Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°
Akdeniz Gerçek | Kadın | Hedefteki Nazan Moroğlu’na TÜKD’den büyük destek!

Hedefteki Nazan Moroğlu’na TÜKD’den büyük destek!

TÜKD Genel Başkanı Meral Güler, eski başkan Nazan Moroğlu’na yönelik saldırılara sert tepki gösterdi: “Laik Cumhuriyetin kadınları yalnız değildir.”

TÜKD Genel Başkanı Meral Güler, eski başkan Nazan Moroğlu’na yönelik saldırılara sert tepki gösterdi: “Laik Cumhuriyetin kadınları yalnız değildir.”

Hedefteki Nazan Moroğlu’na TÜKD’den büyük destek!

Türkiye'nin ilk kadın hukuku uzmanı, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği eski Genel Başkanı Nazan Moroğlu'na dönük saldırılara Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) Genel Merkezi’nden tepki geldi. TÜKD Genel Başkanı Meral Güler, şubeler ve genel merkez adına bir açıklama yaptı.

Kadına Yönelik Saldırılara Karşı Tepki

Meral Güler Genel Başkanı TÜKD GMYK ve Şubeler Adına yaptığı açıklamada; "Uzun yıllardır Cumhuriyet değerlerine ve laikliğe olan inancıyla toplumu aydınlatma misyonunu üstlenmiş, kadın hakları ve insan hakları savunucusu, laik ve özgür düşüncenin, Atatürk ilke ve devrimlerinin yılmaz savunucusu, her alanda eşitlik ve özgürlük mücadelesini sürdürmüş, hayatını bu değerlere adamış bir Cumhuriyet kadını; Nazan Moroğlu, dini bağnazlığın kara sesinin tehdit ve saldırılarına maruz kaldı. “Kadını birey olarak gören laik esasa dayalı Medeni Kanunumuza” sahip çıkan önceki Genel Başkanımız Nazan Moroğlu’na yönelik saldırı, kadının toplumsal olarak “ataerkil aile” yapısı içinde hapsedilerek denetim altında tutulabilmesini amaçlayanların başarısızlıkla sonuçlanması kaçınılmaz beyhude çabalarının sonuncusudur. Kadının, nasıl davranacağını, ne yapacağını, nerede susacağını, nerede ve nasıl güleceğini, nasıl giyineceğini, nasıl örtüneceğini ona neyin yasak, neyin günah olduğunu  emreden kuralları  koyma çabası içinde olan ahlak gardiyanlarından birisinin bu kez kadınların laik bir düzende yaşamalarının teminatı olan Medeni Kanunumuzu ve onu savunanları hedefine koymasının, dini kurallara dayalı  yeni bir medeni kanun arayışını dillendirmekte olanlara zemin hazırlama çabasının bir parçası olduğu dikkatlerimizden kaçmamaktadır. Kadına yönelik şiddeti önlemekle yükümlü olanlar, şiddeti, toplumsal ve sosyal nedenleriyle birlikte inceleyerek çözüm aramak yerine, şiddetin kaynağında laiklik ve çağdaşlaşma çabalarının varlığını ileri sürmekte, bilinçli bir çarpıtma girişimiyle kadın hareketi öncülerini kamuoyunun hedefine koymaktadır. Bu tür mesnetsiz suçlamalar, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesini baltalamaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir. Bu nedenle tüm bireyleri, kurumları ve yargı mekanizmalarını hukuki ve toplumsal sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz. Laiklik, kadınların insan hakları çerçevesinde özgürce yaşamlarını sürdürmesi için bir güvencedir ve toplumun barış içinde ilerlemesi açısından hayati önem taşımaktadır. Kadına, çocuğa vahşet boyutuna varan şiddeti Cumhuriyetin temel değerlerine bir saldırı bahanesi olarak gören bu zihniyeti kınıyor ve Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda, laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin değerlerine sahip çıkan, kadınları ve laik Cumhuriyeti savunan herkesi Medeni Kanunumuza ve Nazan Moroğlu’na  sahip çıkmaya çağırıyoruz. 8 Ekim 2024"

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız