Yeşilçam’ın Sultanı Türkan Şoray, Başarım Sensin Derneği tarafından düzenlenen özel bir etkinlikte kızı Yağmur Ünal ile birlikte objektiflere yansıdı. Üniversite öğrencilerine destek olmak amacıyla gerçekleşen davette, sinema dünyasındaki değişimi ve eski set anılarını paylaşan Şoray, nostaljik bir yolculuğa çıkardı.

Yokluk içinde büyük samimiyet
Geçmişin çalışma şartlarını günümüzle kıyaslayan usta sanatçı, o dönemlerde setlerde karavan gibi imkanların olmadığını hatırlattı. Şoray, "Bir arabanın etrafını perdelerle çevirir, orada giyinmeye çalışırdık. Yemeklerimizi set emekçileriyle yan yana, mütevazı koşullarda yerdik. Bazen peynir ekmekle karnımızı doyururduk ama o anların tadı bambaşkaydı. Yeşilçam'ın o unutulmaz ruhu, belki de bu yokluktan ve herkesin kendini aynı seviyede görmesinden geliyordu" ifadelerini kullandı.
Film şeridi kıymetliydi
Çekim tekniklerinin bugünkünden çok daha farklı olduğunu belirten Şoray, filmlerin maliyetli olması nedeniyle hata paylarının olmadığını vurguladı. Bir sahneyi en fazla iki kez tekrar edebildiklerini söyleyen sanatçı, o günlerin disiplinini ve ciddiyetini şu sözlerle anlattı: "O dönemlerde çekim yapmak büyük bir sorumluluktu. Bugünün konforlu karavanları ve profesyonel ekipleri elbette olması gereken standartlar, ancak biz kısıtlı imkanlarla büyük duygular yaratmayı başardık."
Anne-kız ilişkisinde evham krizi
Etkinlikte annesiyle olan ilişkisine dair samimi açıklamalarda bulunan Yağmur Ünal, Türkan Şoray’ın aşırı korumacı tavrından dert yandı. Annesinin kendisiyle ilgili her konuyu fazlasıyla büyüttüğünü belirten Ünal, bu durumun kendisini zaman zaman üzdüğünü dile getirdi. Kızının sitemine gülümseyerek yanıt veren Şoray ise, "Yağmur beni hiç üzmez ancak uçağa bindiği anlar benim için dünyanın en stresli anları oluyor. İnip haber verene kadar içim içimi yiyor" diyerek annelik içgüdüsünü dile getirdi.