
"Hayatımın En Zor Anının Fotoğrafı"
Gecenin en duygusal ve yankı uyandıran anı, "Yılın Haber Fotoğrafı" ödülünün takdimi sırasında yaşandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi foto muhabiri Orkun Emre Küçükerbaş'ın, ani vefatıyla yasa boğan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in cenaze töreninde çektiği fotoğraf bu ödüle layık görüldü. Karede, CHP Lideri Özgür Özel'in yakın dostunun mezarına indiği o dramatik veda anı yer ediniyordu. Fotoğrafın öznesi olarak sahneye çıkan ve ödülü bizzat fotoğrafı çeken Küçükerbaş'a takdim eden Özgür Özel, sergi alanında uzun süre incelediği o kare karşısında gözyaşlarını tutamadı.

“Ömrüm Boyunca Gözümün Önünden Gitmeyecek Bir Kare”
Özel, sahnede yaptığı konuşmada hissettiklerini şu sarsıcı sözlerle dile getirdi: "Bugün verdiğim ödüllerden biri, Orkun kardeşimin çektiği bir fotoğraf. Birinci oldu ve benim fotoğrafımı çekti. Hayatımın en zor anında çekilmiş bir fotoğraf olarak keşke Orkun o fotoğrafı hiç çekmeseydi, keşke ben o resmin öznesi olmasaydım, keşke o veda hiç yaşanmasaydı. Ama öyle bir anı ölümsüzleştirdi ki ömrüm boyunca benim de gözümün önünden gitmeyecek bir kare oldu. Her sene ödül verdiğim bir yerde, bu sene hem ödülün öznesi olmak hem de bir yandan en büyük acıyı yaşamak herhalde hayat gibi bir şey. Fotoğraf tam olarak böyle bir şeydir. Siyasetçiler olarak bizim halkla buluşmamıza katkı sunan tüm basın emekçileri başımızın tacıdır. Yarışmaya katılan herkesi kutluyor, organizasyona '41 kere maşallah' diyorum."

Büyük Ödül Çevre Haberciliğine Gitti ve Diğer Kazananlar
Yarışmanın en büyük ödülü olan "Yılın Basın Fotoğrafı Ödülü", çevre ve kentleşme sorununu çarpıcı bir dille gözler önüne seren İhlas Haber Ajansı foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç'a takdim edildi. Sarıkoç, İstanbul Arnavutköy'deki Sazlıdere Barajı çevresinde yaşanan kontrolsüz yapılaşmayı ve betonlaşmanın doğa üzerindeki yıkıcı etkisini havadan görüntülediği karesiyle büyük jürinin ortak kararıyla zirveye yerleşti.
Gecede farklı kategorilerde başarı elde eden diğer basın emekçileri de ödüllerine kavuştu. Spor dünyasının heyecanını vizörlerine taşıyan usta isimlerden Reuters foto muhabiri Murat Çetinmühürdar "Yılın Spor Fotoğrafı" ödülünü kaldırırken, Anadolu Ajansı'ndan Selçuk Şamiloğlu ise toplumsal yaşamın içinden sunduğu kesitlerle "Yılın Günlük Yaşam Fotoğrafı" kategorisinde birinciliğe layık görüldü. Siyaset koridorlarındaki kritik anları ölümsüzleştiren Milliyet Gazetesi foto muhabiri Mustafa İstemi de "Yılın Siyaset Fotoğrafı" ödülünü aldı. Gecede ayrıca, usta sanatçı Ara Güler adına verilen özel ödüller de sahiplerini bulurken, davetliler ödüllü eserlerin sergilendiği alanı büyük bir hayranlıkla gezdi. Törende renkli anlar da yaşandı; Özgür Özel, protokoldeki yerinden kalkarak kendisine verilen bir fotoğraf makinesiyle salonu dolduran davetlileri ve kendisini görüntüleyen foto muhabirleri ile kameramanları fotoğraflayarak meslektaşlarına jest yaptı.

2025 Yılının Devasa Fotoğraf Arşivi Yarıştı
CerModern bünyesinde açılışı yapılan ve davetlilerden yoğun ilgi gören "Yılın Basın Fotoğrafları Sergisi", adeta bir dönemin kaydını tutuyordu. Bu yıl 41'inci kez düzenlenen yarışmaya Türkiye genelinden 343 profesyonel foto muhabiri ve fotoğrafçının yanı sıra üniversitelerin ilgili bölümlerinde eğitim gören 47 öğrenci başvurdu. 2025 yılı boyunca vizörden süzülen 5 binden fazla fotoğraf jüri tarafından titizlikle incelenirken, yapılan değerlendirmeler sonucunda 20 tekil fotoğraf ve 3 fotoğraf serisi ödüle değer bulundu. Ülkenin kültürel ve doğal mirasını yansıtan "Türkiye Güzellikleri Fotoğraf Ödülleri" kapsamında ise 3 farklı kategoride toplam 13 fotoğraf ödüllendirildi.


Rıza Özel’den Manifesto: "Teknokapitalist Tahakküm ve Kutuplaşma"
Ödül töreninin resmi kısmının ardından söz alan Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Başkanı, günümüz medyasının ve sahada çalışan gazetecilerin karşı karşıya kaldığı sosyo-politik ve teknolojik tehditlere dair çok konuşulacak bir manifesto yayınladı. Kutuplaşma atmosferinin gazetecileri açık hedef haline getirdiğini vurgulan Dernek Başkanı, şu ifadeleri kullandı:
"Son yıllarda küresel bir kutuplaşmanın pençesindeyiz. Teknoloji devlerinin bizleri 10 saniye daha fazla ekran başında tutmak için tasarladığı algoritmalar, sosyal medyanın yankı odalarını oluşturdu. Benimsediğimiz fikrin kölesi olurken, karşı tarafı duymuyoruz bile. İnsanlık bir 'teknokapitalist küresel tahakküm' altında eziliyor. Bunun faturasını ise sahada canı pahasına çalışan foto muhabirleri ve gazeteciler ödüyor; itiliyorlar, kakılıyorlar, hedef gösterilip fiziksel saldırıya uğruyorlar.Bir gazeteciyi çalıştığı kurumun yayın politikası üzerinden yargılamak asla kabul edilemez. Meslek örgütlerinin görevi iktidara ya da muhalefete yakın durarak konfor alanı yaratmak değil, sadece ve sadece üyelerinin haklarını savunmaktır. Söylemlerinizde tarafsanız maddi olarak daha rahat olduğunuz bu düzende, biz TFMD olarak bugüne kadar herkesle konuştuk, diyaloğu önceledik. Kapısını çaldığımız insanların siyasi görüşüne değil, meslektaşlarımızın sorunlarına odaklandık. Bundan sonra da duruşumuz değişmeyecektir."
