Antalya'nın Manavgat ilçesine bağlı Gündoğdu Mahallesi'nde bulunan halk plajı, yaşanan tartışmalarla kamuoyunun en çok konuştuğu konulardan biri haline geldi. Geçtiğimiz yıl hizmete açılan plajda, kafeterya ve çevresindeki kullanım hakkı üzerinden başlayan anlaşmazlık, mahalle sakinleri ile MASTOB Başkanı Zafer Süral'ı karşı karşıya getirdi. Mahalle sakinleri, halkın kullanımına açık olması gereken plajın özel bir işletmenin kontrolüne bırakılmasına karşı çıkarak alanda eylem düzenledi.

Muhtar Akkurt: "Mücadelemiz Halkın Hakkını Korumak İçin"
Ancak yaşananlar, yalnızca birkaç gün içinde ortaya çıkan bir anlaşmazlıktan ibaret değildi. Bölge sakinlerine göre tartışmanın geçmişi yaklaşık bir yıl öncesine uzanıyor. Victory Resort Oteli'nin isminin plajdaki kafeteryaya asılmasıyla başlayan süreç, zaman içinde özel güvenlik görevlilerinin bölgede bulunması, işletme hakkına ilişkin iddialar ve halkın tepkileriyle büyüyerek bugünkü noktaya ulaştı. Akdeniz Gerçek'e özel açıklamalarda bulunan Akkurt, hem plajın yapım sürecini hem de bugün yaşanan tartışmaların perde arkasını ayrıntılarıyla anlattı:
"Biz kimsenin malında mülkünde gözümüz olsun istemiyoruz. Mücadelemiz herhangi bir şahısla değil; sadece halka ait olan alanların yine halkın kullanımında kalmasını sağlamak istiyoruz."
"Halk Plajını Yaparken Biz de Taş Taşıdık"
Muhtar Salih Akkurt, tartışmaların sağlıklı değerlendirilebilmesi için sürecin en başına dönmek gerektiğini belirtti. Görevden alınan önceki belediye başkanı döneminde ilçeye üç halk plajı kazandırıldığını ifade eden Akkurt, mahalle muhtarlarının ve vatandaşların da bu süreçte aktif olarak çalışmalara destek verdiğini vurguladı:
"Görevden alınan önceki belediye başkanı döneminde Manavgat'ta üç adet halk plajı yapıldı. Bu plajların yapım sürecinde mahalle muhtarları ve vatandaşlar olarak bizler de çalışmalara bizzat destek verdik."
Plajın yapımında MASTOB Başkanı Zafer Süral'in sponsorluk desteği sağladığının kendilerine iletildiğini belirten Akkurt, belediye ile iş insanı arasında yapılan ticari anlaşmaların ayrıntıları hakkında bilgi sahibi olmadıklarını dile getirdi:
"Bize plajın sponsorluk kapsamında yaptırıldığı söylendi, ancak belediye ile iş insanı arasındaki ticari ya da özel anlaşmaların detaylarına dair bir bilgimiz yok."
"Kafeterya Talebimiz Tamamen Halkın İhtiyacından Doğdu"
Plaj hizmete girdikten sonra özellikle yaz aylarında yoğunluk yaşandığını anlatan Akkurt, vatandaşların ihtiyaçlarını karşılayacak bir kafeterya yapılması ve tarihi çeşmenin yenilenmesi için belediyeye talepte bulunduklarını söyledi. Akkurt, belediye yönetiminin de bu konuda Zafer Süral'den destek istediğini belirterek süreci şöyle anlattı:
"Belediye başkanından bölgeye bir kafeterya yapılmasını ve tarihi çeşmenin tadilattan geçirilmesini talep ettim. Başkan da bu talebi olumlu karşılayarak Zafer Süral'den destek istedi ve süreç bu şekilde başladı."
Kafeterya inşaatının kısa sürede tamamlandığını ifade eden Akkurt, belediyeden yetkililerin açılış hazırlıkları için bölgeye geldiğini ancak aynı gün belediye içinde yaşanan idari gelişmeler nedeniyle sürecin o an için durdurulduğunu belirtti.
"Victory Resort Tabelasını Görünce Müdahale Ettik"
Muhtar Akkurt'a göre gerilimin ilk ciddi kırılma noktası, kafeteryaya Victory Resort Oteli'nin isminin asılması oldu. Vatandaşlardan gelen ihbar üzerine plaja gittiklerini belirten Akkurt, karşılaştıkları manzarayı şu sözlerle ifade etti:
"Kafeteryaya Victory Resort tabelasının asıldığını ve çevrede özel güvenlik görevlilerinin beklediğini gördük. Bir halk plajında böyle bir görüntünün oluşmasını doğru bulmadığımız için hemen müdahale ederek o pankartı indirdik."
Akkurt, bu olayın ardından özel güvenlik görevlilerinin bölgede sürekli beklemeye başladığını öne sürdü.
"Tanımadığımız Kişiler Vardı, Mahalleli Tepki Gösterdi"
Son günlerde yaşanan olayların fitilini ise vatandaşlardan gelen yeni ihbarların ateşlediğini belirten Akkurt, plajdaki kafeteryada mahalle halkının tanımadığı yabancı kişilerin bulunduğu bilgisini aldıklarını söyledi. Bölgeye giderek bu kişilerle görüştüğünü anlatan Akkurt, net bir cevap alamadığını ifade etti:
"Bölgeye gittiğimde orada bulunan kişilere kim olduklarını ve nerede kaldıklarını sorduğumda sadece 'misafiriz' yanıtını verdiler. Ben de bu kişilerin, alanı sahiplenmek amacıyla yapay bir gerekçe oluşturmak için oraya getirildiklerini düşündüm."
Mahalle sakinleriyle birlikte hiçbir eşyaya zarar vermeden yalnızca malzemeleri dışarı çıkardıklarını belirten Akkurt, halkın kullanımına uygun ekipmanları yeniden plaja yerleştirdiklerini söyledi.
"Son Sözü Savcılık, Valilik ve Kaymakamlık Söyledi"
Yaşanan gelişmelerin ardından taraflar arasında karşılıklı olarak malzeme yerleştirme ve kaldırma süreçlerinin yaşandığını belirten Akkurt, son aşamada devlet kurumlarının devreye girdiğini ifade etti:
"Savcılık, Valilik ve Kaymakamlığın talimatı doğrultusunda hem bizim hem de karşı tarafın malzemeleri alandan kaldırıldı ve belediyeye ait ekipmanlar yeniden plaja yerleştirildi."
"Bu Mücadele Bir Kişiye Karşı Değil, Halkın Hakkı İçindir"
Yaşanan sürecin kişisel ya da siyasi bir mesele olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Gündoğdu Mahallesi Muhtarı Salih Akkurt, tek amaçlarının mahalle halkının ortak kullanım alanlarını korumak olduğunu söyledi:
"Muhtar olarak tek amacım görevimi layıkıyla yapmak ve halkımıza hizmet etmektir. Burası bir Hazine arazisidir ve kimse tarafından kişisel olarak sahiplenilemez. Halk plajları halkındır ve vatandaşlarımızın kullanımında kalmalıdır."
Gündoğdu Halk Plajı'nda yaşananlar, yalnızca Manavgat'ın değil, Türkiye'de kamuya ait kıyı alanlarının nasıl kullanılacağına ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.