Mersin Büyükşehir Belediyesi, kentin tarımsal ve kültürel zenginliklerini korumak, yerel ürünleri markalaştırmak ve üreticilerin ekonomik kazancını artırmak amacıyla coğrafi işaret çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar çerçevesinde, kentin 13 ilçesinde üreticilerle birebir görüşmeler yapılarak Mersin’e özgü ürünler tek tek belirleniyor. Uzmanlar tarafından bu ürünlerin yetiştirme koşulları, geleneksel üretim yöntemleri ve coğrafya ile olan bağları detaylı bir şekilde inceleniyor. Gerekli bilimsel analizlerin tamamlanmasının ardından Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde resmi tescil başvuruları hayata geçiriliyor.

Gülnar Kuş Üzümü tescillendi, yeni ürünler için süreç devam ediyor
Yürütülen titiz çalışmalar neticesinde, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından başvurusu yapılan Gülnar Kuş Üzümü 2024 yılında coğrafi işaret tescili alarak unvanını tescilledi. Aynı yıl içerisinde Mersinden Kadın Kooperatifi’nin başvurusuyla Kan Portakalı da tescillenen ürünler arasına adını yazdırdı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bitkisel Destekleme Şube Müdürü Zeynep Durmaz, coğrafi işaret çalışmalarının yerel ürünlerin korunarak gelecek nesillere aktarılmasında kritik bir rol oynadığını vurguladı. Mersin’in 13 ilçesinde üreticilerle temas halinde olduklarını belirten Durmaz, tespit edilen ürünlerin üniversitelerde ve araştırma enstitülerinde analiz edildiğini, elde edilen sonuçların ardından tescil süreçlerinin başlatıldığını ifade etti.

Bozyazı Gölevezi ve Mersin Siyah İnciri sırada
Çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini aktaran Zeynep Durmaz, Bozyazı Gölevezi ve Mersin Siyah İnciri için 2026 yılı içerisinde tescil başvurusunda bulunulduğunu kaydetti. Öte yandan Leklek Fasulyesi, Pirömerli Nergizi ve Gravga Eriği için ise üniversite ve araştırma enstitülerindeki analiz çalışmalarının sürdüğü bilgisi paylaşıldı. Bu analizlerin tamamlanmasının ardından söz konusu ürünler için de Türk Patent ve Marka Kurumuna resmi başvuruların yapılacağı belirtildi. Yetkililer, coğrafi işaret tescilinin yalnızca ürünlerin korunmasını sağlamakla kalmadığını; aynı zamanda kırsal kalkınmaya ivme kazandırdığını, yerel ekonomiyi güçlendirdiğini ve Mersin’in ulusal ile uluslararası alandaki marka değerini artırdığını ifade etti.