Meclis kürsüsünden söz alan Mustafa Erdem, hazırlanan yasa teklifinin kamuya ait değerli arazilerin satışının önünü açtığını vurguladı. Özellikle üniversitelerden sosyal güvenlik kurumlarına kadar geniş bir yelpazedeki kamu taşınmazlarının Özelleştirme İdaresi eliyle satışa sunulacak olmasını eleştiren Erdem, "ihtiyaç fazlası" bahanesinin bir kılıf olduğunu savundu. Erdem, kamu varlıklarının bu yöntemle adeta "satılabilir mal" statüsüne indirgendiğini ifade etti.
Özelleştirme Rakamlarıyla İktidarı Eleştirdi
Türkiye'nin özelleştirme geçmişine dair veriler paylaşan Erdem, 1986 yılından bu yana yapılan 5,7 milyar dolarlık gayrimenkul satışının 5,6 milyar dolarlık kısmının 2003-2025 yılları arasındaki AK Parti döneminde gerçekleştiğini belirtti. Sümerbank, TEKEL, TÜPRAŞ ve SEKA gibi stratejik kurumların geçmişteki satışlarını hatırlatan Erdem, fabrikalardan sonra sıranın köprülere, otoyollara ve değerli kamu arazilerine geldiğini söyledi.
Antalya ve Turizm Bölgeleri Mercek Altında
Satış listesinde yer alan taşınmazların konumuna dikkat çeken Mustafa Erdem, özellikle Antalya ve Muğla gibi turizm merkezlerindeki yüksek rant potansiyelli alanların hedefte olduğunu iddia etti. Sağlık Bakanlığı'na ait 55 taşınmaz için sürecin yasa çıkmadan başlatıldığını öne süren Erdem, yaklaşık 5,5 milyon metrekarelik bir alanın satışından beklenen 35-45 milyar liralık gelirin, ekonomik sorunlara çare olmayacağını savundu. Erdem, bu gelirin devletin bir aylık faiz giderini dahi karşılamayacağını ifade etti.
"Bu Bir Memleket Meselesidir"
Konuşmasının sonunda düzenlemenin siyasi bir rekabetten öte bir gelecek sorunu olduğunu belirten Erdem, kamu arazilerinin elden çıkarılması durumunda ileride okul veya hastane yapacak alan bulunamayacağı uyarısında bulundu. İktidar milletvekillerine seslenerek oylamanın bir tercih olacağını hatırlatan Erdem, kamu varlıklarını koruma ya da tamamen elden çıkarma arasında bir karar verileceğini söyleyip maddeye karşı oy kullanma çağrısı yaptı.
Erdem, yaptığı başka açıklamada iktidarın kötü ekonomi yönetiminin faturasını halka kestiğini savundu. Artan hayat pahalılığı nedeniyle vatandaşın temel gıda ürünlerine, özellikle de ekmeğe erişmekte zorlandığını belirten Erdem, "Vatandaş bırakın temel gıdayı, ekmek alamaz hale geldi. İktidar bu bedeli halka ödetiyor" ifadelerini kullandı.
"Mesele Doğrudan Hayatta Kalma Meselesidir"
Ekmek fiyatlarındaki artışın ekonomik krizin derinliğini net bir şekilde ortaya koyduğunu ifade eden Erdem, durumun vahametine şu sözlerle dikkat çekti: "Artık mesele yalnızca et, süt ya da sebze değil; doğrudan vatandaşın hayatta kalma meselesidir. Türkiye’de ekmek 17,5 liraya, Antalya gibi şehirlerde ise 20 liraya ulaştı. Eğer aileler çocuklarına 'bir ekmek fazla alma' demeye başladıysa, burada çok ciddi bir yönetim krizi var demektir."
Gıda Enflasyonunda Dünya Sıralaması
Türkiye’nin gıda enflasyonu konusunda dünyada ön sıralarda yer aldığını hatırlatan Erdem, maliyet artışlarının devam edeceği uyarısında bulundu. Yaşanan savaşların ve akaryakıt zamlarının önümüzdeki günlerde gıda enflasyonunu daha da yukarı çekeceğinin altını çizen Erdem, bu tablonun sadece dış etkenlerle açıklanamayacağını, üretimi desteklemeyen ve maliyetleri düşürmeyen yanlış politikaların doğrudan bir sonucu olduğunu dile getirdi.
"Bu Maaşlarla Hayatta Kalınamaz!"
İktidarın kaynak dağılımı tercihlerini eleştiren Erdem, kaynakların faiz lobilerine ve yandaş müteahhitlere aktarıldığını iddia etti. Emekli, asgari ücretli ve işçiye gelince "kaynak yok" denilmesine tepki gösteren Erdem, "Bu ücretlerle hayatta kalınamaz. İnsan onuruna yakışan zam taleplerimize, 'enflasyon düşmez' bahanesiyle karşılık veriyorlar. Emekliyi ve çalışanı sefalete mahkûm ettikleri yetmiyormuş gibi, enflasyonun suçunu da emekçinin üzerine yıkıyorlar" dedi.
CHP’li vekil, vatandaşın temel gıda maddelerine erişiminin her geçen gün imkansızlaştığını belirterek, ekonomik koşulların iyileştirilmesi ve halkın alım gücünün artırılması için acil ve somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
MATSO Başkanı Güngör'den "Manavgat İçin Acil Destek Paketi" Çağrısı
Büyük Buluşma: 18. Uluslararası MEB Robot Yarışması Antalya'da
Antalya İKK'da Görev Değişimi Yaşandı! Sekreterlik EMO'dan JMO'ya Geçti