ve bunların 35 bini hayatını kaybediyor. Akciğer kanseri maalesef tüm dünyada ve Türkiye'de kanserler içerisinde ölüm sırasında birinci sırada yer alıyor."

Risk Grubu: 50-77 Yaş Arası ve 20 Yıl Sigara Öyküsü
Taramaların koruyucu hekimlik açısından hayati olduğunu belirten Dr. Kıyık, risk grubunu ve tarama yöntemini şöyle anlattı:
"Risk gruplarını önce belirliyoruz. Yaklaşık olarak 20 yıl günde bir paket sigara içmiş bir insan 50 ila 77 yaş arasındaysa, akciğer kanserinin en fazla görülme yaşları bu yaş grupları oluyor. Bu yaş grubunda sigara içen insanlara düşük doz bilgisayarlı tomografi çektiriyoruz. Yani hem radyasyonundan korumuş oluyoruz hem de akciğer kanseri varsa bir başlangıç halinde yakalayıp onu bertaraf etmek istiyoruz."
Kıyık, taramanın başarısına dair ise şu çarpıcı veriyi paylaştı: "Bu tarama yapıldığında 100 kişiden 4 kişiye erken evrede akciğer kanseri teşhisi konuyor."

"14 Yaşında Başlamıştı, 34 Yaşında Kaybettik"
Türkiye'nin genç yaşta sigaraya başlama oranında dünyada ilk sıralarda yer aldığını vurgulayan Dr. Kıyık, acı bir vakayı örnek gösterdi:
"Biz 50-77 diyoruz ama bunlar ortalama yaşlar. Kişi 15 yaşında bir paket sigara içmeye başlamışsa, 20 yıl içince 35 yaşına gelmiş oluyor. Aynı riski o da taşıyor aslında. Hatta öyle ki, bir hastamın oğlu akciğer kanseriydi. Baba hala yaşıyor. Oğlunu 34 yaşında kaybettik. 14 yaşında sigaraya başlamıştı. Maalesef 3 yıl yaşadıktan sonra kaybettik."

Kalp Kriziyle Karıştırılan "Sessiz Ölüm"
Kongrede söz alan Prof. Dr. Nuri Tutar ise akciğer damarına pıhtı atması (pulmoner emboli) tehlikesine değindi. Hastalığın sıklıkla kalp kriziyle karıştırıldığını belirten Tutar şu uyarıyı yaptı:
"Akciğer damarına pıhtı atması özellikle sessiz ölüme yol açan bir durumdur. Aslında bilmediğimiz durumlarda, herkes kalp krizi geçirdiğini hissederken bunun sebebi pulmoner emboli olabilir. Göğüs ağrısı, öksürük, balgam, ateş ve kanlı balgamla bize gelebilir. Çok yakın zamanda bizim üniversitemizde bir onkoloğun eşi göğüs ağrısıyla kırklı yaşlarda acile başvurdu ve kalp krizi şüphesiyle hemen anjiyo yapıldı. Ancak akciğer damarına pıhtı atmıştı ve hasta kaybedildi."
Uzun Yolculuk Yapanlara "İki Saat" Uyarısı
Hareketsizliğin pıhtı oluşumunda en büyük etken olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tutar, korunma yollarını şöyle özetledi:
"Bu özellikle uzun süreli yolculukta, hareketsiz kalmış bireylerde oluşabilir. Bacaktaki toplardamarlarda pıhtı oluşur. Ondan sonrasında bu pıhtı akciğer damarına atar ve akciğerin damarlanmasını bozar. Doğal olarak özellikle uzun yolculuklarda iki saatte bir mola vermek gerekir. Doğum kontrol hapı kullanan kadınlar da risk altındadır. Bu açıdan dikkat edilmesi gerekir."
Antalya Büyükşehir Belediyesi 90 Zabıta Memuru Sürüyor
CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem: "Ülkenin Geleceğini Satıyorsunuz!"
Antalya Milletvekillerinden TBMM’de Antalya Turizmi Tartışması!