Türk Tarih Kurumu eski Başkanı ve Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu, kamuoyunda geniş yankı uyandıran "Terörsüz Türkiye Raporu"na dair çarpıcı bir analiz yayımladı. Raporda yer alan ve ilk bakışta "masum" görünen ifadelerin arka planında, Türkiye’nin birleştirici vatandaşlık tanımını sarsacak ve toplumu etnik kökenlerine göre kamplara bölecek büyük bir tehlikenin gizlendiğini ileri sürdü. Tarihin "ihtiyatsızlar" için acımasız olduğunu hatırlatan Halaçoğlu, atılan adımların küresel güçlerin federasyon hayallerine hizmet edebileceği konusunda adeta tüyleri ürperten bir hatırlatmada bulundu.
"VATANDAŞLIK TANIMI ETNİSİTEYE İNDİRGENİYOR"
Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu, raporda geçen; Türkiye'nin iç kalesini tahkim etmesi, bölgede Türk, Kürt ve Arapların oluşturacağı doğal ittifakın emperyalist senaryoları bozacağı yönündeki ifadeleri eleştirdi. Halaçoğlu, bu yaklaşımın bugüne kadar din, dil ve ırk ayrımı gözetmeksizin herkesi "Türk" kabul eden kapsayıcı vatandaşlık anlayışını zayıflatacağını savundu.
SEÇİMLERDE "ETNİK KÖKEN" TEHLİKESİ
Mevcut sistemde adayların etnik kökenine bakılmaksızın oy verildiğini hatırlatan Halaçoğlu, yeni yaklaşımın şu sonuçları doğurabileceğini ifade ederek "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına, din, dil, ırk, mezhep ayırt edilmeksizin Türk denir sözü, ile seçimlerde kimse adayların etnisitesine bakarak oy vermemişken, artık etnisitenin öne çıkacağı bir durumla halkı karşı karşıya bırakacak, milletvekili, cumhurbaşkanı vesair gibi seçimlerde, kişilerin etnisitelerine göre oy verilir hale gelecektir. Bu da toplumun ayrışmasına sebep olacaktır. Nitekim bu tür anlayış Osmanlı’da Islahat Fermanı’nda denenmiş ve birleştirme yerine toplumu iyice ayrıştırmıştır." dedi.
ÜNİTER YAPI VE KÜRESEL PLANLAR
Halaçoğlu, raporun işaret ettiği anlayışın küresel güçlerin Türkiye üzerindeki hedefleriyle örtüşme riski taşıdığını belirtti. Özellikle İngilizlerin Tübingen Atlası ve Peter Alford Andrews’in Türkiye’yi 47 etnik gruba ayıran çalışmalarına dikkat çekerek, ABD’nin Türkiye’de federatif bir sistem uygulama isteğinin bu yolla daha kolay fiiliyata dökülebileceği uyarısını yaptı.
Milli Mücadele ruhunun Mondros ve Sevr mütarekelerini yırtarak etnisiteye bakmaksızın tek millet idealini gerçekleştirdiğini belirten Halaçoğlu, ülkeyi yönetenlerin bu tarihsel gerçekleri gözeterek hareket etmesi gerektiğini, uyarısının samimi olduğunu ve tarihte "keşke"lerin geri dönüşünün bulunmadığını ifade ederek sözlerini noktaladı.