Mersin'in Silifke ilçesi Tisan Mahallesi'nde bulunan dünyaca ünlü Tisan Adası 1970’li yıllarda yapılaşmaya açılan ancak bir bölümü korunmuştu. 40 yıl sonra benzer bir yapılaşma başlatıldı. MHP’li Silifke Belediyesinin 1/1000 ölçekli imar planı değişikliği geçtiğimiz mayıs ayında Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde AKP ve MHP’nin oylarıyla kabul edilmiş, böylece koyun bakir yarımadalarından biri yapılaşmaya açılmıştı. Koyda bin adet villa yapacağını daha önceden ilan eden şirket kooperatif ortaklığı inşaat çalışmalarına başladı. Yapılaşma sonrası birçok sivil toplum kuruluşu ve vatandaşlar tepki gösterdi.

Tisan Adası'ndaki yapılaşma sonrası Türk Mühendis ve Mimarlar Odalar Birliği (TMMOB) Mersin İl Koordinasyon Kurulu 'Tisan Adasında Neler Oluyor? Tisan'ın Yok Edilişini Neden Sessizce İzliyorsunuz?' başlıklı uzun bir basın açıklaması yaptı.
“TİSAN’DA HUKUKSUZLUK VAR”
TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu, "Mersin İl Koordinasyon Kurulu olarak, kamuoyunda gündeme gelen Silifke İlçesi Tisan Mahallesi'nde yapımı devam eden otel ve konut inşaatlarıyla ilgili güncel durum hakkında siz değerli basın mensuplarını ve kamuoyunu bilgilendirme gerekliliği ortaya çıkmıştır. Silifke İlçesi Hacıishaklı Mahallesi 3067 ve 3068 parseller için, Silifke Belediyesi tarafından 2023 yılı Mart ayında toplam 180.000 m² inşaat alanına sahip 139 konut ve 20.000 m² inşaat alanına sahip bir otel projesi için yapı ruhsatı verilmişti. Ancak bu parsellerin sahil şeridinde kaldığı ve söz konusu parsellerde kısmi yapılaşma kararı alınmaksızın imar durumu ve ruhsat düzenlenmesi yapıldığı kamuoyu tarafından da yakından bilinmektedir. Bu durumun ise Kıyı Kanunu'na aykırı olduğu ve inşaat sürecinde başta Çevre Kanunu olmak üzere birçok kanunun çiğnenerek hukuksuz süreçlerin işletildiğini TMMOB Mersin İKK olarak defalarca kamuoyuna aktarmıştık" denildi.
TMMOB’NİN CEVAP BEKLEDİĞİ SORULARI
Tisan Adası'ndaki yapılaşma süreciyle ilgili verdikleri soruların cevaplanmadığını belirten TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu şu soruları yöneltti
-Yürütülen inşaat faaliyetleri sırasında bir kazı gerçekleştiriliyor ise kazılardan çıkarılan hafriyat ve diğer atıklar nereye nasıl ve hangi yöntemlerle dökülmekte ve depolanmaktadır?
-Hafriyat atıklarının dere yataklarına, merfezlere, doğal ortrama döküldüğü tespitleri doğru mudur? Ya da diğer bölgelere götürülüp bu hafriyat atıkları düzensiz olarak depolanmış mıdır?
-Deniz kenarında bir dolgu yapılmış mıdır?
-Bölgede bir marina ya da turizm amaçlı bir kıyı yapısı planlanmakta mıdır?
-İmar planı ve ÇED raporu olmadan kıyı ve deniz bölgesinde inşaat girişimleri mevcut mudur?
-Ayrıca, hâlihazırda hukuksuz olarak süren inşaat çalışmaları ve kıyı/deniz içerisindeki çalışmalar ile; Limanlar Kanunu Madde:5, Limanlar Yönetmeliği Madde: 22-1, Kıyı Kanunu Madde: 6, Çevre Kanunu Madde: 8, Kara Avcılığı Kanunu Madde:4'e aykırı iş ve işlemler gerçekleştiriliyor mu?

"KAMU DENETİMLERİ YAPILMAKTA MIDIR?"
TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu , "Limanlar Kanunu Madde:5, Limanlar Yönetmeliği Madde: 22-1, Kıyı Kanunu Madde: 6, Çevre Kanunu Madde: 8, Kara Avcılığı Kanunu Madde:4'e aykırı olarak gerçekleştirilen çalışmalar nezdinde başta Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Mersin İl Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı gibi kurum ve kuruluşlar tarafından denetlemeler yapılarak, olumlu ya da olumsuz tespitler ile tutanak altına alınıp konunun idari ve hukuki süreci başlatılmış mıdır? Tisan Adasında hukuksuz olarak yürütülen inşaat çalışmaları hakkında savcılık harekete geçip hukuksal süreç başlatılmış mıdır?" sorularını da yöneltti.
"SİLİFKE HALKI NEDEN SESSİZ?"
Kamu yararına aykırı bir durum teşkil ettiğini ve Silifke halkının neden sessiz kaldığını vurgulayan TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu, "mevzuata uygun olmayan plan kararının ve buna istinaden verilen ruhsatların tüm kamuoyunu ve gelecek nesilleri ilgilendiren bir mesele olduğunun bilincindeyiz; mesleki sorumluluğumuz gereği bu tür konularda kamuoyunu bilgilendirmek ve yasalara uygunluğu denetlemek zorundayız.Yaşanan bu kanun tanımama ve göz yumma hissiyatı, hem hukuki hem de idari süreçlere olan güvenimizi sarsmakta olup kamu yararına aykırı bir durum oluşturduğu ortadadır. Tisan'da yaşanan hukuksuzluklar bu kadar açık ve herkesin gözünün önünde gerçekleşirken, Mersin'de birçok kesimin sessiz kalması düşündürücüdür. Bu sessizliğin nedeni kimi zaman bilgi eksikliği, kimi zaman "zaten bir şey değişmez" düşüncesi, kimi zaman da hukuki süreçlerin karmaşıklığı olabilir mi? Bazı kurum ve paydaşlar ise yetki karmaşası, çekinceler ya da ekonomik baskılar nedeniyle ses çıkarmaktan kaçınıyorlar mı? Tüm bu ihtimal ve sorular birleştiğinde, kamu yararını ilgilendiren bu ciddi meselede kabul edilemez bir sessizliğin ortaya çıkması kentin üzerine ölü topraklar serilmesinin göstergesi değil midir? ifadelerini kullandı.
"SESSİZLİĞİ BOZARAK ADALET TALEP ETMELİDİR"
Kurul, "Çünkü sessizlik, hukuksuzluğun devamına kapı aralamaktadır. Sessizlik, denetimsizliği olağanlaştırmakta; kent hakkını, doğayı ve gelecek kuşakların yaşam alanlarını tehdit etmektedir. Kentimizde ve Tisan'da yapılan her hukuka aykırı işlem, yalnızca bugün için değil, Mersin'in yıllarca sürecek çevresel, sosyal ve ekonomik dengelerini etkileyecek bir sonuç yaratmaktadır Bu nedenle Mersin kamuoyunun, meslek odalarının, sivil toplum kuruluşlarının, yerel yönetimlerin ve bu kentte yaşayan herkesin sorumluluğu açıktır: Doğaya, hukuka ve kent hakkına sahip çıkmak. Çünkü bugün çıkmayan ses, yarın geri dönüşü olmayan tahribatın sessizliği olacaktır. Çünkü bu kent hepimizin ortak evi, kıyıları ise geleceğimizdir. Çünkü hukuksuzluğa karşı ses çıkarmak, yalnızca bir hak değil, aynı zamanda toplumsal bir görevdir. Biz TMMOB olarak soruyoruz: 180.000 m²'lik beton yığını Tisan'ın doğasından daha mı kıymetlidir? Hukuksuzluğa göz yumanlar, kent suçunun ortağı olarak anılmaktan korkmuyor mu? TMMOB Mersin İKK olarak bu nedenle sessiz kalmıyor, mesleki ve toplumsal sorumluluğumuzun gereğini yerine getiriyoruz. Mersin'in de bu sorumluluğu paylaşması, kentimizin geleceği için hayati önem taşımakta olduğunu da bir kez daha belirtmek istiyoruz. Mersin, kendi değerlerine sahip çıkmalı ve bu sessizliği bozarak Tisan için adalet talep etmelidir" denildi.