Anayasa Mahkemesi'nin süresiz nafaka düzenlemesini iptal etmesi üzerine açıklama yapan Türkiye’nin ilk kadın hukuku uzmanı ve Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı Avukat Nazan Moroğlu, kararın yarattığı tehlikelere dikkat çekti. Moroğlu, "Bu iptal, demokrasinin temel kriteri olan kadın erkek eşitliğinin göz ardı edilmesinin bir sonucudur" diyerek yasal boşluğun dolması için 9 ay içinde acilen yeni bir düzenleme yapılması gerektiğini vurguladı.
Nazan Moroğlu, Türk Medeni Kanunu'nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesinin tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini, yoksulluk nafakasına ilişkin hükümlerin 176. madde ile birlikte okunmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Kanun'un 176. maddesinde yoksulluk nafakasının hangi koşullarda sona ereceğinin ayrıntılı şekilde düzenlendiğine işaret eden Moroğlu, eşlerden birinin ölmesi veya nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi halinde nafakanın mahkeme kararına gerek olmaksızın kendiliğinden sona erdiğini hatırlattı.
"Kamuoyunda Yaratılmaya Çalışılan Algının Aksine Nafaka Her Koşulda Süresiz Değildir"

Süresiz nafaka konusunun çarpıtılarak bir algı malzemesi yapıldığını belirten Nazan Moroğlu, “Yoksulluk nafakasını tartışmaya açanlar, 176. maddeyi yok saymakta ve nafakanın süresiz olmasının, evlilik birliğinin sona ermesinden sonra taraflar arasında husumetin devam etmesi sorununu doğurduğundan söz etmektedirler. Bu nedenle kamuoyunda yaratılmaya çalışılan algının aksine yoksulluk nafakası her koşulda süresiz değildir. Ayrıca, Medeni Kanun'da yoksulluk nafakası sadece kadın eşe değil, erkek eşe de tanınmış bir yasal haktır” diye konuştu.
"Ülkemizde Kadınları Güçlendirmek Yerine Geri Bırakılması Dikkate Alınmıyor"
Nafaka taleplerinin neden ağırlıklı olarak kadınlardan geldiğinin sosyolojik ve hukuki arka planının göz ardı edildiğini belirten Moroğlu, “Uygulamada genellikle yoksulluk nafakası talep eden tarafın kadın olmasının nedeni hiç dikkate alınmamakta, ülkemizde kadınları her açıdan güçlendirmek yerine kadınların eğitimde, istihdamda, karar verici konumlarda geri bırakılması dikkate alınmamaktadır. Ayrıca, 1992 yılında Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilene kadar ülkemizde evli kadınların çalışabilmesi kanun gereği 'kocanın iznine' tabi kılınmıştı, günümüzde ise 'izin verip vermeme' zihniyet olarak sürmektedir” diye ifade etti.
"9 Ay İçinde Acilen Düzenlemenin Yapılması Gerekir"
Kararın Türkiye'deki mevcut kadın-erkek eşitsizliğini daha da derinleştireceğini ifade eden Moroğlu, meclisin önünde çok kritik bir süre bulunduğunu belirterek şu şekilde konuştu:
"Özetle Türkiye’de 1992 yılına kadar çalışmasının bile yasa gereği (Eski Medeni Kanun 159. madde) kocanın muvafakatine tabi olan kadının eğitim, istihdam konumu; sosyo-ekonomik ülke koşulları; kadını birey olarak görmeyen siyasi bakış açısı ve bunun her alanda etkisinin hissedildiği bu dönemde 175. maddenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi demokrasinin temel kriteri olan kadın erkek eşitliğinin göz ardı edilmesinin bir sonucudur. Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararının yazılmasının ardından 9 ay süre içinde düzenlemenin acilen yapılması gerekir."
Moroğlu, Anayasa Mahkemesi’nce gerekçeli kararın açıklanmasından sonra kapsamlı bir açıklama yapılabileceğini kaydetti.