Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) Genel Merkezi ve tüm şubeleri adına bir açıklama yapan Genel Başkan Meral Güler, 23 Nisan’ın hem milli egemenliğin sembolü hem de dünya çocukları arasındaki barış köprüsü olduğunu vurguladı. Bayram kutlamasının yanı sıra eğitim sistemindeki aksaklıklara ve çocukların içinde bulunduğu zorlu şartlara dikkat çeken Güler, sert eleştirilerde bulundu.

"Cumhuriyetin Teminatı Çocuklardır"
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 23 Nisan’ı çocuklara emanet etmesinin stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Güler, "Atatürk, geleceğin Cumhuriyetin teminatı, barışın ve umudun simgesi olan çocuklara ait olduğunu biliyordu. Bugün, egemenliği kayıtsız şartsız halka ait kılan büyük devrimin en önemli adımlarından biridir" ifadelerini kullandı.
"Eğitim Bilimsel Temelden Uzaklaştırıldı"
Meral Güler, güncel tabloyu "acılı ve kanlı bir tablo" olarak nitelendirerek eleştirileri sıraladı. Güler, “Bugün, 23 Nisan, Meclisimizin kuruluş yıl dönümü, egemenliği kayıtsız şartsız halka ait kılan büyük bir devrimin önemli adımlarından birisi ve dünyadaki tek çocuk bayramı olma özelliği taşıması nedeniyle dünya çocukları arasında dostluk, kardeşlik ve sevgi bağlarının pekiştirilmesine katkıda bulunması açısından büyük öneme sahip bir “Ulusal Bayram” günüdür. Mustafa Kemal Atatürk, bütün milletin vicdanına, aklına, duygularına cevap verecek olan ulusal egemenliğin kurulduğu bugünü çocuklara emanet etme kararı aldığında, geleceğin Cumhuriyetin teminatı, barışın ve umudun simgesi olan gençlere, çocuklara ait olduğunu biliyordu” diyerek sözlerine devam etti.
Güler, “Ancak, bu onur gününün yıldönümünde, yıllardır sürdürülen yanlış politikalar sonucunda, eğitimin laik ve bilimsel temelinden tamamen uzaklaştırıldığı, toplumun kutuplaştırıldığı, gençlerin geleceksizliğe, umutsuzluğa terk edildiği, okulların şiddet arenasına dönüştüğü, tertemiz beyinlerin, korku, kaygı, öfke, endişe, çaresizlik, dışlanma, güven kaybı, açlık ve yokluk sarmalında sıkışıp kaldığı, acılı, kanlı bir tablonun içindeyiz. Sadece güvenlik meselesi olarak okumanın eksik kalacağı, çoğu zaman travmanın, ihmalin, dışlanmanın, aile içi sorunların ve sistematik baskının okul içindeki ifadesi olan bu vahim olayların sorumluluğu, içine doğdukları karanlığı yırtıp atmakta yetersiz kalan çocuklara yüklenemeyecek kadar çok yönlü bir sorunlar yumağıdır” açıklamasında ifadelerini kullandı.
Yaşanan olayların mücadeleyi bitirmeyeceğinin altını çizen Güler, “Yaşanan tüm bu acı, kan ve gözyaşı dolu olaylar, 106 yıl önce bizlere emanet edilen devrime sahip çıkmak üzere yürüdüğümüz yoldaki, inadımızı, umudumuzu, kararlılığımızı gölgelemeyecek ve bu ülkeyi aydınlığa çıkarmak için verdiğimiz mücadelemiz çocuklarımız için aydınlık bir gelecek, sosyal adalet, toprak, ekmek, güven, eşitlik, özgürlük, barış dolu bir dünyayı inşa edene kadar sürecektir.
Büyük Türk Milletinin, çocukları/yarının yetişkinlerinin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutluyor, tüm çocukların huzur ve barış içinde geleceğe umutla bakarak yaşamalarını diliyoruz” sözleriyle kutladı.